Bilim insanları uzun zamandır yüz ve saçlı derideki yaraların, kol veya karın gibi bölgelere kıyasla daha hızlı ve daha az iz bırakarak iyileştiğini biliyordu. Fakat bunun arkasındaki biyolojik neden ilk kez bu kadar net biçimde açıklandı.
Araştırmaya göre bu farkın temelinde fibroblast adı verilen ve yaraların iyileşmesinde kilit rol oynayan hücreler yer alıyor. Bu hücreler, yaranın kapanmasını sağlamak için doku üretiyor. Vücudun büyük bölümünde fibroblastlar, iyileşme sırasında yoğun yara dokusu oluşturarak iz bırakıyor. Yüz bölgesindeki fibroblastlar ise farklı bir kökene sahip. Bu hücreler, yara iyileşirken yeni yara dokusu üretmek yerine, normal dokuya daha çok benzeyen bir yapı oluşturuyor. Bu da yüz yaralarının daha az belirgin olmasını sağlıyor.

Fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırmada aynı büyüklükte yaralar açılan farklı vücut bölgeleri karşılaştırıldı. Sonuçlar, yüz ve saçlı deride oluşan yaraların gövdeye kıyasla daha küçük izlerle iyileştiğini gösterdi.
Daha da dikkat çekici olan ise yüz bölgesinden alınan hücrelerin vücudun başka bölgelerine nakledildiğinde, bu bölgelerde de daha az iz oluşması oldu.
YENİ TEDAVİLERE OLANAK SAĞLAYABİLİR
Araştırmacılar, bu süreci kontrol eden ROBO2 adlı bir protein yolunu da tespit etti. Bu mekanizmanın taklit edilmesi halinde, vücudun diğer bölgelerinde de daha az iz bırakan iyileşme sağlanabileceği düşünülüyor.
Bu bulgular, yalnızca estetik açıdan değil, cerrahi operasyonlar, yanıklar ve organlarda oluşan yaralar açısından da önemli. Bilim insanları, ileride yara izlerini azaltan yeni ilaç ve tedavilerin geliştirilebileceğini belirtiyor.
Çalışmanın bulguları bilim dergisi Cell’de yayınlandı.