Ege iflasın eşiğinde

Ege iflasın eşiğinde

9.01.2026 04:00:00
Güncellenme:
Ece İçmez
Takip Et:
Ege iflasın eşiğinde

Ege ekonomisinde uyarı sinyalleri daha yüksek çalmaya başladı. Artan enerji ve işçilik maliyetleri, döviz baskısı ve krediye erişimde yaşanan sıkıntılar şirketleri konkordato yoluna iterken Aralık 2025’te mahkemelerde görülen 768 konkordato işlemi krizin boyutunu somut biçimde ortaya koydu.

Ege Bölgesi’nde üretim yapan şirketler art arda biriken ekonomik baskılar karşısında ayakta kalmakta zorlanıyor. Yükselen enerji ve işçilik giderleri, finansmana erişimde yaşanan daralma, ihracat pazarlarında yaşanan küçülme ve döviz kurundaki oynaklık, özellikle sanayi ve ticaret işletmelerini konkordato kapısına sürükledi. Mahkemelere yansıyan başvuru sayılarındaki artış, yalnızca tek tek firmaların değil, bölge ekonomisinin genel sağlığının da alarm verdiğini gösteriyor. Konkordato başvurularındaki rekor artış, Ege’de üretimin, istihdamın ve ticaretin sürdürülebilirliğine ilişkin ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Konkordato verileri, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin kırılgan yapısını bir kez daha gözler önüne serdi.

Sektörel dağılıma bakıldığında, tekstil ve hazır giyim sektörü 177 dosya ile en çok konkordato başvurusunda bulunan alan oldu. Onu 134 dosya ile inşaat, 84 dosya ile metal ürün imalatı takip etti. Sebze ve meyve toptancıları 58 dosya ile dördüncü sırada, gıda sektörü ise 56 dosya ile beşinci sırada yer aldı. Tekstil sektöründeki yüksek başvuru sayısı, artan enerji ve işçilik maliyetleri, daralan Avrupa pazarı ve döviz kurlarındaki baskı sadece maliyet baskısıyla açıklanamayacak kadar derin bir yapısal sorunu işaret ediyor. İş dünyası temsilcileri, hükümetin sektörlere yönelik destek mekanizmalarının yetersiz olduğunu, faiz ve kredi politikalarının işletmeleri zora soktuğunu dile getiriyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) finansal yük altında ezilirken büyük şirketlerin daha avantajlı pozisyonlarda olduğu görüldü.

İLK 20’DE ALTI EGE KENTİ 

Bölgesel olarak da sorunlar büyüyor. İzmir, Denizli, Balıkesir, Muğla, Manisa ve Afyonkarahisar, konkordato başvurularında ilk 20 il arasında yer aldı. İzmir özelinde durum daha da çarpıcı: 2024’te 117 olan başvuru sayısı, 2025’te 171’e yükseldi. Yani kentte bir yılda 54 firma iflasın eşiğine geldi. Uzmanlar, başvurulardaki bu artışı, İzmir ekonomisinde son yıllarda artan finansal baskının açık bir göstergesi olarak yorumladı. Aralık 2025 ise tarihi bir döneme işaret etti. Mahkemelerde 768 konkordato işlemi gerçekleşti; hem başvuru hem de karar sayıları açısından rekor kırıldı.

Ekonomistler, bu durumu “ekonomik uyarı alarmı” olarak tanımlıyor. Kriz derinleşirken devletin ve ilgili kurumların önlem almadığı, sadece şirketlerin kendi çözüm yollarına itildiği görüldü. Kimi ekonomistler, hükümetin kredi garanti mekanizmalarının yetersiz, faiz politikalarının ise küçük işletmelerin aleyhine işlediğini savunuyor. Finansal baskı altındaki şirketler, konkordato yolunu “kaçınılmaz bir çıkış” olarak görüyor.