Uzmanlardan Depozito Yönetim Sistemi uyarısı: Atık ticaretine bahane kalmadı

Uzmanlardan Depozito Yönetim Sistemi uyarısı: Atık ticaretine bahane kalmadı

9.07.2026 04:00:00
Güncellenme:
Uzmanlardan Depozito Yönetim Sistemi uyarısı: Atık ticaretine bahane kalmadı

Milyarlarca liralık yerli plastik atığın ekonomiye kazandırılması hedefiyle başlatılan Depozito Yönetim Sistemi, ambalajlarda fahiş fiyata tepkilerin yanı sıra çevre savunucuları tarafından da bazı soru işaretleriyle karşılanıyor. Uzmanlar, bir yandan milyarlarca liralık yerli atık hammadde toplanmaya çalışılırken diğer yandan Avrupa'dan atık ithalatının sürmesindeki büyük çelişkiye dikkat çekiyor. Dev endüstrilerin plastik üretimini azaltacak köklü bir strateji olmaksızın uygulanan bu sistem, sadece tüketici sırtından yürüyen lojistik bir toplama faaliyeti olarak kalma ve beklenen ekonomik katkıyı sağlayamama ihtimaliyle de eleştiriliyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen DOA Sistemi ile Türkiye'de her yıl piyasaya sürülen yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının geri kazanılması, ekonomiye 30 milyar lira katkı sağlanması bekleniyor.

Atık yönetiminde kritik öneme sahip otel, restoran ve kafe işletmelerinin de Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) kayıtlarını Ekim ayı sonuna kadar tamamlanması, birlikte çalışacakları yetkilendirilmiş saha operatörlerini belirlemeleri gerekiyor. Sisteme kazandırılan her DOA logolu ambalaj için işletmelere 20 kuruş teşvik bedeli ödenecek. Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk konuya ilişkin açıklamasında "Bu sayede Kaynak verimliliği artacak. Türkiye’nin döngüsel ekonomi yolculuğunu daha ileri bir seviyeye taşıyacağız. Çevremizi koruyan her adım, geleceğimize yapılan en değerli yatırımdır.” dedi. 

Otomatlar yurttaşın yoğun ilgisiyle karşılaşırken çevre savunucuları ise özellikle sosyal medya üzerinden bazı kritik noktalara işaret etti. Türkiye, Avrupa Birliği'nin ihraç ettiği toplam atığın yaklaşık yüzde 40'ını tek başına ithal edip kazanç sağlıyor. AB'nin ise adres ülkenin kendi atığını dönüştürme performasını dikkate alacak olması, Türkiye'de geri dönüşüm uygulamalarının şeffaflıktan uzak olmasıyla birleşince "Bu otomasyonlar illüzyon mu" şüphelerine yol açtı.

Greenpeace Türkiye Sosyal ve Ekonomik Sistemler Kampanya Sorumlusu Berk Butan da bu soru işaretlerine hak vererek şunlara dikkat çekti: "Kendi temiz atığımızı topluyorsak, artık Avrupa'nın çöpünü ithal etmek için geçerli bir bahane kalmıyor. Aksi halde vatandaşın sırtına yüklenen çevre sorumluluğu ile sanayicinin ithalat serbestisi arasında büyük bir çelişki olur, ekonomik ve çevresel rasyonaliteyle bağdaşmaz, makro ölçekteki endüstriyel kirliliği mikro ölçekteki tüketici davranışlarıyla örtbas etme çabasından öteye geçemez. Şu anda kârı şirketlere, zehri ve temizlik maliyetini ise halka ve doğaya bırakan  bir sömürü düzeni var.  DOA’nın yürürlüğe girmesiyle iç pazarda yaratılacak bu net ham madde arzı referans alınmalı, plastik atık ithalatı kesin bir takvimle sıfırlanmalı"

Mikroplastik Araştırma Grubu kurucusu Prof. Sedat Gündoğdu ise esas fayda için tekrar doldurulabilir ambalajlara yönelik bir sistem kurulması gerektiğini söyledi. Bu haliyle plastik atığın tekrar kalitesiz plastik malzemeye dönüştürülmesinin sorun olduğunu belirten Gündoğdu, cam malzemelerin ise sanayide alıcı bulmadığını söyleyerek "Bunu çözememişken bir de bu makinelere cam dolduracaksınız. Kimse o camları satamayacak. Belki bazı firmalar taahhüt vermiştir ama şeffaflık olmadığı için bilemiyoruz. Bunları halletmeden de 6 bin avroluk bu makinelerin atıl duruma düşme riski var. Aslında önce ambalaj yönetmeliği değişmeli ama ambalaj üreticileri ayak diretiyor" eleştirisi paylaştı.

PAGEV: "CARİ AÇIK GERİ DÖNÜŞÜMLE AZALACAK"

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı Başkanı Yavuz Eroğlu, Depozito Yönetim Sistemi'nin geri dönüşüm kültüründe bir devrim yapacağını söyledi. Eroğlu, "Plastik atıklar çöp degildir, ekonomik bir değerdir tezimizin tüketiciye yayılmasını saglayacak bir sistem, Türkiye'yi AB'nin de önüne geçirecek. Ayrıca plastik hammadde ithalatı ve cari açık azalacaktır. Tek Kullanımlık Plastik Yönetmelik taslağına da örnek model olmalı ve geri dönüşmeyen plastikler kısıtlanırken, tüm geri dönüşen plastikler desteklenmeli."