Aşk dünyasında herkes mutlu sonun peşindeyken, Zodyak'ın bazı temsilcileri için bu yol engebeli ve hayli yorucu geçiyor. Uzman astrologlar, bu burçların yanlış kişilere yatırım yapma eğilimleri veya ilişkideki aşırı verici yapıları nedeniyle "mutsuzluk döngüsü" içine girdiklerini belirtiyor. Kendi iç dünyalarında yarattıkları ideal aşk kavramı ile gerçek hayatın sert yüzü arasında sıkışan bu profiller, aşkta yüzü bir türlü gülmeyenler listesinin başında yer alıyor. İşte duygusal sınavlardan başını kaldıramayan o 4 burç...
BAŞAK BURCU
Mükemmeliyetçilik aşk hayatında Başak burcunun en büyük düşmanıdır. Partnerindeki en küçük hatayı bile analiz etme ve düzeltme isteği, ilişkideki romantizmi kısa sürede mekanik bir sürece dönüştürür. Beklentilerini o kadar yüksek ve detaylı tutarlar ki, karşılarındaki kişinin bu standartları karşılaması neredeyse imkansızdır. Bu durum, Başak burcunun sürekli bir "yetersizlik" hissiyle ilişkilerini noktalamasına neden olur.
OĞLAK BURCU
Duygularını ifade etmekte zorlanan ve hayatı bir görev bilinciyle yaşayan Oğlaklar için aşk, en zorlu sınavdır. Kontrolcü yapıları ve duygusal duvarları, partnerlerinin onlara ulaşmasını zorlaştırır. Genellikle kariyerlerine öncelik verdikleri için doğru kişiyi doğru zamanda fark edemeyebilirler. Bir Oğlak için aşkta şanssızlık, aslında duvarlarını ancak yanlış kişiler için yıktıklarında başlar.
BALIK BURCU
Hayal dünyasında kurdukları "kusursuz aşk" senaryosu, Balık burcunun gerçeklerden kopmasına yol açar. Partnerini olduğundan farklı görme ve aşırı fedakarlık yapma eğilimi, genellikle suistimal edilmeleriyle sonuçlanır. Gerçeklerin soğuk duşuyla uyandıklarında ise çoktan derin yaralar almış olurlar. Onlar için aşkta yüzünün gülmemesi, kurban rolünden bir türlü çıkamamalarından kaynaklanır.
AKREP BURCU
Tutkunun ve derinliğin burcu olan Akrep, "ya hep ya hiç" felsefesiyle sevdiği için ilişkilerini bir savaş alanına çevirebilir. Aşırı şüphecilik ve kıskançlık krizleri, başlangıçta çok güzel olan bağların bile kopmasına neden olur. Güven problemini aşamadıkları sürece, en tutkulu aşkları bile bir süre sonra karşılıklı yıpranma sürecine girerek hüsranla sonuçlanmaya mahkumdur.