Pazarlar özellikle kentlerde kaliteli ürün arayan bilinçli tüketici için önemli bir yer. 1980’den itibaren pazarlara sıradan bir yer olarak değil, ulusal bir miras olarak bakılmış. Peynir satan işletmelerin yarısı, balıkçıların da yüzde 60’ı sadece pazarda satış yapıyor. Özellikle belediyelerin söylemlerinde pazar yerleri sosyal bir olgu olarak ele alınıyor. Pandemiyle alışveriş modeli evrilirken değişmeyen tek bir şey var; o da pazar yerinin bir buluşma noktası oluşu. Bu nedenle davasına imza, adayına oy isteyen siyasi parti de bayrakları ve bröşürleri ile pazarda yerini alır. Söz konusu belediye seçimleri ise adaylar mutlaka orada olur. Aynı zamanda partililerin geleneksel olarak seçmeni ikna etme yeridir pazar. Gerçek saha burasıdır. “Halk konuşmaya daha çok vakit ayırabilir” diye düşünen partiler özveri ile adaylarının bröşürlerini dağıtır, bilgilendirir. Başkanlık seçiminin birinci turu hazırlıkları sırasında adaylar, seçim propagandasına pazar ziyaretlerini de dahil etti. Adaylar, pazarları ziyaret ederek halkla “özçekim” çektirdi. Özellik aşırı sağın adayı mitingler yapan rakiplerinin aksine “Fransızlara daha yakın” kampanya yürüttüğünü iddia etti. Seçime katılım oranının rekor düzeyde düşük olmasından korkulurken ne yazık ki on iki adayın yarıştığı böyle bir seçimde birkaç parti dışında kimseyi pazar yerinde göremedik.
Sahadaki gerçekler
Dünyanın altıncı büyük ekonomisi olan Fransa önemli bir tarım ülkesi. Tarımın modernleşmesi ile açık hava pazarlarının zamanla önemini yitireceği düşünülse de ülkedeki tarımsal zenginliği semt pazarlarında görmek mümkün.
10.04.2022 04:00:00
Güncellenme:
İlgili Haberler
Fransa'da cumhurbaşkanı adayı Marine Le Pen, seçilmesi halinde başörtüsünü yasaklayacak
Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunun 10 Nisan'da düzenleneceği Fransa'da, aşırı sağcı Ulusal Birlik partisinin lideri ve cumhurbaşkanı adayı Marine Le Pen, seçilmesi halinde başörtüsünü yasaklamak istediğini belirtti.