İzmir Barosu, Kahramanmaraş Depremi’nin 3. yılında kaybettikleri meslektaşlarını ve yurttaşları anmak üzere İzmir Adliyesi Baro Vestiyeri önünde bir tören düzenlendi. Törende konuşan İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, resmi rakamlara göre 53 bin 537 yurttaşın yaşamını yitirdiğini, hayatını kaybedenler arasında 121 avukatın da bulunduğunu hatırlattı. 100 binin üzerinde kişinin yaralandığını, 38 binden fazla binanın yıkıldığını, yaklaşık 500 bin yapının ise ağır hasar aldığını belirtti.
Yılmaz, depremin yalnızca yıkım anıyla sınırlı kalmadığını vurgulayarak, “1,5 milyon insan evini ve işini kaybetti, başka illere göç etmek zorunda kaldı. Toplamda 15 milyon yurttaşımız bu felaketten doğrudan etkilendi” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, “Bu felaketin yolu, insan canı yerine rantı önceleyen anlayışla döşendi. Depreme dayanıksız, mevzuata aykırı binalar yapıldı, bunlara ruhsat verildi. ‘İmar barışı’ adı altında hukuksuzluk meşrulaştırıldı ve bu binaların büyük çoğunluğu insanlarımızın üzerine yıkıldı” dedi.

YARGILAMALAR NE ADİL NE DE ETKİLİ
Deprem sonrası yürütülen soruşturmaların ve davaların kamu vicdanını tatmin etmediğini belirten Yılmaz, yaşanan ölümlerin sorumluların kastını ortaya koymasına rağmen iddianamelerin “bilinçli taksir” üzerinden hazırlandığını söyledi. “Sembolik cezalar, onlarca sorumlunun beraat ettirilmesiyle oluşan adalet duygusu kaybını telafi edemedi” diyen Yılmaz, “Bunu unutmadık” ifadelerini kullandı.
YARDIMLAR ZAMANINDA ULAŞTIRILAMADI
Deprem anında ve sonrasında yaşanan organizasyon eksikliklerine de değinen Yılmaz, çadırların satılmasını, SMS yoluyla bağış toplanmasını ve yardımların koordinasyonundaki büyük aksaklıkları hatırlatarak, “Bunların yarattığı telafisi imkânsız sonuçları neyle açıklayacağımızı bilemedik. Bunu da unutmadık” dedi.
Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen binlerce yurttaşın hâlâ konteynerlerda yaşadığını vurgulayan Yılmaz, “Hayatını, evini, her şeyini kaybetmiş insanların bir kısmı hâlâ başını sokacak bir eve kavuşamadı. Bu tablo, insana verilen değeri açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı.
Yılmaz “Felaketi; sıfırın altındaki soğukta enkaz altında yaşam mücadelesi veren insanlara zamanında yetişilememesiyle yaşadık. İnsanların başına kitlesel ya da bireysel bir acı geldiğinde bunu derhal giderecek bir sistemin olmamasıyla yaşadık. Fayların hareketinden çok, sistemin hareketsizliğinin felaketini yaşadık. Ne maden ocaklarında yaşamını yitiren işçiler ne de deprem, sel ve diğer doğal afetlerde hayatını kaybeden yurttaşlarımız böyle bir kaderi hak ediyor. Unutmuyoruz ve unutulmayacağını biliyoruz. Bu felaketin gerçek sorumlularının bir gün hukuk önünde hesap vereceği günü sabırsızlıkla bekliyoruz” ifadelerini kullandı.