Anneler Günü Anna Jarvis sayesinde 1914’ten beri kutlanıyor. Amerika’da bu yıl bugün için 38 milyar Dolar harcanması bekleniyor. Türkiye’de Hepsiburada/FutueBright tarafından yapılan analizlere göre e-ticarette bugün için ortalama 4700 TL harcıyoruz. 10 kişiden 9’u hediye almayı planlıyor. Anneler Günü ekonomisi giyim, çanta, ayakkabı, çikolata, içecekler, yemeğe götürme deneyimi, kısa tatiller, çiçekler, takılar, aksesuarlar, ev eşyaları arasında büyüyor. Türkiye’de annelerin nedense ev işlerinden sorumlu olduğu gerçeği ile küçük ev aletleri kategorisi diğer alanlara göre biraz daha önde koşuyor. Annelerimize Türk kahvesi ve çay makinesi, robot süpürge, kahvaltı ve tencere setleri alıyoruz. Amerikalı tüketiciler ise en çok mücevher, özel bir deneyim, elektronik eşyalar, çiçekler ve kutlama kartları ile giyim hediye ediyor annelerine.
Bu günün kökleri Anna Jarvis’in 1908’de annesi onuruna başlattığı kampanyadan daha eskiye uzanıyor. 1872’de şair ve kadın hakları savunucusu Julia Ward Howe, Fransa-Prusya Savaşı’nın ardından Barış için Anneler Günü’nü önermiş. Anna Jarvis’in annesi Ann Reeves Jarvis, Amerikan iç savaşı sırasında “Anneler Günü Çalışma Kulüpleri”ni örgütlemiş.
Annelik şefkati ile toplumdaki yaraları sarmaya çalışan bir örgütlenme, zamanla toplumun annelere neler borçlu olduğunun farkındalık tarihi oldu. Ne var ki günümüzde bu minnet duygusu, tüketim dürtüsünün en önemli motivasyonlarından. Ticari bakış açısı her yıl artan rakamlar gösterse de anneler ile ilgili olarak farklı düşünenler yine tasarımcılar.
ÜCRETSİZ BAKIM EMEĞİ
Uluslararası Çalışma Örgütü, dünyadaki tüm ücretsiz bakım emeğinin yüzde 76.2’sinin kadınlar tarafından yapıldığını söylüyor. (Kadınlar günde ortalama 4.5, erkekler 1.5 saat). Kendim de yalnız bir anne olarak biliyorum ki bu oran kadınların sosyal statülerine göre çok daha uzun sürelere doğru yükselir. bu durumda “zaman” bir annenin belki de ihtiyacı olan en değerli meta.
Bir anneyi çiçekler ve zarif ve kalıcı hediyelerle sevindirmek çok güzel. Diğer yandan zaman kazandırıcı ve akıllı tasarımlar ona, kendine ayıracağı zamanı tüm yaşamı boyunca verebilir.
Bir anne için çocuğun beslenmesi en önemli konudur. Eğer bir aile söz konusuysa ve istisnai bir baba katkısı yok ise mutfak zamanın en çok harcandığı yer. Gelişen teknolojilerle donatılan pişirme cihazları, anneleri hedef kitle olarak alıyor. Bu tasarımlar arasında Hint bir Silikon Vadi girişimcisinin Posha adlı ürünü en yenilerden. Geçen yıl TIME dergisinin inovasyon listesinde yer alan bu ürünü Wired dergisi editörü incelemiş. Bu yapay zekâ destekli robot size fikirler veriyor, yemekleri kişiselleştirebiliyor. 1000 adet tarif sunuyor ve yemek pişerken cep telefonunuza fotoğraflar atarak rapor veriyor.
Dikkatimi çeken diğer bir tasarım ise kalabalık aileler için “planlama” sorununu çözerek bu yükü annelerin üzerinden kaldırmaya yarayan Skylight takvim. Bu akıllı takvim, evin ortasında duran 27 inçlik bir ekran ve tüm aile bireylerini bu planlama işine dahil ediyor. Bu ürünün asıl tasarım değeri; okul programları, görevler, yemekler, işler gibi görünmez bir mental yükü tek bir kişinin zihninden alıp ortak bir yüzeye aktarmasında. Özetle sıradan bir takvim değil, aile içi emeğin yeniden dağıtımı ile anneler adına adalet arayan bir arayüz.
ANNELERE DUYARLI TASARIMLAR
Tasarım ve anneler sadece ürün ölçeğinde kesişmiyor. Mekân ve mimari tasarımda da annelere duyarlı yaklaşımlar var. Annelere atfedilmiş anıtların ötesinde, mimarlığın annelikle karmaşık bir ilişkisi var. Metro turnikesinden geçemeyen bir bebek arabası, bir yapının depo odasına sıkıştırılmış emzirme alanı, yanında oturma yeri olmayan parklar… Bir anne olarak tümünü ve daha fazlasını kent içinde kızımla gezerken deneyimledim. Bunlar kuşkusuz gözden kaçmış ayrıntılar değil, o tasarımları kimin yaptığı ve yaparken toplumun çok önemli bir parçasını oluşturan annelerin konforunu ne denli önemsediği ile ilgili kararlar.
Zooco Estudio tarafından tasarlanan Santa Monica’daki Big and Tiny kafe, çalışma alanı, eğitim alanı ve çocuk bölümünü aynı anda barındırıyor. Tasarımcılar bunu bir yenilik gösterisi olarak değil, bir duruş olarak tercih ettiklerini belirtiyor: Profesyonel sorumluluklar ile bakım sorumlulukları birlikte tasarlanmayı hak eden gerçeklikler onlara göre.
2015’te MASS Design Group, Malawi’nin Kasungu kentinde Maternity Waiting Village’ı tasarladı. Mimarisinde tek bir kurumsal blok yerine Malavi köylerinin mekânsal mantığından esinlenen ortak avlular etrafında daha küçük bileşenler önerdi. Tasarım, ilk kez anne olacak kadınlarla deneyimli anneler arasında bilgi paylaşımını teşvik ediyor, hava koşullarına dayanıklı barınak sağlıyor ve evinden uzakta olan ve hamileliğinin son döneminde bir yere ihtiyacı olan kadınlar için gelir olanakları sunuyor. Bu yapı üzerinde yapılan bir araştırma, standart devlet yapılarına göre hemen her tasarım kategorisinde anlamlı biçimde daha yüksek memnuniyet olduğunu gösteriyor.
Mimarlık nadiren hayat kurtardığını iddia eder ama bu örnekte bir bakıma hayat kurtaran, geliştiren bir zincir var. tasarım kalitesi kadınların tesisi kullanıp kullanmamasını etkiliyor. Burada destek bulan kadınlar belki de anne olup olmamak arasındaki zorlu kararda, veya olaylar örüntüsünde olumlu sonuçlara yöneliyor; bu sonuçtan doğan bebekler de yararlanıyor.
Anneleri gerçekten onurlandırmak istiyorsak, onları yalnızca sevgiyle değil zamanla, mekânla, teknolojiyle, politikayla ve daha adil sistemlerle desteklemeliyiz. Anneler Günü bir duygu günü olabilir ama aynı zamanda bir tasarım eleştirisi günü de sayılır çünkü anneliğin romantik bir imge olmasından artık sıkıldık. Annelik dünyadaki en karmaşık, en görünmez ve en az tasarlanmış çalışma biçimlerinden biridir. 27 yıllık annelik serüvenimde ulaştığım en iyi tanım belki de bu oldu.
