İran'da rejime yönelik protestolar sürerken ABD ve İsrail'in askeri müdahale ihtimalini Arif Keskin değerlendirdi: 'İran'ın üstünü çizmişler'

İran'da rejime yönelik protestolar sürerken ABD ve İsrail'in askeri müdahale ihtimalini Arif Keskin değerlendirdi: 'İran'ın üstünü çizmişler'

8.01.2026 13:52:00
Güncellenme:
İrem Karataş
Takip Et:
İran'da rejime yönelik protestolar sürerken ABD ve İsrail'in askeri müdahale ihtimalini Arif Keskin değerlendirdi: 'İran'ın üstünü çizmişler'

İran’da 28 Aralık’ta başlayan protestoların şiddeti artıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamasının ardından ABD ve İsrail’nin İran’a yönelik askeri müdahale ihtimali yeniden gündeme geldi. Gelişmelere dair Cumhuriyet TV’de analizlerini paylaşan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Arif Keskin, “Uluslararası güçler İran’ın üstünü çizmişler gibi bir hava var” dedi.

İran’da fahiş fiyatları protesto etmek üzere esnafların başlattığı eylemler ülke geneline yayıldı. Ekonomik gerekçelerle başlayan protestolar toplumsallaşarak siyasi ve rejim karşıtı bir karaktere büründü. İran’daki Molla Rejimi 2022’deki Mahsa Amini protestolarından bu yana en kapsamlı halk hareketi ile karşı karşıya. 

ABD ve İsrail’in İran’a müdahale etme planı son bir yılda çok kez gündeme geldi. Suriye’de Esad Rejimi’nin devrilmesinin ardından bölgedeki önemli bir müttefikini kaybeden ve İsrail tarafından vekil güçleri anlamlı düzeyde zayıflatılan İran, geçen aylarda önce İsrail’in ardından ABD’nin saldırısına maruz kalmıştı. Saldırılar İran’ın “nükleer silahlanma yolunda olduğu” gerekçesiyle düzenlendi. 

3 Ocak’ta ABD’nin Venezuela Başkenti Caracas’ı bombalayarak evinden kaçırdığı Devlet Başkanı Nicolas Maduro, İran’daki rejimin müttefiklerinden biriydi. İran Dışişleri Bakanlığı’ndan pazartesi günü yapılan açıklamada "Bir ülkenin devlet başkanı ve eşi kaçırılmıştır. Bu hukuksuz bir eylemdir" denilerek Maduro'nun derhal serbest bırakılması gerektiği vurgulandı.

TRUMP'TAN AÇIK TEHDİT!

İran’daki protestolar sürerken İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, “İran halkının mücadelesiyle dayanışma içinde olduklarını” söyledi. ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklama ile müdahale tehdidini yineledi. Trump açıklamasında, “İran'da olanları yakından takip ediyoruz. İran hükümeti geçmişte yaptığı gibi insanları öldürmeye başlarsa ABD çok sert bir darbe indirecektir" ifadelerini kullandı. 

Trump İran’a “vatandaşlarını öldürmeme” çağrısında bulunurken dün ABD’nin Minneapolis kentinde ICE birliklerinden bir göçmen polisi 37 yaşındaki ABD vatandaşını silahla vurarak öldürdü. 

2022'de gözaltındayken hayatını kaybeden Mahsa Amini'nin ölümünün ardından başlayan protestolar kadar geniş ölçekli olmasa da yaklaşık 100’ü aşkın kentte eylemler düzenlendiği belirtiliyor. Arif Keskin’in aktardığına göre; esnaf ürünü satışı fiyata alamıyordu. Protesto esnaflar tarafından pazarlarda başladı. Sonra öğrenciler ve farklı kesimlere yayıldı. İlk günlerde rejim biteceğini düşünüyordu ancak büyüyerek devam etti. 110 kentte protestolar görülürken, bazı kentlerde ise hâlâ devam ediyor. Şimdiye kadar güvenlik güçleri ve siviller olmak üzere en az 34 kişinin yaşamını yitirdiği biliniyor. 2 bin kişi gözaltına alınırken binlerce kişi yaralandı. Birçok kentte sadece sokak protestoları değil, kepenk kapatma ve grevler yapılıyor. Hükümet de ekonomiye yönelik eleştirileri kabul etti ve protestoların yalnızca ekonomik durumdan rahatsızlıktan kaynaklandığını söyledi.

ABD VE İSRAİL'İN İŞTAHI KABARIYOR!

Protestoların Mahsa Amini protestoları kadar kapsamlı olmadığı halde İran açısından tehlikeli bir konjonktürde gerçekleştiğini söyleyen Uluslararası İlişkiler Uzmanı Arif Keskin, “Rejim açısından önceki protestolara göre daha tehlikeli yorumlanıyor. Öncesinde herhangi bir ABD Başkanı İran’a uyarıda bulunmamıştı. İsrail açık biçimde alana girdiğini gösteriyor. Bu protestolar 12 günlük İran-İsrail çatışmasından sonra gerçekleşiyor. Farklı bir uluslararası konjonktür var” dedi. 

İran yönetiminin de bir müdahale beklediğini söyleyen Keskin, “Protestolar askeri müdahale ihtimalini artırdı hatta müdahalenin rengini, nedenini değiştirebilecek bir süreci başlattı. Rejime yakın kişiler ‘protestocuları öldürmeyin’ çağrısı yapıyor. Daha önce dış tehdit karşısında halkın yönetimle birleşeceği iddiası vardı. Bu gösteriler bu tezi ciddi şekilde sorgulattı. Dış tehdit bu kadar açıkken protestolar durmadı hatta büyüdü. Protestocular ABD ya da İsrail’i memnun etmek için sokakta değil, hain de değiller ancak mevcut durum ABD ve İsrail’in iştahını kabartıyor. İran’da Libya gibi protestocular ile yönetim arasındaki çatışmanın uluslararası müdahaleye evrilmesi ihtimali belirdi. Uluslararası güçler İran’ın üstünü çizmişler gibi bir hava var diye konuştu.