ÖMÜR KURT
Günümüzde anne babalar çocuklarıyla ilgili aşırı temkinli, aşırı korumacı ve hatta bazen aşırı derecede endişeliler.
Günümüz şartlarını düşündüğümüzde haksız da sayılmazlar. Ancak anne babaların, her an çocuklarının yanında olması mümkün değil. O halde çocuklar da kendi işlerini yapabilmeyi öğrenmeli, kendi kendine yetebilmeli. Peki, ama bu nasıl mümkün olur?
HER ŞEYİ ONUN YERİNE SİZ YAPMAYIN
Sabah kalktığında çocuğun yatağını anne veya baba toplar, okul çantasını ve kahvaltıyı hazırlar, onu okula ya da servise bırakır. Akşam eve geldiğinde derslerini onun yerine yapar, hatta yatağa kadar her şeyi onun yerine yaparsa çocuk kendi kendine kaldığında hiçbir işini göremez. Çünkü çocuğun bir şeyi yapabilme becerisi engellenmiş olur. Oysa çocukların da tıpkı evin diğer bireyleri gibi ev işlerine ortak olması, üstüne düşenleri yapması gerekir.
EVDE SORUMLULUKLAR VERİN
Kahvaltı hazırlanacaksa çocuk da masaya bir tabak koysun, çöp dökülecekse bunu çocuk da üstlensin, kendi ayakkabılarını kendisi temizlesin, kendi yatağını kendi toplasın, hatta kendi ütüsünü kendi yapsın. Bu tür temel yaşam becerileri, çocukların kendi kendine yetmesini ve anne ya da baba yanında olmadığında da kendi işlerini görmesini sağlayacaktır.
KEŞFETMESİNE İZİN VERİN
Anne babalardan en çok duyduğumuz sözlerden biri “Sen yapamazsın, dur ben yapayım” sözüdür. Bu cümleyi hayatımızdan çıkarmamız gerekiyor. Öyle ki bazen anne babalar çocuklarının adı sorulduğunda bile çocuğun yerine yanıt verebiliyor. Tüm bu “iyi görünen” engeller çocukların hayatını kısıtlıyor, onları “güvensiz” ve “beceriksiz” görünen insanlar haline getiriyor. Çocuklara en azından yapabilecekleri kadarını yaptırmak gerekir. Ayrıca çocuklara bisiklete binmek, yüzmek, dikiş dikmek, yemek, temizlik yapmak, otobüse ya da metroya binerek bir yerden bir yere seyahat etmek, acil bir durum olduğunda hangi telefon numaralarını arayacağını öğretmek gibi temel yaşam becerilerini öğretmek gerekiyor. Bunlar bir dikte ile öğretilemez ancak çocuk hayatın içine dahil edilerek, eğlendirilerek öğretilebilir. Eğer çocuk tüm bunlardan keyif alırsa, bunları bir “zorlama” değil de “sorumluluk” bilinciyle yaparsa hem yaptıklarından keyif alacak hem de temel yaşam becerilerini fark etmeden kazanmış olacaktır.
EVDE DENEYİN
Atık malzemelerden fotoğraf çerçevesi
Çocuklarınızla ve torunlarınızla birlikte bu hafta atık malzemelerden fotoğraf çerçevesi yapın. Öncelikle bir fotoğrafınızı çıktı alıp kare bir atık kartonun üzerine yapıştırın. Atık malzemeleri çeşitli şekillerde kesin ve fotoğrafın etrafına yapıştırın. Bu şekilleri istediğiniz gibi boyayabilirsiniz.
HAFTANIN KİTABI
Bu hafta çocuklar için değil, yetişkin okurlar için bir kitap önermek istiyorum. “Kırmızı Deniz Mavi İnsan” denizciliğe, hayata, doğaya ve insana ilişkin muhteşem bir yolculuk kitabı. Bu kitapta çocuklara anlatacağınız birçok ilginç hatıra bulacaksınız.
Yayınevi: Hürriyet Kitap
Yazan: Oktar Asoğlu
Yaş: 16+
Sayfa: 252
HAFTANIN ETKİNLİĞİ
Cinsiyetçi dili hayatından çıkar!
Bu hafta dilin önemini anladığımız bir hafta olsun. Dilimizdeki cinsiyetçi sözcükleri fark edip onlardan arındığımız bir gelecek için “Cinsiyetçi dili hayatından çıkar!” sergisini gezin.
Yer: İstanbul-Kadıköy Caddebostan Kültür Merkezi
Tarih: Her gün açık
Saat: 10.00-22.00
Yaş: 4+
İletişim: (0216) 467 36 00
HAFTANIN ŞARKISI
Bu hafta çocuklarınızla birlikte Kayahan’ın “Elimde Olsaydı Dinozor Olurdum” adlı çocuk şarkısını dinleyin ve bu şarkının onlara kendilerini nasıl hissettirdiği hakkında sohbet edin.