EBSO Başkanı'ndan 'yoksullaşma' uyarısı: Toplumsal tepkileri beraberinde getirebilir

EBSO Başkanı Yorgancılar 'toplumsal tepki' uyarısı yaptı, "Daha çok istihdam için daha çok yatırıma ihtiyacımız var. ‘Türkiye’ye yatırım yapmak, giderek daha fazla riskli’ algısı ivedilikle yok edilmelidir" açıklaması yaptı.

23 Ekim 2021 Cumartesi, 11:24
EBSO Başkanı'ndan 'yoksullaşma' uyarısı: Toplumsal tepkileri beraberinde getirebilir
Abone Ol google-news

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, ekonomide son dönemde giderek belirginleşen olumsuz tabloyla ilgili olarak kaygılarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Enflasyon rakamlarındaki yüksekliğine dikkat çeken Yorgancılar, "Enflasyon ile birlikte yüksek gıda fiyatları ile doğalgaz, elektrik ve petrol fiyatlarının artışı, yoksullaşma ile olası toplumsal tepkileri beraberinde getirebilecektir" dedi ve "Türkiye’ye yatırım yapmak, giderek daha fazla riskli’ algısı ivedilikle yok edilmelidir. Bunun için 430’larda seyreden risk primimizi en kısa sürede aşağı çekmemiz gerek" vurgusu yaptı.

Yorgancılar'ın açıklaması şöyle:

"TÜGİAD’ın düzenlemiş olduğu ‘Küreselden Yerele - Ekonomide Durum ve 2022 Beklentileri’ temalı toplantıda, genç iş insanlarımızla bir araya geldik.

2021 yılında küresel ekonomiyi etkileyen başlıklar; aşılama ile COVID-19’da normalleşme adımları, tedarik zincirlerinde yaşanan sıkıntılar, küresel maliyetlerin artması, dünya genelinde agresif borç artışı, ülkelerin mali destek paketleri, yüksek enflasyon, merkez bankalarının kararları ve enerji krizi oldu. Pandemi süreci, üreten ekonomilerin ne kadar güçlü olduğunun ve sanayinin öneminin bir kez daha tüm dünyaca hatırlanmasını sağladı. Bu zor dönemin yıldızı ‘üretim’ oldu.

Ekonomik görünüm üzerindeki riskler arttı. 2021 yılında baz etkisi ile yüksek oranda büyüyen ekonomiler, mevcut koşullarda 2022 yılında ivme kaybına uğrayacak. Bu tablodan en olumsuz etkilenen ülkelerden biri de Türkiye’dir.

Türkiye’nin küresel ekonomiden aldığı pay, son 60 yıldır yüzde 0,6-1,2 bandında seyrediyor. Kg. başına ihracat fiyatımız da son yıllarda azalarak 1 dolar seviyelerine geriledi. Bu tabloyu tersine çevirmek mecburiyetindeyiz.

Küresel ekonomiden aldığımız ve azalmakta olan payımızı artırmak için yüksek katma değerli üretim yapmamız, bunu yapabilmemiz için de eğitim sistemimizde kapsamlı bir düzenleme gerçekleştirmemiz gerekiyor.

COVID-19 riski fabrikalarda endişe yaratıyor. Ham madde temininde sıkıntılar devam ediyor. Konteyner bulunamıyor ve navlun fiyatları çok yüksek seyrediyor. Bütün bunlar ve ilaveten kurda yaşanan hareketlilik, tüm maliyetleri öngörülemez bir şekilde sürekli artıyor.

Enflasyon yüksek. Tüm bu değişkenlere bağlı olarak sanayici, ürettiği ürüne sağlıklı bir fiyatlandırma da yapamıyor.

Nitelikli beyin göçünün artarak devam etmesi çok önemli. Enflasyon ile birlikte yüksek gıda fiyatları ile doğal gaz, elektrik ve petrol fiyatlarının artışı, yoksullaşma ile olası toplumsal tepkileri beraberinde getirebilecektir.

Daha çok istihdam için daha çok yatırıma ihtiyacımız var. ‘Türkiye’ye yatırım yapmak, giderek daha fazla riskli’ algısı ivedilikle yok edilmelidir. Bunun için 430’larda seyreden risk primimizi en kısa sürede aşağı çekmemiz gerek."