İran dini lideri Mücteba Hamaney, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Hamaney, bölgenin geleceğinin “ABD’siz” olacağını savunarak, Basra Körfezi ve Umman Denizi kıyısındaki ülkelerin ortak bir kaderi paylaştığını ifade etti:
“Allah'ın iradesi ve gücüyle, Basra Körfezi bölgesinin parlak geleceği Amerika'nın olmadığı bir gelecek olacak; bunun yerine, bu bölge halklarının ilerlemesi, refahı ve mutluluğuna adanmış bir gelecek olacaktır.”
Bölge dışından gelen aktörlerin “açgözlü niyetlerle” hareket ettiğini savunan Hamaney, bu güçlerin bölgede yeri olmadığını söyledi.
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolüne dikkat çeken Hamaney, bu durumun bölge güvenliğini sağlamak açısından önemli olduğunu belirtti.
Hamaney “Biz ve Basra Körfezi ile Umman Denizi’nin ötesindeki komşularımız ortak bir kaderi paylaşıyoruz. Binlerce kilometre öteden açgözlü niyetlerle gelen yabancılar için, o suların dibinden başka yer yoktur. Allah’ın lütfu, direniş politikaları ve güçlü bir İran stratejisi sayesinde elde edilen bu zaferler dizisi, yeni bir bölgesel ve küresel düzenin şafağını işaret edecektir” dedi.
Hamaney, boğazın yönetimine ilişkin yeni düzenlemelerin, bölge ülkeleri için ekonomik fayda sağlayacağını savundu.
Hamaney, İran’ın “direniş politikası” ve “güçlü İran stratejisi” sayesinde elde edilen gelişmelerin, yeni bir bölgesel ve küresel düzenin başlangıcını oluşturacağını söyledi:
“İran İslam Cumhuriyeti, Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol sahibi olmanın nimetine somut bir şekilde şükran göstererek, Basra Körfezi bölgesinin güvenliğini sağlayacak ve düşman güçlerin bu su yolunu kötüye kullanmasını engelleyecektir. Hürmüz Boğazı'nın yasal çerçeveleri ve yeni yönetimi, bölgedeki tüm ulusların yararına rahatlık ve ilerleme getirecek ve ekonomik nimetleri, kâfirlerin hoşuna gitmese de, Allah'ın izniyle halkın kalplerine sevinç getirecektir.”
NE OLMUŞTU?
ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a "deniz ablukası" uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.
ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş, İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.
İran'la müzakerelere ilişkin konuşan Trump, "Çok yol katettiler ancak asıl soru, bundan sonra yeterince ileri gidip gitmeyecekleri. Abluka dahice bir hamle ve yüzde 100 çalışıyor. Artık hiçbir askeri güçleri kalmadı. Teslim olmak zorundalar, yapacakları tek şey bu. 'Pes ediyoruz' demeleri yeterli. Ekonomileri tamamen çökmüş durumda" dedi.
Öte yandan Trump, bir başka açıklamasında ise "İranlılar anlaşmak istiyorlar. Ablukayı sürdürmemi istemiyorlar. Ben ablukayı kaldırmak istemiyorum çünkü onların nükleer silaha sahip olmasını istemiyorum. ABD'nin endişelerini giderecek bir anlaşma sağlanana kadar deniz ablukası devam edecek. İran'ın limanlarına yönelik ablukanın bombalamaktan daha etkili olduğunu düşünüyorum. İran'a yönelik deniz ablukası Tahran'ın petrol stokları üzerinde ciddi baskı yaratıyor. İran bu durumu sürdüremeyecek" ifadelerini kullandı.
