Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile adı “Türk Altın İşletmeleri” olarak değiştirilen Türkiye Varlık Fonu yönetimindeki Koza Altın AŞ’nin Çanakkale Merkez ilçesine bağlı Serçiler ve Terziler köyleri yakınlarında planlanan, Çanakkale'nin tek içme su kaynağı olan Atikhisar Barajına da sadece 1400 metre mesafede bulunan altın – gümüş madeni projesine karşı mücadele sürüyordu. Geçen Şubat ayında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın projeye verdiği ikinci "ÇED Olumlu" kararının ardından Çanakkale Belediyesi ve çevre örgütleri tarafından açılan üç ayrı dava kapsamında, madenin çevreye ve su kaynaklarına etkileri yerinde incelenmesi için 9 uzmandan oluşan bilirkişi heyeti görevlendirildi. “ÇED Olumlu” kararının iptali için açılan davada; görevlendirilen heyet, raporunu Çanakkale 1. İdare Mahkemesi Başkanlığına sundu.
“KAMU YARARI YOK”
Bilirkişi mahkemeye sunduğu raporunda, Bakanlık tarafından verilen ÇED olumlu kararının bilimsel hatalarla dolu olduğu, tarım arazileri ve meteorolojik etiklerin dikkate alınmadığı gibi koruma tedbirlerinin nasıl gerçekleştirileceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğuna dikkat çekildi. Projenin, yeraltı suyu rejimini bozması, içme suyu havzası koruma alanında kalması ve kontrol edilemeyen kirlilik yayılımı riski nedeniyle temel koruma ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini bildirdi. Projenin hayata geçirilmesinin son derece riskli olduğu ve çevresel güvenlik açısından deprem, heyelan ve suların kirlenmesi gibi riskleri barındırdığını bildirilen raporda, projenin Atikhisar Barajı, orman ekosistemi, flora-fauna, yer altı suları tehlike ve tehditler içerdiği bildirilerek, “Bu veriler ışığında, kamu yararı ve çevre sağlığı öncelikli kılındığında projenin iptal edilmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır” ifadeleri yer aldı.
“ÇED İPTALİNİ BEKLİYORUZ”
Çanakkale Belediyesi ve Su Yaşam Adalet Koalisyonu yaptığı açıklamada, “Bilirkişi Raporu’nun; cevher yapısından dolayı asit maden drenajı olasılığı çok yüksek bu projenin ormanlar, tarım alanları, su varlıkları, biyoçeşitlilik açısından ciddi riskler oluşturduğunu ve bu alanda altın madenciliğinin yapılamayacağını ortaya koymaktadır. Bu durumda, ilgili taraflarca açılan üç davada da yetkili idare mahkemelerince acilen “yürütmeyi durdurma” kararı alınmasını ve akabinde “ÇED Olumlu kararının iptali” doğrultusunda nihai karar verilmesini Çanakkaleliler olarak beklemekteyiz” denildi.
