Çanakkale’nin Ezine ilçesinde zeytinlik alanlarda yürütülen çalışma, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki baskısına karşı doğrudan sahada uygulanan yöntemlerle yanıt arıyor. Hayata geçirilen “Zeytinlik Alanlarda Yeşil Gübreleme: Çanakkale Ezine Örneği Projesi” kapsamında zeytin bahçelerinde toprağın korunması ve güçlendirilmesi için “yeşil gübreleme” yöntemi uygulanıyor. Geçtiğimiz ekim ayında; TEMA Vakfı, Datassist’in katkıları ve Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ezine Ziraat Odası iş birliğinde başlayan uygulamalarla, toprağın su tutma kapasitesinin artırılması ve zeytinliklerin kuraklığa karşı daha dirençli hale getirilmesi hedefleniyor.
26 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilen basın davetinde; TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Datassist Kurucu Ortağı Ayşe Nazmiye Uça, TEMA Vakfı Orman ve Kırsal Kalkınma Bölüm Başkanı Dr. Ferhat Taze ile birlikte *Ezine Ziraat Odası Başkanı Serkan Zehir* ve yerel üreticiler, proje uygulamasının başlatıldığı zeytinliklerde bilgilendirmede bulundu.

TOPRAKTAKİ ORGANİK MADDE: SUYUN ANAHTARI
Artan kuraklık ve azalan yağışların, özellikle kuru tarım yapılan alanlarda üretimi doğrudan etkilediği belirtilirken, bu noktada toprağın suyu depolama kapasitesinin kritik hale geldiği vurgulandı. Toprağın ise bu kapasitenin temel belirleyicisi olduğunun altı çizildi. Sünger gibi davranarak suyu bünyesinde tutan organik maddenin, aynı zamanda toprağın yapısını güçlendirdiği ve erozyona karşı direncini artırdığı kaydedildi.
Türkiye’de tarım topraklarının yüzde 99’unda organik madde oranının yüzde 3’ün altında olduğu belirtilirken, bu orandaki her yüzde 1’lik artışın, 1 dekar alanda yaklaşık 23 ton daha fazla suyun tutulmasını sağladığı ifade edildi.
YEŞİL GÜBRELEME: DOĞANIN KENDİ DÖNGÜSÜ
Projede uygulanan yeşil gübreleme yönteminin, toprağı beslemek için yetiştirilen bitkilerin çiçeklenme döneminde toprağa karıştırılması esasına dayandığı bilgisi paylaşıldı. Ezine’de yapılan uygulamada fiğ ve arpa karışımı örtü bitkilerinin zeytinliklere ekildiği belirtildi. Bu bitkilerin, köklerindeki bakteriler sayesinde havadaki azotu toprağa kazandırdığı, toprağın derinliklerinden aldıkları besinleri de üst katmana taşıdığı ifade edildi.
Bu yöntemin yalnızca toprağın verimliliğini artırmakla sınırlı kalmadığı; aynı zamanda hayvancılık için yem üretimine katkı sağlayarak bitkisel ve hayvansal üretim arasında döngüsel bir yapı kurulmasını da desteklediği açıklandı.
EZİNE’DE 60 DEKARLIK ÖRNEK UYGULAMA
Zeytin üretimi ile hayvancılığın birlikte yürütüldüğü Ezine’de proje kapsamında 7 köyde toplam 60 dekar alanda örnek bahçeler oluşturulduğu aktarıldı. Bu alanlarda gerçekleştirilen uygulamaların, düzenlenecek eğitimler ve “bahçe günleri” ile üreticilere aktarılması ve yöntemin yaygınlaştırılmasının amaçlandığının altı çizildi.
TEMA Vakfı Orman ve Kırsal Kalkınma Bölüm Başkanı Dr. Ferhat Taze, toprak sağlığını güçlendiren uygulamaların doğrudan üreticiye katkı sunduğunu ve iklim krizine uyumlu tarımın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getirdi.
“TOPRAĞIN KENDİ SİSTEMİNİ ÇALIŞTIRMAYI AMAÇLIYORUZ”
Basın bilgilendirmesinin ardından Cumhuriyet’in sorularını yanıtlayan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Öncelikle bilgiyi yaymak ve farkındalık yaratmak çok önemli. Burada da aslına bakarsanız onu yapmaya çalışıyoruz. Etraftaki çiftçilerin de buna ilgi duyup, gelecek yıllarda onların da kendi bahçelerinde bu yeşil gübrelemeyi yapmasını önemsiyoruz. Çünkü iklim değişikliğiyle beraber gezegen başka bir safhaya geçti. Özellikle ülkemiz bu işten en negatif etkilenecek *Akdeniz iklim kuşağının* içinde yer alıyor. Her düşen suyun düştüğü yerde tutulması gerekiyor. Bunun için de organik maddenin yükseltilmesi lazım. Yani bütün yapmaya çalıştığımız aslında toprağın kendi sistemini çalıştırmak” dedi.
“BU TOPRAKLARDA GÜZEL ŞEYLER DE OLUYOR”
Datassist Kurucu Ortağı Ayşe Nazmiye Uça ise, “‘Acaba ben Çanakkale için ne yapabilirim?’ diye düşündüm. TEMA Vakfı’na gidip ‘Acaba birlikte ne yapabiliriz?’ diye sordum ve bu yeşil gübreleme projesi başladı. Genelde güne kötü haberlerle uyanıyoruz. Aslında güzel şeyler de oluyor, insanımız güzel şeyler de yapıyor. Onun için ben de güzel bir şey yapayım istedim. Bu uzun soluklu bir proje, 3 yıl sürecek. 3 yıl boyunca çiftçinin burada bir vizyon kazanması ve kimyasal olmayan bir yolla hem hayvancılığa hem toprağın azot seviyesine ve su tutma seviyesine katkı sağlaması harika bir şey” ifadelerini kullandı.
