418665
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

418665

13.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır. Mersin’deki, Eliyeşil firmasına ait iplik ve dokuma fabrikasında işçi olarak çalıştığım için bana verildi. Ben “şahsen” 418665’im. Yeni bir kitap yayımlayacak olursam ve kitabın içinde o dönemi anlatan metinler olursa kitabın adı 418665 olacak.

Image

İşçilik dönemimde ödenen sigorta primleri, daha sonra Mersin Maliye Müdürlüğü’nde yaptığım memurluk ile Gazi Eğitim Enstitüsü kütüphanesinde hademe kadrosuyla çalıştığım süreye eklenince ve Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 14.12.2020 günü düzenlenen belgeye göre sigorta primi ödenmiş gün sayım 1298 gün etmekte. 1298’i 365’e bölersek: 3 yıl 203 gün eder ki üç buçuk yıldan fazla.

Bu hesapları boşuna yapmadım. Siyasetin en gıllıgışlı dönemlerinde (27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül vb.) Fransızca öğretmeni olarak ve her sabah işe geldiğimizde masanın üzerinde işimize son veren bir sarı zarf beklediğimiz günlerde TRT Televizyonu’nda devlet hizmetinde çalıştım. Ama şunu da itiraf etmek zorundayım ki 12 Mart dönemi de 12 Eylül dönemi de bugünlere göre çok daha güvenli bir dönemdir.

Cumhuriyet Kitap Yayınevi tarafından Ocak 2025’te yayımlanan Dört İşlem adlı kitabımın ilk yazısı 11 Ağustos 1971 tarihli ve Bodrum başlıklı 28 sayfalık “gözaltı günlüğü”dür. 11 Ağustos 1971 günü Bodrum’daki ünlü Han Bar’da Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı’nın emriyle tutuklandım. Önce İzmir’e, oradan da Ankara’ya götürüldüm ve Yıldırım Beyazıt Kışlası’nda tutuklu konuk oldum. Bunu öyküsüne adını verdiğim Dört İşlem adlı kitapta okuyabilirsiniz.

Gözaltından bırakıldığım günü anımsamıyorum ama 9 Eylül’den sonra bırakıldım. Çok değerli Emil Galip Sandalcı’nın müdürlük ettiği TRT Dış Haberler’in yayımladığı kurum içi bir bülten yüzünden ilgililer toptan gözaltına alınmıştık. Ben o sırada yayına yeni başlayan TRT Televizyonu’nda “müdür” sıfatıyla görevliydim. Bir albay tarafından sorgulandım. Bana çekmecemde neden Bulgar, Sovyetler Birliği gibi komünist ülkelerin mensuplarının kartvizitlerinin bulunduğunu sordu. Ben de benim kartımın da onlarda olduğunu; çekmecemde ABD, İngiliz, Fransız, Alman, Yunan, İspanyol diplomatların da kartlarının bulunduğunu; Ankara’da her gün yapılan onlarca diplomatik kokteyllerde kartların değiş tokuş edildiğini, alınıp verildiğini söyledim. “Siz de yaşamışsınızdır” dedim. “O başka” dedi, “Neden, komünist ülkeler diye sordum” dedi. “Onlarla da ilişkimiz var” dedim. O sırada TRT TV’de ön denetim ve redaksiyon müdürü” idim.

Kırk gün dolaylarında gözaltında kaldım. Bir sabah beni serbest bıraktılar. Kışla kapısında bir taksiye bindim, doğruca TRT Ankara Televizyonu binasına. Asansörden çıkarken sekreterim Şükran (Özkutlu) ablayla karşılaştım. Gidip masama oturdum. Beni bekleyen evrakı imzalamaya başladım. Bugün, sıkıyönetimsiz bir gün, böyle bir şey olabilir mi?

TRT TV döneminden çok önemli bir olay var, onu da anlatmalıyım ki kayda geçsin:

“Abi” dediğim, ünlü Sultan Otel barından içki arkadaşım TRT genel müdürü olduğunda ben “kızakta”ydım. Bir pazar günü öğle yemeği yediğimiz sırada TRT genel müdürünün makam şoförü geldi. “Sizi götürmeye geldim. Yönetim kurulu toplantısında bekliyorlar” dedi. O sırada ayağımda Paris’ten aldığım süet çizme, üzerimde blucin pantol ve gömlek vardı. Değiştirmeden otomobile bindim.

Toplantı odasının kapısını çalan sekreter beni içeri aldı ve genel müdür beni yönetim kurulu üyelerine takdim etti: “Aha, kendisine televizyonu teslim edeceğimiz sakallı gominist Rasputin bu” dedi. Böyle konuşmayı severdi. Bir gün Kızılay’daki Washington lokantasında yemek yerken Devlet Tiyatrosu’ndan bir aktörü bana danışman olarak atayacağını söyledi. “Olmaz abi” dedim, “Benim yaptığım işte herhangi bir danışmana ihtiyacım yok ama danışman olarak herkesin bana ihtiyacı var”.

Bir süre sonra EBU (Avrupa Yayın Birliği) toplantısı için Viyana’daydım. Viyana’dan Paris’e gidecek; orada ORTF yetkilileriyle işbirliği olanaklarını konuşacak; oradan da Televizyon Filmleri Festivali için Cannes’a gidecektim. Bu yazdıklarımı okuyunca “Amma da güzel, amma da lüks hayat” diyeceksiniz ama yurtdışı görevlerinde bize günde 70 mark harcırah verilmekteydi ki bir otel odasının bir günlük bedeliydi belki. Hep cepten harcardık. İki yakamız bir araya gelmezdi.

Viyana’dan Ankara’ya telefon ettim. Genel müdür benim karşı çıkmama karşın adamını bana danışman olarak atamış. O sırada, şimdi adını anımsamadığım bir sarayın önündeki alandaydım. Tuna Nehri’nden otuz kırk metre uzakta. Tuna’ya doğru döndüm ve üzerine yürüyüp kıyıdaki bir lokantaya girdim. Garson geldi. Önce bir kâğıt kalem, sonra da bir şişe şampanya” dedim.

Şampanyadan bir yudum aldım ve TRT Genel Müdürlüğü’ne program ve yayın planlama müdürü görevimden istifa ettiğimi yazdım.

İstifam kabul edildi. En üst kadro derecem dolayısıyla müşavir kadrosuna atanmam gerekirken bir alttaki uzman kadrosuna atandım. Atılan dost kazığına itiraz falan etmedim. Çünkü “Arkamdan ne derler” kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu. İfadem bundan ibarettir efendim!

İlgili Konular: #sigorta

Yazarın Son Yazıları

418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025
Toplu iğne ve nankörlük

Basında yer alan haberlere göre, Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıldönümü münasebetiyle savunma sanayisindeki gelişmeleri anlatan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, “Dünya genelinde satılan her 100 İHA’dan 65’ini biz tedarik ettik, 180 ülkeye ürün ihraç ettik. Sizleri 25 yıl geriye götürmek istiyorum, ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk” demiş.

Devamını Oku
18.11.2025
‘Entel-dantel Özdemir Bey’in itirazı

“Eşit anayasal vatandaşlık...

Devamını Oku
16.11.2025
Bir veda için adagio*

Değerli okurlar, bir terslik yüzünden 28 Mart 2025 günü yayımlanan bu yazıyı bir kez daha okumak zorunda bıraktığım için lütfen bağışlayın beni.

Devamını Oku
14.11.2025
Karakuşi siyaset

Kuzey Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimini ana muhalefetin adayı Tufan Erhürman’ın kazanmasının ardından, genel kanıya göre, MHP lideri Devlet Bahçeli önemli bir açıklama yaptı.

Devamını Oku
11.11.2025
İşin aslı

Kürtçülerin, Türkiye’nin demokrasi bağlamında atacağı ilk adımın “ilkokuldan üniversiteye Kürtçe anadilde öğrenim hakkının anayasada yer alması talebinin yerine getirilmesi” olduğunu biliyoruz.

Devamını Oku
09.11.2025
Bir kez daha emriniz olur!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili olarak düşüncelerini eleştiriyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (3)

CERN’in (European Center for Nuclear Research-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkesi) evrenin oluşumuyla ilgili olarak yapmaya başladığı deney Türkiye’yi birden bilim dünyasının göbeğine getirdi.

Devamını Oku
02.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (2)

Özdemir İnce: Uranyum bu kadar belalı bir madde, tehlikeli, radyasyon yayıyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Dreyfus A la Turca

Hüseyin Gün 4 Temmuz 2025 günü tutuklandığına göre işlem çok daha önce başlamış olmalı. Demek ki Merdan Yanardağ’ın casusluğu (!) o günden çok daha önce belli olmuş olmalı. Öyle değil mi? Gecikme operasyon icabı mı aceba? Yoksa kerrat cetvelini (çarpım tablosunu) bilmeyen kasap hali mi?

Devamını Oku
28.10.2025
Kurtarıcının adı toryum (1)

21 Ekim 2025 Salı günü yayımlanan “Toryum dedikleri şey” başlıklı yazımla “toryum” adlı ender elementle tanıştınız.

Devamını Oku
26.10.2025
Bir kez daha toryum denen mucize

Gazetelerde, kitaplarımda yayımlanmamış yazı(lar) da var zulada.

Devamını Oku
24.10.2025
Toryum dedikleri şey

Ülkemizde edebiyattan en ince bilimlere kadar tuhaf bir alışkanlık vardır.

Devamını Oku
21.10.2025
Dilini eşek arısı soksun!

Eşek arısının nasıl soktuğunu çok iyi bilirim.

Devamını Oku
19.10.2025
UYANIN

Uyanın, uyanın artık, ey yitik insanlar!

Devamını Oku
17.10.2025
Yerçekimi

Yerçekimi denen şeyi ben bulmadığım için ortak mal Vikipedi’ye başvurarak tanımını bilginize sunuyorum.

Devamını Oku
14.10.2025
Sorumluluk

Biraz önce en küçük kardeşim Bülent telefon etti.

Devamını Oku
12.10.2025