ABD-İsrail’in İran’a saldırıları sürerken, Türk kamuoyunda “İsrail gelecekte Türkiye’yi de hedef alır mı” endişesi oluştu. PanoramaTR’nin Şubat ayında 2 bin 109 kişiyle yaptığı araştırmada İsrail, Türkiye’ye yönelik en büyük tehdit olarak değerlendirildi. Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett’in 17 Şubat’ta sarf ettiği, “Yeni bir Türk tehdidi ortaya çıkıyor. Türkiye, yeni İran’dır. Erdoğan çok yönlü, tehlikeli ve İsrail'i kuşatmayı amaçlıyor” sözleri de tehdit algısını büyüttü.
‘SAFLARI SIKLAŞTIRMA OPERASYONU OLARAK GÖRÜYORUM’
Emekli Tuğgeneral Ali Er, konuyla ilgili Cumhuriyet’e konuşarak, “İsrail Türkiye’ye neden saldırsın ki? Yani Türkiye'ye saldırması için bu saldırının bir siyasi hedefi olması lazım. O siyasi hedef ortaya konursa siz o hedefi ortadan kaldırmak için askeri bir eylem yaparsınız. Bana şunu söylesinler: İsrail Türkiye'ye niçin saldıracak? Ben bir gerekçe göremiyorum. Bu tartışmaları daha çok Türk iç kamuoyuna yönelik, safları sıklaştırma operasyonu olarak görüyorum” dedi.
‘BAŞINA DAHA BÜYÜK BİR BELA ALIR’
İsrail Türkiye’ye saldırmak istese bile, buna kolay cüret edemeyeceğini belirten Er, “İsrail, olası bir çatışmada Türkiye'nin canını acıtır mı? Acıtır. Ama ondan sonra başına daha büyük bir bela alır. Yani Ortadoğu'da Türkiye'ye bulaşıp da Türkiye’nin bela olmayacağı kapasitede bir ülke yok. İsrail'le Türkiye’nin arasında sınır da yok. Kara harekâtı yapamaz. Hava kuvvetleriyle operasyon yapabilir. Hava kuvvetleriyle bu operasyonu yapabilmesi için de İsrail'in bir NATO ülkesine saldırması lazım. İsrail bir NATO ülkesine saldırabilir mi? Hayır. NATO üyeliği caydırıcıdır” ifadelerini kullandı.
‘NATO, RUS UÇAĞI OLAYINDA CAYDIRICI OLDU’
Ali Er, NATO’nun “Bir müttefike yapılan saldırı tüm müttefiklere yapılmış saldırıdır” şeklindeki 5. maddesini işletmekte tereddüt edebileceği ve Rus uçağının düşürülmesi olayında Türkiye’nin yanında olmadığına dönük eleştirilere ise, “Eğer Türkiye, NATO ülkesi olmasaydı, Rusya, Türkiye'ye düşürülen uçak nedeniyle bir operasyon yapmayı düşünebilirdi. NATO olduğu için bunu yapamadı. NATO olmasaydı belki Rusya diyecekti ki, ‘Sen benim uçağımı düşürdün, bana saldırdın, ben de seninle savaşayım’. NATO'nun varlığı, Türkiye’nin NATO üyesi olması nedeniyle Rusya bunu içine sindirdi. NATO’nun en büyük fonksiyonu caydırıcılıktır. Ha, Rusya politik alanda Türkiye'nin burnunu sürttü mü? Sürttü. O da sizin politik gücünüzle ilgili” sözlerini sarf etti.
‘TÜRKİYE NEDEN İSRAİL’LE ÇATIŞSIN?’
İsrail siyasi ve dış politika tarihi üzerine çalışmaları bulunan Dr. Remzi Çetin ise Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede, “Türkiye bir NATO üyesi. Türkiye onlarca yıldır, Soğuk Savaş'tan bugüne kadar Batı ittifakına kendini eklemlemiş vaziyette. Buzdağının görünen kısmında İsrail diye bir devlet var ama görünmeyen kısmında ABD var. Biz o yüzden İsrail’e ‘Küçük Amerika’ diyoruz. Eğer Türkiye savaşa girecekse, karşısında ABD'yi görürüz. Ama şu an bu konjonktürde zaten buna gerek yok. Sayın Cumhurbaşkanı ile Amerikan Başkanı Trump arasında çok dostane ilişkiler var. Aralık 2024'te Esad rejimi çöktükten sonra Suriye sahasında oluşan yeni konjonktür Türkiye'nin lehine olacak şekilde devam etti. Trump da ‘Suriye'nin anahtarı Türkiye'de’ dedi. Bu konjonktürde Türkiye neden İsrail'le çatışma gereği duysun?” ifadelerini kullandı.
‘BU SÖYLEMLER İSRAİL’DEKİ SEÇİME YÖNELİK’
Çetin, buna karşılık İsrail’den gelen açıklamalara dikkat çekerek, “İsrail'deki aşırı sağcı ve fanatik grupların ‘Türkiye ile savaşalım, İran'dan sonra sırada Türkiye var’ gibi uçuk söylemleri aslında bir Türkiye karşıtlığı değil, tamamen Sayın Cumhurbaşkanı'na yönelik bir karşıtlık. Bunun üzerinden bir siyaset gütme biçimi. Çünkü unutmayın, İsrail bu yıl seçimlere gidiyor. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze'de Hamas'ı diskalifiye etti. Lübnan'da Hizbullah'ı, Suriye'nin kuzeyinde İran'ın vekil güçlerini kırıp geçirdi. Şimdi, İran'daki rejimi alaşağı ettikten sonra seçimlere eli daha da güçlü gidecek. Ve İsrail'deki aşırı sağcı fanatikler, Erdoğan karşıtlığı üzerinden bir seçim kampanyası yürütmeyi çok seviyor” sözlerini kaydetti.
‘TÜRKİYE ORTADOĞU’NUN ASKERİ ALANDA EN CAYDIRICI ÜLKESİ’
Remzi Çetin öte yandan, olası bir savaş durumunda Türkiye’nin diğer ülkelere benzemeyeceğini belirterek, “Türkiye, Ortadoğu'nun en güçlü askeri caydırıcılığına sahip olan ülke. Yani bu bilgisayar oyunu değil ki. Ne Türkiye’nin ne İsrail’in böyle bir savaşa girişmesi mümkün değil. Kaldı ki İsrail’in Türkiye'ye savaş açma cesaretine sahip olması için, amiyane tabirle söyleyeceğim, kafasını peynir ekmekle yemiş olması gerekir. Sahanın ve stratejinin önümüze koyduğu gerçekler bu. Olası bir savaş, İsrail-İran, İsrail-Suriye ya da İsrail'in savaşlar tarihindeki gibi savaşlara benzemez. Olası Türkiye-İsrail çatışması tüm bölge için büyük bir felakete neden olur” değerlendirmesini yaptı.