ÖMÜR KURT
Günümüz ebeveynlik anlayışında anne babalar çocuklarının önündeki tüm engelleri kaldırmak, onları pürüzsüz bir ortamda yetiştirmek istiyor.
“Çim biçme makinesi ebeveynliği” veya “Kar küreme ebeveynliği” yaklaşımı olarak da adlandırılan bu yaklaşım, çocuğa mükemmel bir ortam sunuyor ama çocuk tek başına kaldığında, hayatta kalabileceği bilgi ve deneyimden onu yoksun bırakıyor.
MÜKEMMELİ DEĞİL GERÇEĞİ GÖSTERİN
Çocuklara ev ortamında mükemmel bir yaşam deneyimi sunabiliriz. Kendi özgürlük alanımızda bunu yapmak bize bağlı ve kolaydır. Ancak çocuk sokağa çıktığında karşılaştığı engeller, evde görmediği ama sokakta deneyimlediği yaşına ve yaşam öğretisine “uygun olmayan” davranışlar çocuğu sudan çıkmış balığa döndürüverir.
Bu yüzden çocuklara, tek başlarına kaldıklarında da “hayatta kalabilecekleri” yaşam deneyimi kazandırmak gerekir. Bunun için çok büyük şeyler yapmaya da gerek yoktur. Basit ev işleri, yaşama yönelik beceriler, sosyal konular çocuğun kendini ve çevresini tanımasını sağlar.
EVDEKİ İŞLERE ORTAK OLSUN
Her anne baba kendine bir evlât, ülkeye ise yurttaş yetiştirir. Bu bilinçte olan aileler yurduna duyarlı, çevresine saygılı, sosyal konular açısından özenli çocuklar yetiştirmek ister. Bunun için çok önemli bir sözü hatırlamakta yarar var: Çocuklar kulaktan değil, gözden öğrenir. Yani çocuğa verdiğimiz öğütler işe yaramaz ama hal ve hareketlerimiz çocuğun öğrenmesinde çok etkilidir. Örneğin ev işlerinde iş paylaşımı yapan anne baba, çocuk için önemli bir modeldir.
Çocukların da bu sürece dahil edilmesi onlara çok yönden yarar sağlar. Örneğin çamaşır katlamak, dolap düzeltmek, ödev yapmak, sofra kurmak, giysileri yıkamak, yatağı ve odayı toparlamak, yerleri silmek veya çiçekleri sulamak gibi görevler evden sokağa taşar. Ev ortamını temiz ve özenli tutan çocuk, kentin sokaklarına, parklarına, hayvanlarına ve insanlarına da özenli davranır. Üstelik tanık olduğu bu yaşam becerileri çocuğun hayatına etki ettiği için annesi babası yanında olmadığında da çocuk ne yapacağını bilir.
ONUN YERİNE YAPMAYIN
Anne babalar, “Bulaşık yıkamak kız işidir” veya “Çöpleri erkekler döker” gibi cinsiyetçi ayrımlar yaptıklarında çocuklara yararlı olamazlar. Aksine her türlü işte cinsiyetlerden bağımsız olarak yer alan çocuk, kendi yaşamını sürdürebilmesi için daha çok deneyim kazanır.
Sofraya bir tabak götürüleceği zaman, “Sen dökersin, ben götüreyim” veya salata yapılacağı zaman “Sen yapamazsın, ben yapayım” diye engellenen çocuğun elinden kendi başına bir şeyi yapabilme becerisi de alınmış olur. Çocuklara, her türlü güvenlik önlemini alarak görevler vermek, çocuğun bir şeyi başarabilmesi ve deneyimlemesi için büyük bir fırsat sunar. Bu nednele çocuklarınıza ev ortamında yapabileceği işler vermekten kaçınmayın.
EVDE DENEYİN
Suluboya
Bu hafta çocuklarınızla veya torunlarınızla birlikte yaşadığınız güzel bir anın suluboya resmini yapın. Herkes o günü hayal etsin ve herkes kendi özgün resmini yapsın. Sonrasında da resimleriniz üzerinden yaşadığınız o güzel an ile ilgili sohbet edin.

HAFTANIN KİTABI
“Kerem ile Sihirli Kuş” sevimli bir yaşam mücadelesinin öyküsü… Çocukların hoşuna gidecek.
Yayınevi: Yitik Ülke Yayınları
Yazan: Kadir Aydemir
Resimleyen: Nurten Deliorman
Yaş: 7+
Sayfa: 47

HAFTANIN ETKİNLİĞİ
Müze Gazhane
Bu hafta çocuklarla birlikte İBB Müze Gazhane’deki Çocuk Bilim Merkezi’ni ziyaret edin. Enerjiyi ve dünyadaki bilimsel gelişmeleri birlikte keşfedin.
Yer: İstanbul-Kadıköy
Tarih: Pazartesi hariç her gün açık
Saat: 10.00-18.00
Yaş: Her yaşa uygun

HAFTANIN ŞARKISI
Bu hafta çocuklarınızla ve torunlarınızla birlikte orman seslerini dinleyin ve ormanlarını derinliklerini hayal edip sohbet edin.
