ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattıkları saldırılar birinci ayı geride bırakırken, karşılıklı tehditlerin dozu da her geçen gün artıyor. Bu defa, nükleer taşıma kapasitesine sahip B-52 bombardıman uçaklarının İran semalarında faaliyet yürüttüğü öne sürüldü.
B-52'LERİN ÖZELLİKLERİ
B-52’ler, uzun menzilli ve çok amaçlı görevler için tasarlanmış stratejik bombardıman uçakları arasında yer alıyor.
- Nükleer ve konvansiyonel mühimmat taşıyabiliyor
- Hassas güdümlü silahlarla yüksek isabet oranına sahip
- Küresel ölçekte gelişmiş navigasyon sistemleri kullanıyor
- 15 bin metrenin üzerinde irtifada, ses altı hızlarda uçabiliyor
ABD Hava Kuvvetleri verilerine göre bu uçaklar, modern savaşın en önemli stratejik vurucu unsurlarından biri olarak kabul ediliyor.
GÖREV YELPAZESİ
B-52 bombardıman uçakları, klasik savaş senaryolarında:
- Stratejik uzun menzilli saldırılar
- Yakın hava desteği
- Hava savunma bastırma (SEAD) operasyonları
- Deniz harekâtları
gibi çok çeşitli görevleri yerine getirebiliyor.
Ayrıca deniz gözetleme ve gemi karşıtı operasyonlarda da etkin rol oynuyor.
İki B-52 uçağının yalnızca iki saat içinde 364 bin kilometrekarelik bir okyanus alanını tarayabildiği belirtiliyor.

TEKNİK DONANIM
B-52’ler ayrıca, yüksek hassasiyetli operasyonlar için gelişmiş sistemlerle donatılıyor ve bu sistemler arasında:
- Elektro-optik sensörler
- Kızılötesi (infrared) görüntüleme sistemleri
- Gelişmiş hedefleme ve yönlendirme teknolojileri yer alıyor
Gelişmiş görüntü işleme ve hedefleme teknolojileri sayesinde B-52’ler, gece ve gündüz olumsuz hava koşullarında, yüksek etkinlikle görev yapabiliyor.
Havada yakıt ikmali kabiliyeti sayesinde B-52’lerin operasyon menzili, mürettebatın dayanıklılığıyla sınırlı hale geliyor. Yakıt ikmali olmadan dahi uçağın 14 bin kilometrenin üzerinde menzile sahip olduğu belirtiliyor.
ABD, EN SON NE ZAMAN NÜKLEER KULLANDI?
ABD’nin nükleer silahı savaşta son kez kullandığı tarih, II. Dünya Savaşı’nın son günleri olarak biliniyor. 6 Ağustos 1945’te Japonya’nın Hiroşima kentine, 9 Ağustos’ta ise Nagazaki’ye atom bombası atıldı. Bu saldırılar sonucunda ilk anda yüz binlerce insan hayatını kaybetti; takip eden aylarda radyasyon etkisiyle ölü sayısı daha da arttı. Hiroşima’da yaklaşık 140 bin, Nagazaki’de ise 70 bin civarında insanın öldüğü tahmin ediliyor. Nükleer saldırının izlerine bugün dahi rastlanabiliyor.
Bu iki saldırı, Japonya’nın 15 Ağustos 1945’te teslim olmasına yol açarak II. Dünya Savaşı’nı fiilen sona erdirdi. Ancak nükleer silahların yarattığı yıkım, uzun vadede kanser vakaları, genetik hastalıklar ve kalıcı çevresel hasar gibi etkilerle insanlık tarihinde derin bir iz bıraktı ve nükleer silahların kullanımına dair küresel etik ve siyasi tartışmaların temelini oluşturdu.
