Küresel finans piyasaları, geride bıraktığımız haftada Ortadoğu’daki jeopolitik belirsizliklerin ve merkez bankalarından gelen katı mesajların etkisiyle oldukça dalgalı bir seyir izledi. Sadece bir ay öncesine kadar hakim olan "faiz indirimleri kapıda" şeklindeki iyimser (güvercin) beklentiler, petrol fiyatlarındaki inatçı yükseliş ve enflasyon riskleri nedeniyle yerini hızla faizlerin uzun süre yüksek kalacağına, hatta yeni artışların gelebileceğine dair "şahin" bir duruşa bıraktı. Bu sert eksen kayması, özellikle tahvil piyasalarında deprem etkisi yaratarak ABD 10 yıllık tahvil faizlerini yüzde 4,45 ile son 8 ayın en yüksek seviyesine taşıdı.
WALL STREET'TE DÜŞÜŞ
Diplomasi tarafında ise çelişkili açıklamalar piyasaların yön bulmasını zorlaştırıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası hamlelerini müzakereler lehine nisan başına kadar ertelemesi kısa süreli bir rahatlama yaratsa da Washington kanadından gelen operasyonların "haftalar içinde" tamamlanabileceği mesajları risk algısını canlı tuttu. İran cephesi ise enerji fiyatlarını manipüle etmek için "yalan haber" üretildiğini iddia ederek piyasadaki fiyatlamaların gerçekleri yansıtmadığını savundu. Bu gergin atmosferde Wall Street endeksleri haftayı belirgin kayıplarla kapatırken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 3’ün üzerinde değer kaybetti.
AVRUPA'DA BÜYÜME BEKLENTİLERİ REVİZE EDİLDİ
Avrupa cephesinde de durum pek farklı değil. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki etkilerine karşı son derece duyarlı olduklarını belirterek, gerekirse para politikasında yeni ayarlamalar yapabileceklerinin sinyalini verdi. Bölgede enerji krizi nedeniyle ekonomik büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edilirken Rus petrolüne yönelik yaptırımların ertelenmesi gibi gelişmeler piyasaların hassasiyetini koruduğunu gösterdi. Asya borsalarında da özellikle enerji ithalatçısı konumundaki Japonya ve Güney Kore, yükselen maliyetler ve merkez bankalarının sıkılaşma ihtimalleriyle satış baskısı altında kaldı.
EN BÜYÜK RİSK FAKTÖRÜ
Yurt içinde ise Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki negatif havaya paralel olarak haftayı 12.698 puan seviyesinden kapatırken, yatırımcıların tüm dikkati önümüzdeki hafta açıklanacak olan mart ayı enflasyon verilerine çevrildi. Küresel piyasaların rotasını ise büyük ölçüde ABD’den gelecek olan tarım dışı istihdam verileri ve Fed Başkanı Powell’ın yapacağı açıklamalar belirleyecek. OECD’nin küresel büyüme tahminlerini aşağı çekmesi ve jeopolitik risklerin masada kalmaya devam etmesi, enerji kaynaklı enflasyon baskısının 2026 yılı genelinde en büyük risk faktörü olmayı sürdüreceğini kanıtlar nitelikte.