ABD’de yayımlanan haberlere göre, Trump yönetimi, İran içinde kara kuvvetlerinin konuşlandırılması ve ülkedeki nükleer tesislerde stoklanmış zenginleştirilmiş uranyumun kontrol altına alınmasını içeren kapsamlı askeri senaryolar üzerinde çalışıyor.
CBS’e konuşan kaynaklar, bu planların ABD-İsrail liderliğinde yürütülen çatışma çerçevesinde değerlendirildiğini belirtti.
ABD'DEN 'BELİRSİZLİK' STRATEJİSİ
Kaynaklara göre, üst düzey ABD’li askeri yetkililer, bu senaryoya zemin hazırlamak amacıyla somut talepler ve operasyonel planlar sundu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın ise bölgede atılabilecek adımları değerlendirmeyi sürdürdüğü ifade edildi.
Yetkililer, Trump’ın kara birliklerinin konuşlandırılması ihtimalini görüştüğünü, ancak henüz kesin bir karar almadığını ve böyle bir adımı hangi şartlarda atacağının netleşmediğini aktardı.
Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, şu aşamada asker gönderme niyeti olmadığını söyledi, ancak ardından, “Gönderecek olsam da size söylemezdim” ifadesini kullanarak belirsiz pozisyonunu sürdürdü.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bu tür planların hazırlanmasının Pentagon’un görevi olduğunu vurguladı.
Leavitt, bunun başkana 'maksimum seçenek sunma' amacı taşıdığını belirterek, şu an için kara harekâtı kararı alınmadığının altını çizdi.
ABD ordusunun, olası bir kara operasyonu durumunda İranlı askerlerin veya paramiliter unsurların nasıl gözaltına alınacağı ve nerede tutulacağı gibi konuları da değerlendirdiği bildirildi.
ASKERİ SEVKIYATLAR ARTTI
ABD’nin askeri hazırlıkları sahada da hız kazanmış durumda. Bu çerçevede, 82. Hava İndirme Tümeni unsurlarının Orta Doğu’ya gönderilmesi planlanıyor. Ayrıca, küresel hızlı müdahale kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri de hazırlık durumlarını artırdı.
Amerikan basınına göre, yaklaşık 2 bin 200 deniz piyadesi taşıyan 3 savaş gemisi, Kaliforniya’dan bölgeye doğru yola çıktı. Bu, savaşın başlamasından bu yana gerçekleştirilen ikinci büyük sevkiyat oldu. Birliklerin önümüzdeki haftalarda bölgeye ulaşması bekleniyor.
Tüm bu gelişmeler, Pentagon’un ABD Başkanı’na sunulabilecek askeri seçenekleri genişletme çabasını yansıtıyor. Ancak Washington yönetimi, olası adımlarına ilişkin ayrıntıları kamuoyuyla paylaşmaktan kaçınmayı sürdürüyor.