Makineli adamlar devri başlıyor

Makineli adamlar devri başlıyor

25.01.2026 04:00:00
Güncellenme:
Makineli adamlar devri başlıyor

1920’lerden bugüne “makineli adam” hayalleri değişmese de, insanlık yapay zekadan uzaya uzanan 100 yıllık yolculukta sandığından çok daha büyük bir mesafe kat etti.

Yapay zekânın tarihçesini araştırırken karşıma çıkan ilginç terimlerden biri “makineli adam”dı.

Image

Taa 1920’ler itibarıyla karşımıza çıkan ilginç bir kavram bu “makineli adamlar” (ya da yapay adamlar, suni adamlar, robotolar)... “Bir roboto neler yapabilir?” başlıklı haberden alıntılar:

- Bu, Berlinli bir robotodur ki mükemmel surette sinema operatörlüğü yapabilmektedir.

- Kendisine verilen selama ve müsafahaya mukabele eder.

- Ve nihayet; madenden yapılmış olmasına rağmen güzel bir kadını öpmekten aciz değildir.

“Gelecek harplerde makineli adamlar mı çarpışacak?” “Makineli adamlar düşünebilir mi?” “Misafir karşılıyor, kahve çay pişiriyor, ortalığı süpürüyor, çocuk dadılığı yapıyor.”

1930’lara ait bu tarz haber başlıklarını görünce neredeyse 100 yıl sonra çok benzer konuları konuştuğumuzu fark ediyorum. “Gelecek harpler” geldi geçti ama içinde makineli adamlar yoktu. Ya da misafirlerimizi karşılayan, çocuk dadılığı yapan bir makineli adam henüz ortaya çıkmadı.

Acaba diyorum, insanlık aynı hayallerin etrafında dönüp dolaşıyor ve bir mesafe kaydedemiyor mu?

100 YILLIK YOLCULUK 

Sonra şunu fark ediyorum: Son 100 yılda inanılmaz bir mesafe kaydetmişiz. Uzaya çıkmamızdan tutun, dünyanın bir ucundaki insanlarla görüntülü olarak konuşabilmemize, aradığımız bilgiye anında erişebilmemize, nano boyutlardaki mikroçip bileşenlerine, yapay zekâ sistemleriyle (“madenden” yapılmış makinelerle) sohbet eder noktaya gelmemize kadar müthiş teknolojiler geliştirebilmişiz.

“İçinde adam olmadan uçan tayyareler”imiz de var, uzayda uçan uydularımız da. Hatta “ortalığı süpüren” makine hayali gerçek olmuş bile, robot süpürgeler gittikçe yaygınlaşıyor ve evimizde kendi kendilerine dolaşıp ortalığı temizliyorlar. Ne mutlu...