Korku kitapları çocuklar için tehlikeli değildir: Asıl ebeveynler korkuyor!

Korku kitapları çocuklar için tehlikeli değildir: Asıl ebeveynler korkuyor!

12.04.2026 12:00:00
Güncellenme:
Korku kitapları çocuklar için tehlikeli değildir: Asıl ebeveynler korkuyor!

Korku ve fantastik türdeki kitapların çocuklar için zararlı olduğu düşünülür. Oysa çocuğun bilmediği duyguları tanıması ve hayal gücünün gelişmesi için bu kitaplar yararlı olabilir.

ÖMÜR KURT

omur@cocuklarlabiromur.com

Çocuk kitaplarının içerikleriyle ilgili çoğu zaman haksız eleştiriler edebiyata bakışı olumsuz etkiliyor. Güney Kore seyahatimde gittiğim bir kitapçıda çocuklar için üretilen korku kitaplarını görmüştüm. Benzerlerinin Japonya ve Çin’de de olduğunu öğrendim. Nihayetinde “korku” bir duygu ve saklanılması, kaçılması gereken bir duygu değil.

Oysa ülkemizde “sakıncalı” görülüyor. Dolayısıyla fantastik çocuk kitaplarına karşı da bir mesafeye neden oluyor. Oysa fantastik edebiyat insan zihnini geliştiren, yaratıcılığı artıran, hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir tür ve kökü de masallara dayanıyor.

Konuyu fantastik çocuk edebiyatının ülkemizdeki önde gelen isimlerinden Göktuğ Canbaba ile konuştuk.

Image

‘HEP AYDINLIK OLMAK ZORUNDA DEĞİL’

- Çocuk kitaplarının “fazla güvenli” olması gibi bir istek var. Doğru mu bu?

Çocuk edebiyatı her zaman aydınlık olmak zorunda değildir ve unutmayalım ki korku hikayeleri çocuğu korkutmak için değil, merakını uyandırmak için vardır. Böylece çocuk karanlıkta yolunu bulmayı öğrenir. Var olan bir duyguyu çocuktan esirgemek, yokmuş gibi göstermek onun karanlıkla ilk karşılaştığında donakalmasına neden olur. Oysa kitaplar bize kendimizi anlatır. Yolumuzu nasıl bulacağımızı, kendimizi nasıl daha iyi tanıyacağımızı fısıldarlar.

Fantastik ve korku edebiyatı tam da bunun için vardır. Korku kitaplarının, fantastiğin olmazsa olması canavarlar çoğu zaman dışarıdan gelmezler. Onlar pekâlâ yüzleşmeye çalıştığımız duygulardır. Vampirler, kurt adamlar, hayaletler… Garip görünümlerinin ardında aslında insanları anlatırlar. Onlar sınırda bekleyen yansımalarımızdırlar. Frankenstein ötekileşmiş, sevilmek, kabul edilmek isteyen bir canavardır. Drakula hırsı, güç isteği ve arzularıyla bizden biri gibi durur karanlıkta. Canavarlar aslında insanın kabul etmekte zorlandığı, kapı önüne koyduğu duygulara bir beden verir. Ve biz sonunda yine kendimizi okuruz.

ASIL EBEVEYNLER KORKUYOR

- Peki ebeveynlerin bu konuda tutucu yaklaşması nasıl önlenebilir?

Çocuklar için korku kitaplarından söz edince korkan da genelde çocuklar değil de ebeveynler oluyor aslında. İnsan bilmediği şeyden korkar çünkü. Okur (ebeveyn) önyargısı da işte burada devreye giriyor. Tanımadığımız “canavarlar”dan korkuyoruz. Kendi korkularımızı ne yazık ki çocukların sırtlarına bindiriyoruz. Oysa korkuyu diğer duygularla bir arada, onların parçası gibi düşünmeye çalışsak her şey yoluna girebilir.

‘DİDAKTİK KİTAPLAR DAHA ZARARLI’

- “Güvenilir” olduğu düşünülen kitaplarla “korku” kitaplarının arasında nasıl bir fark var peki?

Üzerinde durmamız gereken konu “korku kitapları” olmamalı. Aksine “fazla güvenli” çocuk kitaplarını sorgulamalıyız. Etliye sütlüye karışmayan, anlatısı öğüt vermekten öteye geçemeyen, didaktik, kurgusu birbirini tekrarlayan o “zararlı” kitaplardan. Bu tarz kitaplar duygunun dolaşımını keser.

Ne dünya ne de insan hakkında söyleyecek bir şeyleri vardır. İşte asıl zararlı olan da budur. Çünkü edebiyat başta birbirimizi daha iyi anlamamıza olanak tanır. İnsan duygularının kaosunu gösterip farklı yaşamlara uyanıp ölmemizi sağlar. Her uyanışta ve yok oluşta bir şeylerin farkına varırız. Yeni bir şeylere dokunuruz. Güvenilir çocuk kitapları ise çocukları ve ebeveynleri “kandırmak” için vardır. Güvenilir sayfalarda anlatacak bir şeyleri yoktur. Bu da onları tehlikeli hale getirir.

EVDE DENEYİN

Kitap ayracı

Çocukların kitapları sevmesi için kitaplarla ilgili eşyalar önemli. Örneğin çocukların kendi kitap ayraçlarını tasarlaması kitaplarla bağ kurmalarını kolaylaştırır. Biz bu hafta Hipp Türkiye’nin desteğiyle Cin Ali Müzesi’nde bir kitap ayracı atölyesi düzenledik. Çocuklar, atık malzemelerden kendi ayraçlarını yaptılar. Ardından onlara “Soli’nin Maceraları” adlı kitabımı imzaladım. Ayraçları kitaplarını içine koydular ve atölyeden öyle ayrıldılar. Siz de evde deneyin.

Image

HAFTANIN KİTABI

“Yamuk Keçe Pabuçlar” kusursuz olanı değil, uyumlu olanı fark etmek üzerine bir kitap.

Yayınevi: Kronik çocuk
Yazan: Beyza Akyüz
Resimleyen: Sümeyra Özdemir
Yaş: 7+
Sayfa: 48

Image

HAFTANIN ETKİNLİĞİ

Köy Enstitüleri Anı Evi

Köy Enstitüleri Anı Evi’ni çocuklarınızla birlikte gezin. Enstitüler hakkında çok özel belgelerin yer aldığı etkileyici bir mekân.

Yer: İzmir-Konak
Tarih: Hafta içi her gün açık
Saat: 09.00-17.00
Yaş: Her yaşa uygun
İletişim: (0232) 293 39 00

Image

HAFTANIN ŞARKISI

Bu hafta çocuklarınızla birlikte Ezo Sunal’dan “Zıt Kelimeler” şarkısını dinleyin ve bu şarkı üzerine sohbet edin. Acaba kelimelerin zıtlıkları bize neler anlatıyor?

Image

İlgili Konular: #Cumhuriyet Pazar