Aydın Engin

Sizlere Demirtaş’ı yedirtmeyeceğiz

02 Ağustos 2015 Pazar

Selahattin Demirtaş bir sembol. Yazının başlığı “Demirtaşgiller” de olabilirdi.
Neyin sembolü?
Tutup “Barışın sembolü” demeyin. Kestirmeci, sıradan, klişeleşmiş bir cevap olur. Demirtaş’ı sembol kılan Kürt siyasal hareketinde 2013 Newroz’unda açıklanan ve benimsenen büyük dönüşümü salt sözüyle değil özüyle de kavramış, sindirmiş ve bunu kitleleri derinden etkileyecek hünerlerle dillendiren bir siyasal tavırdır.
2013 Newroz’unda Diyarbakır’da yüz binlik ve ekran başına kilitlenmiş çok daha büyük bir kitlenin bazen sevinç gözyaşları, bazen içten fışkıran alkışlarıyla karşıladığı o manifestonun can alıcı paragrafını hatırlayın:
“Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun noktasına geldik. Yok sayan, inkâr eden, dışlayan modernist paradigma yerle bir oldu. Akan kan Türk’üne, Kürt’üne, Lazına, Çerkezine bakmadan insandan, bu coğrafyanın bağrından akıyor. Ben, bu çağrıma kulak veren milyonların şahitliğinde diyorum ki; artık yeni bir dönem başlıyor, silah değil, siyaset öne çıkıyor.”
Kürt siyasal hareketi için bu yepyeni bir dönüşüm ve yepyeni bir siyasal çizginin özetiydi. Bu siyasal hareketin iki bileşeni, o günlerdeki yasal partisi BDP ve Kandil bu çok önemli dönüşümü bütün içeriği ile benimsediler. O günden bugüne Kürt siyasal hareketinin bu yeni çizgiyi terk ettiğine, “Koşullar değişti artık o çizgi geçerli değil” dediğine tanık olmadık.
Demirtaş’ı, HDP içinde saf tutmuş Kürt, Türk, Ermeni, Süryani, Ezidi “Demirtaşgiller”i demokrasi, şiddetten arınmış siyaset ve kalıcı bir barış için önemli, anlamlı ve değerli kılan da bu çizgiyi inatla, sapmadan, eveleme gevelemeye getirmeden savunmaları...
AKP nezdinde Demirtaş’n baş düşman, ilk halledilmesi gereken engel olarak görülmesi de tastamam bu nedenden...
“Seni başkan yaptırmayacağız” cümlesinden tahrik olan zatın barış masasını devirmesinden sonra hedef tahtasının ortasına Demirtaş’ı oturtması boşuna değil. O kolay tahrik olan zatı daha da çileden çıkaran ise savaş naralarına karşı Demirtaş’tan gelen buluşlu bilişli cevap:
- Biz bu ülkede sizlere savaş yaptırmayacağız...
Itibarsızlaştırarak, tırmanmakta olan terör eylemlerinden Demirtaş’ı sorumlu tutarak, dokunulmazlığını kaldırtmak için hukuk diploması taşıdığı söylenen kişileri harekete geçirmek, kısacası Demirtaşgilleri siyasetin dışına itmek için kolları sıvayanlara sözümüz olmalı:
- Sizlere Demirtaş’ı yedirtmeyeceğiz...

***

Demirtaş’giller’in yukarıda alıntıladığım cümlesine dikkatle bakın “Biz bu ülkede size savaş yaptırmayacağız” demiyor, “Biz bu ülkede sizlere savaş yaptırmayacağız” diyor.
Haklı. Savaşmak tek yanlı bir eylem olamaz. Savaşta iki taraf olur.
Bir taraf Kürt sorununu askeri yöntemlerle çözmek gibi kanlı ve budalaca bir karar alıp dağı taşı bombalayanlar.
Peki öteki taraf?
AKP elebaşılarının 7 Haziran’da yitirdikleri tek başına iktidarı savaş, ölüm ve kan pahasına yeniden elde etme hesabındaki tuzağı fark etmeyip silaha silahla karşı koyup barış elde edileceğini umanlar. “Merkezi karar yok. Bu eylemler yerellerdeki inisiyatiflerin işi” deyip onları kınamaya, mahkûm etmeye yanaşmayanlar. “Bu hareket bizden sorulur. Yapılması gerekeni biz belirler; yapılacak analizleri biz söyleriz, biz yazarız” diye yorumlanmaması mümkün olmayan cümleler kuranlar.
Onlara da sözümüz olmalı:
- Sizlere Demirtaş’ı yedirtmeyeceğiz...  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

25 ay 13 gün sonra 16 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları