Kırklareli Vize’de daha önce YEKA RES Elektrik Üretim tarafından yapılmak istenen ve Enerjisa’ya devredilen 52 türbinlik rüzgâr enerji santralı (RES) projesi genelgeyle döndü. Kırklareli İdare Mahkemesi’nin iptal kararının ardından şirket, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan ve yaşam savunucularının itiraz ettiği 2009/7 sayılı genelgeyi kullanarak çevresel etki değerlendirme (ÇED) sürecine yeniden başladı.
Buna göre proje için inceleme değerlendirme komisyonu 7 Nisan’da Ankara’da toplanacak. 2009/7 sayılı genelgenin eleştirilmesinin bir diğer nedeni ise iptalin ardından dönen projeler direkt bakanlık masasına gidiyor.
Bu şekilde yurttaşın dahil edildiği halkın katılımı toplantısı gibi aşamalar atlanıyor. Şirketin hazırlayıp bakanlığa sunduğu ÇED raporuna göre proje, Balkaya, Kömürköy, Akpınar, Okçular ve Evrenli köyleri ile Çakıllı beldesi mevkisinde etkili olacak. 52 türbin dikilmesi için şirket tarafından 1 milyar 610 milyon 544 bin TL harcanacak. Çevre düzeni planlarına göre bölgenin tamamı orman ve tarım alanlarından oluşuyor. Bunun yanında proje alanının güney bölümü “Yeraltı suları beslenme alanı” içerisinde kalıyor.
ÇED alanının kuzey ve kuzeybatı kısmında ise “İçme ve kullanma suyu uzun mesafeli koruma alanı” sınırları bulunuyor. Proje kapsamında şirket türbinlerin dikilmesinin yanı sıra mevcutta bulunan orman yolları da TIR’ların geçebilmesi için yeniden şekillendirilecek. Bunun için de ayrıca ağaç kesimi yapılacak. Şirket raporunda toplamda 36 bin 903 ağacın kesileceğini belirtti. Ancak kesim miktarı orman idaresinin damgalama sürecinin ardından kesinleşecek. Bu da sayının artmasına neden olabilir.
KARAR NE DİYORDU?
Daha önce projeyi iptal eden Kırklareli İdare Mahkemesi, proje için hazırlanan ÇED raporundaki eksikliklere dikkat çekmişti. Mahkeme bölgenin orman vasfında olmasına karşın bölgedeki bitki ve türevlerinden bahsedilmediğini vurgulamıştı. Ayrıca tarımsal ürünler ve bölgede yaşayan canlıların etkinlenecekleri belirtilmişti. Bunun yanında enerjinin yenilenebilir olmasına karşın yer seçiminin orman ekosistemi, su koruma alanları ve ekosistem hassasiyetleri dikkate alındığında kabul edilebilir olmadığı aktarılmıştı.