Dijital egemenlik savaşında Kanada modeli

Dijital egemenlik savaşında Kanada modeli

1.03.2026 12:06:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Dijital egemenlik savaşında Kanada modeli

Teknoloji adına kolay paradan artık söz edemeyiz, bundan sonra gerçek verimlilik ve dönüşüm sağlayan bir anlayış hakim olacak. Kanada, bu yeni düzenin önemli aktörlerinden biri olmaya aday. Kitchener’daki Communitech Hub ve University of Waterloo’nun 40 milyar dolarlık girişim ekosistemi Silikon Vadisi’nin şatafatından uzak, mühendislik disipliniyle inşa edilen yeni teknoloji durağı.

Özlem Yalım

Teknolojinin baş döndürücü hızı, Fransız filozof Paul Virilio’nun yeniden okunmasını ve anlamlandırılmasını gerektiriyor: “The Original Accident” isimli kitabında geminin ve uçağın icadının kazaları icat etmek olduğundan, trenin icadının aynı zamanda raydan çıkmak anlamına geldiğinden dem vurmuştu! Küresel teknoloji ekosistemi kendi yolunda hızla ilerlerken her alanda kontrolsüzlük dikkat çekiyor. Büyük kazalar olmadan bu dönem geçer mi? Hep birlikte göreceğiz.

Geçen zaman içerisinde yapay zekânın deneysel bir araçtan endüstriyel bir zorunluluğa dönüştüğü kritik bir eşiğe geldik. Yükselen güç konumundaki Çin, yapay zekâ destekli ilaç keşfi patentlerinin yüzde 70’ini elinde tutarak biyoteknolojide sıçrama yaptı. İnsansı robot üretiminde 140'tan fazla üreticiyle seri üretim aşamasına geçerek küresel liderliğe yerleşti. İnsansız fabrikalar ile endüstride eski devri kapattı. Teknoloji lideri ABD, üretken yapay zekâ ve büyük dil modellerindeki üstünlüğünü askeri stratejilere ve “agentic AI” olarak isimlendirilen özerk kararlar verebilen ajan sistemlerine entegre ederek korumaya çalışıyor. Avrupa ise, EU AI Act ile etik ve güvenli yapay zekâ alanında standartları belirlerken açık kaynaklı modellere yaptığı yatırımlarla ABD-Çin rekabetinde üçüncü bir kutup olma çabasını sürdürüyor. Bölgenin rolü onu düzenleyici güç olarak konumluyor. Avrupa’nın biyoteknolojide de önemli ve niş çalışmaları var. 

Bir bakıma herkes dijital egemenleşme çabası içinde. Yerel verinin değeri ve önemi kuşkusuz gittikçe artacak. ABD ile ipleri epey gerilen ülkelerden biri olan Kanada’da, Başbakan Mark Carney Davos konuşması ile dikkatleri üzerine çekti. Ben de ocak ayında Kanada’da olduğumdan, ülkenin global teknoloji girişimciliği pastasındaki rolüne yakından odaklanmam mümkün oldu.

TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİNDE KANADA

Kanada çok iyi yönettiği göçmen politikaları ve yatırımları ile bugün yapay zekânın uygulama laboratuvarı konumunda. Hükümet, Global Impact+ programı kapsamında 2025 bütçesinden 1.7 milyar tutarında bir kaynağı araştırma ve yetenek yatırımına ayırmış; bu da ülkeyi şimdiden dünya çapında bir yapay zekâ yetenek çekim merkezi haline getiriyor. 

Kanada’nın teknoloji hikâyesinde genellikle Toronto manşetleri alıyor çünkü en görünür para orada: Bankalar, kurumsal merkezler, devasa bir işgücü piyasası... Montréal ise akademik çekim gücü ile yapay zekânın marka kenti konumunda. Vancouver, oyun ve film teknolojileri alanlarında güçlü. Kitchener/Waterloo bölgesi stratejik olarak bu parlayan yıldızlar arasında konumlanıyor.

Toronto’ya bir buçuk saat uzaklıktaki Kitchener’da kendime çalışma mekânı edindiğim kafelerden biri Google’ın Kanada HQ binasına bakıyordu.

Teknoloji devinin Kanada serüveni, 2001 yılında Toronto'da tek bir satış ofisiyle başlamış, yıllar içinde Waterloo ve Montreal'e yayılarak Kanada'yı kendi adına ABD dışındaki en kritik teknoloji ve yapay zekâ duraklarından biri haline getirmiş. 

Google, Kanada ekonomisine yıllık 70 milyar dolardan fazla ekonomik katkı sağlarken 2026 yılı itibarıyla "AI Opportunity Fund" girişimiyle 2 milyondan fazla Kanadalıya yapay zekâ eğitimi vermeyi ve Google for Startups Accelerator programı ile yerel girişim ekosistemini desteklemeyi planlamış durumda.

Fikirlerin laboratuvardan ürüne, üründen şirkete olağanüstü hızla aktığı, adeta bir “kurucu fabrikası” gibi çalışan bu bölgede Google’ın yanı sıra 1570’in üzerinde teknolojiyle ilişkili işletme var. Bu sayı önemli çünkü  Kitchener gerçekten de çok küçük bir yer ve bu nicelik kendi çekim alanını oluşturan bir altyapıyı gösteriyor.

Kent merkezinde yer alan Communitech Hub, tarihi Lang Tannery kompleksinin içinde, 7432 metrekarelik bir alan kaplıyor. Burası yalnızca bir çalışma mekânı değil; bir ekosistem. kentin içinde dağılmak yerine tüm girişimciler tek bir kampüs içinde çalışıyor.

University of Waterloo’nun önemli üretim hattı Velocity de Kitchener/Waterloo bölgesinin lokomotiflerinden. Velocity, 2025’te 500’ün üzerinde girişime destek verdiklerini ve bu girişimlerin toplamda 40 milyar dolarlık bir kurumsal değere ulaştığını söylüyor.

Önümüzdeki dönemde teknoloji adına artık kolay paradan söz edemeyiz. Artık daha seçici, şişirilmiş vaatlerden uzak, belki daha az gelir elde eden ama gerçek verimlilik ve dönüşüm sağlayan bir teknoloji anlayışı hakim olacak.

Kitchener/Waterloo bölgesi bu altyapıyı sağlamış görünüyor, Silikon Vadisi’nin ünlülüğü burada yok, mühendislik kültürü hakim. Diğer yandan Google’ın yanında OpenText, Arctic Wolf, SAP ve daha birçok öncü markanın varlığı ve yüzlerce “start-up” buradaki sessiz bir yükselen gücün kanıtı.

İlgili Konular: #teknoloji #Kanada