Şirketlere “Ölç, İzle, Dönüştür” çağrısı: Cam tavan kırılmıyor

Şirketlere “Ölç, İzle, Dönüştür” çağrısı: Cam tavan kırılmıyor

13.03.2026 04:00:00
Güncellenme:
Şirketlere “Ölç, İzle, Dönüştür” çağrısı: Cam tavan kırılmıyor

TÜSİAD Başkan Yardımcısı Perihan İnci, belirsizliklerle şekillenen küresel ekonomide toplumların başarısının tüm bireylerin potansiyelini harekete geçirebilmesine bağlı olduğunu vurguladı. İnci, Türkiye’de yüksek eğitimli kadınlar için bile en büyük yapısal engelin bakım yükü olduğunu belirtti. İnci yönetimde kadınların eşit temsili için dönüştürücü mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Avrupa şirketlere yüzde 33 kadın yönetim kurulu üyesini zorunlu tutarken Türkiye’de oran yüzde 25 hedefinin bile altında. TÜSİAD, yönetimde eşit temsili artırmak için şirketlere veri odaklı takip ve kapsayıcı politika geliştirme çağrısı yaptı.

Türkiye'de şirketlerin yönetim kurullarındaki kadın üye oranı,  konuyu gündemine alan kurum ve kuruluşların çalışmalarına karşın hedeflerin gerisinde kalıyor. Avrupa Birliği’nde zorunlu oran yüzde 33, Sermaye Piyasası Kurulu’nun tavsiye ettiği oran ise yüzde 25’ken Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'nin (TÜSİAD)  2024'te şirketlere yaptığı "İki yıl içinde yüzde 25; beş yıl içinde yüzde 33 kadın yönetim kurulu üyesi" çağrısı da henüz istenen karşılığı bulmadı. Veri Analiz Platformu’nun (VAP) 2026 Şubat verilerine göre Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin yönetim kurullarındaki kadın oranı yüzde 19.4’te kaldı.

Konuya ilişkin dün toplantı düzenleyen TÜSİAD, iş dünyasına “Ölç, İzle, Dönüştür” çağrısı yaptı ve yönetimde kadınların eşit temsiline yönelik göstergeleri içeren ‘takip listesi ile ölçüm formunu’ sundu. TÜSİAD Başkan Yardımcısı Perihan İnci, belirsizliklerle şekillenen küresel ekonomide toplumların başarısının tüm bireylerin potansiyelini harekete geçirebilmesine bağlı olduğunu vurguladı. İnci, Türkiye’de yüksek eğitimli kadınlar için bile en büyük yapısal engelin bakım yükü olduğuna değinerek şunları vurguladı: “Eşit ebeveynlik yaklaşımı ve bunu destekleyen kreşler kritik önem taşıyor. Bakım yalnızca bireysel ya da aile içi bir mesele değil; iş gücü piyasalarından sosyal güvenlik sistemlerine kadar geniş etkileri olan bir ekonomik altyapı meselesidir. Yönetimde kadınların eşit temsili, kurumsal açıdan da bir yönetişim konusu. Kurumsal destek mekanizmaları, kapsayıcı liderlik anlayışı ve eşitlikçi kariyer süreçleri için olumsuz tabloyu düzenli izlemek ve nedenlerini dikkatle değerlendirmek gerekiyor. Veriye dayalı izleme yalnızca bir raporlama aracı değil, aynı zamanda kurumsal kültürü dönüştüren bir mekanizmadır.”

EBRD Türkiye ve Kafkasya Bölgesel Politika Lideri İdil Bilgiç Alpaslan, Koton İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Sebla Oran Palut ve QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar,  “Göstergeden Davranışa: Yönetimde Kadın Temsili için Zihniyet Dönüşümü” başlıklı panelde, değişim için şirketlerin üzerine düşen sorumluluklara dikkat çekti: “Kadınların müdür, direktör ve üstü pozisyonlarda temsiliyetini düzenli olarak takip etmeliyiz. Terfi, yedekleme ve yedekleme planlarında cinsiyet dengesini gözetmeliyiz. Doğum izni sonrası kadın çalışanların performans ve terfi süreçlerini olumsuz etkilemeyecek politikalar geliştirmeli; ücret ve pozisyon kaybına yol açabilecek dolaylı cinsiyet ayrımcılığını önlemeliyiz. Kadın temsiliyetini şirketin yönetişim kalitesini ve uzun vadeli dayanıklılığını artıracak bir gösterge olarak görmeli; kadın temsiliyetini şirket yatırımlarının ve performansının bir kriteri haline getirmeliyiz. Eşit temsil için aday gösterme rehberleri hazırlamak ve işe alım süreçlerine entegre etmeliyiz. Kadınların iş yaşamına geri dönüşünü destekleyen mentorluk, koçluk ve kariyer programları sağlamalıyız. Yetenek havuzlarını çeşitlendirmek ve geliştirmek; orta kademe ve yönetici seviyelerinde eğitim, rotasyon ve gelişim programları sunulmalı.”

İlgili Konular: #tüsiad