Uzmanlar, İran’a yapılan saldırıları Cumhuriyet’e değerlendirdi: ‘Asıl amaç ‘İran-Rusya-Çin üçgeninin’ tamamlanmasını engellemek’

Uzmanlar, İran’a yapılan saldırıları Cumhuriyet’e değerlendirdi: ‘Asıl amaç ‘İran-Rusya-Çin üçgeninin’ tamamlanmasını engellemek’

1.03.2026 04:00:00
Güncellenme:
Uzmanlar, İran’a yapılan saldırıları Cumhuriyet’e değerlendirdi: ‘Asıl amaç ‘İran-Rusya-Çin üçgeninin’ tamamlanmasını engellemek’

Dış politika ve güvenlik uzmanları, ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırıları Cumhuriyet’e değerlendirdi.

Saldırıları değerlendiren CHP’nin Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu “Burada iki kriter var. Birincisi; silah kullanmak bir çözüm değil. Dışarıdan müdahaleyle bir yönetim değişikliği yapmak doğru değil. Bunu İran halkı kendi yapmalı. İkincisi; toplumsal taleplere yönelik orantısız güç kullanılması insan hakları açısından uygun değil. Bu tip bir güç kullanılması zaten patlamaya hazır olan bölgeyi daha da kötü bir duruma düşürür. Örneklerini de gördük. İran bölgedeki değişik devletlere misilleme saldırıları yaptı. Bu kadar gergin bir bölgede, bölgesel bir çatışma riski bir kıvılcıma bakıyor” dedi.

Saldırıların Türkiye’ye olası etkilerini de yorumlayan Bağcıoğlu “Şu an orada savaşın sisi var. Sağlıklı değerlendirme için zamanın biraz geçmesi, gözlem yapılması gerek. Ancak olayın boyutuna göre ilk tehdit düzensiz göç hareketi. Aylardır uyardığımız gibi o bölgedeki sınırımızda düzensiz göçe yönelik tedbir alınmalı. Deniz ticaretine yönelik bir müdahaleye de dikkat etmek gerekir. İran’daki istikrarsızlık daha ciddi bir boyuta gelirse ayrılıkçı akımların faaliyetleri olabilir. Bu da Türkiye’yi etkileyebilir. Bu konuya da dikkat edilmesi gerekir. Bir de Türkiye’nin alacağı dersler var. Daha önceki dönemde uygulamaya konulan ve çelik kubbe ismi verilen hava savunma sisteminin revize edilmesi gerekir. Hava savunma sistemine her zamankinden olduğundan fazla ihtiyacımız var. Bu konu yıllardır ihmal edildi. Bütüncül bir şekilde Türkiye’nin kritik tesislerini koruyacak bir sisteme kaynak ayrılması lazım” diye konuştu. 

‘DÜNYADA BİLDİĞİMİZ SİSTEM ÇÖKÜYOR’

ABD’nin bölgedeki hedefini ve uluslararası kamuoyunun konuya karşı tepkisizliğini değerlendiren Emekli Büyükelçi Onur Öymen, şunları söyledi:

“Olayı büyük bir resim içinde görmek lazım. 11 Eylül saldırılarından sonra ABD; İran, Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Sudan ve Somali’de rejimin değişikliği için çalışmaya başladı. Şimdi sıra İran’da. 12 günlük savaşta bir darbe indirdiler ama tasfiye edecek noktaya getirememişlerdi. Orada kendi çıkarlarına göre bir düzen kurmak istiyorlar. Ancak burada esas düşünmemiz gereken uluslararası alanlardaki sistemler çöküyor. Birleşmiş Milletler yasasında korunan ilkeler; devletlerin egemenliğine ve bağımsızlığına saygı gösterme, savaşın ancak kendinizi savunmak için mümkün olması gibi ilkelerdir. Bunların hiçbiri uygulanmıyor. Kendilerinde başka ülkelerin iç rejimini değiştirme hakkı görüyorlar. Bu sadece Orta Doğu’da da olmuyor. Kanada, Küba, Grönland’da da bu yapılmak isteniyor. Dünyadaki bildiğimiz sistem çöküyor. Bu resmi görmeden bu olay yorumlanamaz.”

‘ASIL HEDEF DESTEK KAPASİTESİNİ SIFIRLAMAK’

Saldırının ön alıcı bir saldırı olduğunu ifade eden Emekli Tuğgeneral Ali Er ise bunun kısa süreli bir saldırı olmayacağını söyledi. ABD'nin asıl amacını saklamaya çalıştığını belirten Er, "Saldırının hedefi ne İran'ın nükleer tesislerini ortadan kaldırmak ne de İran'a geleceğe yönelik bir darbe vurmak... Asıl hedef, İran'ın Rusya-Çin eksenindeki destek kapasitesini sıfırlamak ve o üçgeni tamamlamasını engellemek" dedi. Kuzey kutbu bölgesindeki yeni açılan ticaret yollarının Çin-Rusya kontrolüne geçmesinin Batı ekonomisine zarar vereceğine dikkat çeken Er, ABD'nin İran'da kargaşa ortamını arzuladığını kaydetti. Er,  “İran içerisindeki sinir uçlarının çatışması ve İran'ın Rusya-Çin ekseninde destek kapasitesinin ortadan kaldırılıp, Orta Doğu'nun küresel bir savaşta baş ağrısı olmayacak bir ortama getirilmesinin sağlanmaya çalıştığını” ifade etti.

‘ŞİMDİLİK KARŞILIK BULMAYABİLİR’

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Arif Keskin de ABD Başkanı Donald Trump’ın İranlılara yönelik “İşimiz bittiğinde, hükümetinizi devralın. Artık sizin olacak. Özgürlük vaktiniz yaklaştı. Bu, muhtemelen gelecek nesiller boyunca sahip olacağınız tek şans olacak” sözlerini değerlendirdi.  Bu beklentinin kısa sürede karşılık bulmasının kolay gözükmediğini söyleyen Keskin, “Bunların olup, olmayacağı saldırı durduğu zaman anlaşılır. Halk ayaklanması şimdilik zor. Fiili olarak saldırı olması, yönetimin ağır tepki verebilecek olması ve psikolojik ortam nedeniyle şimdilik ayaklanma olmayabilir. Protestolar olursa yönetimin tepkisi sert olabilir.  Şu an İran yönetimi Tahranlılara ‘Tahran’ı boşaltın’ diyor. Tahran İsrail saldırısında da boşaltılmıştı. Belki yine öyle bir süreç işleyebilir ve insanlar Tahran’ı terk edebilir. Ama bazı sınır bölgelerde harekete geçmek isteyenler de olabilir” dedi.