Bakan Şimşek döneminin faturası katlandı: İşte Türkiye'nin güncel borç bilançosu!

Bakan Şimşek döneminin faturası katlandı: İşte Türkiye'nin güncel borç bilançosu!

16.01.2026 13:29:00
Güncellenme:
Bakan Şimşek döneminin faturası katlandı: İşte Türkiye'nin güncel borç bilançosu!

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda Mehmet Şimşek’in göreve gelmesinin ardından Türkiye’nin dış borç görünümünde belirgin bir değişim yaşandı. Uygulanan ekonomi politikaları, özel sektör ve kamu borçlanmasında farklı yönlü hareketlere yol açarken Merkez Bankası cephesinde ayrışma dikkat çekti. Gelişmeler, seçim sonrası ekonomi politikalarının borç yapısına etkisini ortaya koydu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğuna Mehmet Şimşek’in oturmasının ardından Türkiye’nin dış borç stokunda belirgin bir artış yaşandı. Resmi verilere göre, 2023’ün ikinci çeyreği sonunda 469 milyar dolar olan Türkiye’nin brüt dış borç stoku, 2025’in üçüncü çeyreğinde 564,9 milyar dolara çıktı.

Yaklaşık iki yıllık Şimşek döneminde Türkiye’nin dış borcu miktar olarak 95,9 milyar dolar artarken, oransal yükseliş yüzde 20,5 olarak hesaplandı.

ÖZEL SEKTÖR DIŞ BORCUNDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ

Şimşek döneminde uygulanan ekonomi politikaları, TL kredi faizlerini yükseltirken yurtdışı finansmanı görece daha cazip hale getirdi. Bu süreçte özel sektörün dış borcu yüzde 31,5 artışla 229,3 milyar dolardan 301,5 milyar dolara yükseldi. Böylece özel sektörün dış borcundaki miktarsal artış 72,2 milyar dolar oldu.

Kamunun dış borcu da aynı dönemde artış gösterdi. Kamu kesiminin dış borcu yüzde 21,8 yükselişle 193,5 milyar dolardan 235,7 milyar dolara çıktı. Bu kalemdeki artış 42,2 milyar dolar olarak kaydedildi.

TCMB’NİN DIŞ BORCU GERİLEDİ

Aynı dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) dış borcunda ise ters yönde bir seyir izlendi. TCMB’nin dış borcu yüzde 40 düşüşle 46,2 milyar dolardan 27,8 milyar dolara geriledi. Bu başlık altında 18,5 milyar dolarlık bir azalış yaşandı.

SEÇİM ÖNCESİ VE SONRASI POLİTİKA DEĞİŞİMİ

TCMB, Mayıs 2023 seçimleri öncesinde düşük faiz politikasını sürdürebilmek ve döviz kurlarını baskılayabilmek amacıyla, Körfez ülkeleri başta olmak üzere yurt dışından swap kanalıyla borçlanmaya yönelmişti.

Seçim sonrasında ise yüksek faiz politikasının etkisiyle TL’de reel değerlenme görüldü. Bu gelişme, dış borcun milli gelire oranında düşüşü beraberinde getirdi. Söz konusu oran yüzde 44,7’den yüzde 36,7’ye geriledi.