7 Ocak Çarşamba günü Ekrem İmamoğlu ile Silivri’deki görüşmemizin ana konusu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2026 yılı bütçesiydi. Sunum yapar gibi sayıları art arda sıraladı. Yapılanlar, 2026’da yapılacak olanlar... 2027 hedefleri!
İmamoğlu ile genel başkan Özgür Özel’le birlikte çalışma sürecini, Türkiye’nin durumunu, Trump’ın dünyayı sürüklediği noktayı da konuştuk. Özel’le haftada bir çarşamba görüşmelerinin yanı sıra en az 4-5 kez mektuplaştıklarını, karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını anlattı. Şöyle dedi:
“Göreceksiniz, tarih bu mücadele ortaklığını yazacak. Özgür Özel’in genel başkanlığı geleceğe yürüyüşümüzün sıklet merkezidir.”
***
Bugünü İmamoğlu’nun verdiği sayılarla İBB’nin mali durumuna ve icraatına ayıralım. Şöyle:
-Şunu övünçle belirtmek isterim; Şubat 2026 itibarıyla devlete olan borcumuzun tamamını ödemiş oluyoruz. SGK primleri, vergiler, her şey...
-2020 yılında İstanbul’un dört metro hattının yapımı için 580 milyon dolarlık Eurobond finansmanı sağlamıştık. 9 Mart 2025 itibarıyla bu borcun tümünü, kuruşu kuruşuna ödedik. İstesek taksit ertelemeleri yapabilirdik.
-Sadece bu iki durum İBB’nin nasıl yönetildiğini anlatmaya yeter. “Yönetemezler, İBB’yi batıracaklar” diyorlardı. 2025’te merkezi yönetim, payımızdan 39 milyar TL kesti. 2025 bütçe gerçekleşmelerinde 32 milyar TL gelir fazlası öngörülüyor.
-Bunları yaparken yatırımlardan ve sosyal faaliyetlerden vazgeçmedik. Hem başlattıklarımızı sürdürdük hem büyüttük. -2026’da üç büyük metro hattı daha İstanbulluların hizmetine sunulacak: Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli hattının ikinci etabında fiziksel gerçekleşme yüzde 93, ÜmraniyeAtaşehir-Göztepe hattında yüzde 92, Kaynarca-Pendik-Tuzla hattında yüzde 87.5 seviyelerine ulaşıldı.
-Bu dev ulaşım hamlelerinin yanında Beyoğlu’nda da büyük bir gurur tablosu yükseldi. İlk etabı 17 Mart 2024’te hizmete alınan Kabataş Transfer Merkezi, çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte tam kapasiteyle İstanbulluların hizmetine sunuldu. Toplam 17 bin 243 metrekarelik kullanım alanına sahip olan merkez; otoparkı, sergi salonları, kafeteryaları, ticari alanları, ofisleri ve yolcu salonları ile İstanbul’un kalbinde yepyeni bir yaşam alanı oldu.
-Mart 2025’ten bu yana 16 yeni kreş İstanbul’a kazandırıldı. 2019’da 0 olan kreş sayısı bugün 127’ye ulaştı. Yine 2019’da 0 olan yurtların sayısı bugün 16. Filiz Akın ve Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurtları 2025 sonunda açıldı. Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurdu’nun bulunduğu arazinin değeri tam 6.5 milyar lira. Buraya rant için bina dikmek de mümkündü ama 800 milyon TL’lik bir yatırımla öğrenci yurdu inşa ettik. İBB yurtlarında 6 bin 500 öğrenci kalıyor.
-Üniversiteli öğrencilere verilen burs 15 bin TL’den 20 bin TL’ye çıkarıldı; kontenjan nedeniyle burs alamayan gençlere ise 5 bin TL’lik kıyafet desteği sağlandı. 70 TL’ye yemek sunulan Kent Lokantalarının sayısı 17’den 19’a yükseldi.
-Altyapı yatırımları da hız kesmiyor. Fatih’te Samatya Yağmur Suyu Tüneli’nde kazı tamamlandı. Kazısı yapılan Sarıyer Kilyos ve Beşiktaş Dolmabahçe (Ihlamurdere) tünelleriyle kentin taşkın sorunları çözülüyor. Paşaköy, Riva, Koçullu gibi arıtma tesislerinin yapımı devam ediyor.
-İstanbul’un gücü sınırlarını da aştı. Söz verdiğimiz Elazığ’da Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Yozgat Çayıralan Sosyal Tesisleri açıldı.
Ayrıca İBB, olası bir afete karşı da İstanbul’u korumak için çalışmalarına devam ediyor. Viyadük, köprü ve üst geçit güçlendirmeleri tüm hızıyla sürüyor.
-Mart 2025’ten bu yana 44 açılış, 7 proje sunumu ve 19 temel atma gerçekleştirildi.
***
İBB’nin 100’den fazla bürokratı tutuklu. 1000’den fazla çalışanı soruşturma geçirdi, ifade verdi. Bütün bunlar yaşanırken iktidar, “İBB’yi bitirmişler, batıracaklar” propagandası yaptı. Sonuç yukarıda.
İmamoğlu, “Türkiye’yi de İBB’yi yönettiğimiz gibi yöneteceğiz” dedi, şunları sıraladı:
-En başta başkanvekilimiz Nuri Aslan ve genel sekreterimiz Volkan Demir olmak üzere benim ve arkadaşlarımın tutuklanmasından sonra görevi devralan arkadaşlarımız tam bir liyakatle işini yürüttü. Bu tek adam yönetimi değil, adam gibi yönetimdir. 92 bin İBB çalışanıyla gurur duyuyorum.
-İBB yönetiminde bir tek İmamoğlu soyadlı kişi olmadığı gibi akrabam da yok. İş yapabilecek kim varsa hiç sorgulamadan görev önerdik. Tek kriterimiz liyakat oldu.
-Şeffaf olmak, ortak akıl aramak, başarıya inanmak, pusulamız bu.
İmamoğlu ile sohbetin bir bölümünü aktardık. Son bir sözüyle noktayı koyalım:
“Kin tutarak değil, iş tutarak ülkeyi yöneteceğiz!”