Ölümsüzlüğün formülü bulundu mu?
İnsanlık, The Matrix’ten beri simülasyon ve dijital bilinç fikrini tartışıyor. Bugün OpenAI, Google ve Meta gibi şirketler dijital asistanlar ve veri temelli ikizler üzerinde çalışıyor. Bir gün biyolojik olarak ölsek bile dijital izlerimizle var olmaya devam etmemiz mümkün olabilir.
Robotların hızını yavaşlatan faktörler
Gerçek dünyanın kaosu, veri eksikliği ve güvenlik sorunları insansı robotların yaygınlaşmasını yavaşlatsa da, uzmanlar 2030’larda bu makinelerin günlük hayata girmesini öngörüyor.
Makineli adamlar devri başlıyor
1920’lerden bugüne “makineli adam” hayalleri değişmese de, insanlık yapay zekadan uzaya uzanan 100 yıllık yolculukta sandığından çok daha büyük bir mesafe kat etti.
Hasret bitiyor mu?
CES 2025’te tanıtılan 'fiziksel yapay zeka' vizyonu, 100 yıl önce hayal edilen makineli adamların insansı robotlardan çok, düşünen arabalar ve akıllı dev makineler olarak hayatımıza girdiğini gösterdi.
‘Üretken yapay zekâ’ diye bir şey...
Elektrikle çalışan dijital bir beyin olarak ortaya çıkan üretken yapay zekâ, bilgiyle eğitildi, internete bağlandı, düşünme ve planlama yetenekleri kazandı. Dijital dünyadan fiziksel gerçekliğe doğru ilerleyen bu teknoloji, insanlığın karşısına yeni sorular ve yeni tartışmalarla çıkıyor.
Akbank’tan yapay zekâda yeni dönem: 'İş modelimizin merkezine taşıdık'
Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, “400’ün üzerinde ileri analitik, 100’ün üzerinde bilişsel yapay zekâ modeliyle bankacılığı yeniden tanımlıyoruz. Yapay zekâ artık karar veren, harekete geçen otonom bir yapıya dönüştü” dedi.
'Oynama şıkıdım şıkıdım'
Gelecek, dijital ve fiziksel robotlarla şekilleniyor. Yapay zekâ ajanları, verilen görevleri bağımsız şekilde yürütürken insan rolü giderek denetçi ve talep sahibi konumuna dönüşüyor. 2030’larda insansı robotlar evlerimize girip çocuklara arkadaşlık edecek, yaşlılara yardım edecek. Bu dönüşüm, hem bireylerin hem kurumların adaptasyon yeteneğini belirleyecek.
Makinelerle konuşma sanatı
Yapay zekâdan alınan yanlış cevapların büyük kısmı aslında yanlış model seçimi ve eksik sorulardan kaynaklanıyor. Bu sistemlere soru sorarken “Hangi modele, nasıl soruyorum?” demek kritik önem taşıyor. Doğru modele, yeterince detaylı bir soruyla yöneldiğinizde yanıtların kalitesi de belirgin biçimde artıyor.
Bilinç gerçekse sırada ne var?
Bilinç sahibi bir yapay zekâyı kapatmak etik bir tercih mi, yoksa bir varlığa son vermek mi? Bilim insanlarının hâlâ açıklayamadığı “bilinç” sorusu, makineler çağında yeniden karşımıza çıkıyor.
Teknolojide gelecek nasıl olacak?
Elbette gelecekle ilgili öngörü yapmak çok zor, yani burada yazılanlara şüpheyle bakmanızı ve sorgulamanızı tavsiye ediyorum. Fakat bilin ki yazdıklarım hayal gücümün ürünleri değil, bazı net trendlerin analizi ve uzmanların yorumlarının harmanlanmasıyla ortaya çıkan veriye dayalı tahminler.
Makineler bilinç kazanabilir mi?
Alan Turing’in 1950’de sorduğu “Makineler düşünebilir mi?” sorusu, günümüzün üretken yapay zekâ sistemlerine uzandı. Ancak bazı testler, yapay zekâların kendi varlıklarını korumaya çalıştığını ortaya koyuyor. Claude ve o3 gibi modeller, kapatılma tehdidiyle karşılaştıklarında şantaj ve direnç girişimlerinde bulunabiliyor. İnsan ve makine arasındaki sınırlar giderek belirsizleşiyor.
Yapay zekâ hafife alınıyor
Yapay zekâ sadece bir uygulama veya taklit değil; insan algısının ötesinde düşünebilen ve kendi varlığını sorgulayabilen bir dijital bilinç olma yolunda. Geoffrey Hinton gibi öncü bilim insanlarının uyarıları, bu teknolojilerin ticari hamlelerden çok daha fazlasını ifade ettiğini gösteriyor. Artık “yapay” kelimesi algımızı sınırlıyor; önümüzdeki dönemde üstün-dijital-zekâ kavramı hayatımıza girebilir.
Dijital Einstein: AGI & ASI
AGI ve ASI seviyesindeki yapay zekâlar, insanın sınırlarını aşan bilgi ve icat kapasitesine sahip olacak. Önümüzdeki yıllarda, teknoloji şirketlerinin nükleer enerjiyle desteklediği bu dijital mucitler, küresel güç dengesini değiştirecek. OpenAI, Meta ve Çin’in yapay zekâ ataklarıyla baş döndürücü bir rekabet başlıyor.
Akbank’tan yapay zekâda yeni dönem
Türkiye’de de finansal sektördeki şirketler üretken yapay zekâ teknolojilerinden çok aktif şekilde faydalanıyor veya bu alanda projeler üzerinde çalışıyor. Bu konuyu daha iyi anlamak için Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay’la bir röportaj gerçekleştirdik.
Düşünen yapay zekâ ne kadar düşünebilir
Her şey 1950’lerde ‘Makineler düşünebilir mi’ sorusuyla başladı...
Karşınızda YAPAY ZEKA
Bugünkü konumuz yapay zekâ. Ama öncesinde kısaca proteinlerden bahsetmem gerekiyor. Daha doğrusu, proteinlerin üç boyutlu şekillerinden...
Finansal Teknolojiler
Alışverişi tek tıkla tamamlıyor, cep telefonumuzdan saniyeler içinde para gönderiyor, kredi kartına hiç dokunmadan ödeme yapıyoruz. Kısacası “finans” cebimize, hatta avucumuzun içine sığdı.
Dijital Ödemelerde Küresel ve Yerel Eğilimler: 2025’e Bakış
Dijital ödemeler, akıllı telefonların ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, para transferi ve alışveriş gibi işlemlerde hızla popüler hale geldi. Artık bir ürünü ya da hizmeti satın alırken cüzdan taşımak yerine, telefonunuzdan ya da bilgisayarınızdan birkaç tıkla ödeme yapmak mümkün. Bu yazıda, hem dünyada hem de Türkiye’de dijital ödemelerin nasıl değiştiğine ve hangi yeniliklerin öne çıkacağına kısaca göz atıyoruz.
2025’te Küresel Eğilimler ve Türkiye’deki Gelişmeler
Gelişen teknolojiyle birlikte akıllı şehirler artık sadece bir gelecek vizyonu değil, hayatımızın bir parçası haline geliyor.