CHP İstanbul Milletvekili ve PM Üyesi Sezgin Tanrıkulu'nun hazırladığı raporda, kadın cinayetlerinden siyasi tutuklamalara, ifade özgürlüğüne yönelik baskılardan cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine kadar 15 yıllık istatistikler yer alıyor.
CHP İstanbul Milletvekili ve PM Üyesi Sezgin Tanrıkulu'nun hazırladığı "2002-2017 Yılları Arasında Türkiye'de İnsan Hakkı İhlalleri" raporunda, 15 yıllık süreçte yaşanan hak ihlalleri rakamlarla sıralandı.
"CEZASIZLIK HAK İHLALLERİNİ ARTIRIYOR"
Sezgin Tanrıkulu, yaşana hak ihlallerinin nedeninin ise 'cezasızlık' olduğunu vurguluyor.
Tanrıkulu, "Devlet, insan haklarının korunması, eksiksiz hayata geçirilmesi ve hak ihlallerinin önlenmesi yönünde
temel sorumluluk sahibidir. Buna uygun biçimde,
hakları «ihlal etmemek» yönünde bir negatif
yükümlülüğe; «ihlal edilmesini önlemek» yönünde
de pozitif yükümlülüğe sahiptir.
Bununla birlikte usul yönünde sahip olduğu
yükümlülük de ihlalin meydana gelmesini önleme,
tekrarlanmamasını ve mağdurlara giderimi sağlama
yönünde hukuki ve cezai düzenleme-yaptırım
yükümünü de beraberinde getirmektedir.
Temel insan hakkı ihlallerinde cezasızlık, hak
ihlallerinin kendiliğinden fiili -de facto- bir
«meşruiyet» kazanmasına ve tekrarının mümkün
hale gelmesine zemin hazırlamaktadır. Cezasızlığın
söz konusu olduğu bir ortamda hakların fiilen
varlığından ve kullanılabilirliğinden söz etmek
mümkün olmayacaktır. Bu bağlamda insan hakları
ihlallerinde cezasızlıkla mücadele insan haklarının
korunması ve ihlallerin tekrarının önlenmesi
bakımından vazgeçilmez niteliktedir." diyor.
2002-2017 yIllarI arasInda gerçekleşme biçimlerine göre tespit edilebilen yaşam hakkI İhlallerİ
(Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve hak temelli diğer örgütler tarafından hazırlanan yıllık ve günlük insan hakları raporları ışığında)
İhlal tipleri:
Yargısız infaz
Dur ihtarı
Rasgele ateş açma olayları
Faili meçhul cinayetler
Kara mayınları
Yasadışı örgüt saldırıları
Sivil çatışmalar
Köy korucularının öldürdüğü kişiler
Göç yolunda ölümler-mülteciler
Gözaltında ölüm
Nefret suçları
Kadın cinayetleri (Erkek şiddeti sonucu yaşam hakkı ihlal edilen kadınlar)
Cezaevlerinde gerçekleşen yaşam hakkı ihlalleri:
Ölüm oruçları sonucu ölüm
Cezaevlerinde yaşanan olaylar ve cezaevi yönetiminin ihmalleri sonucu meydana gelen yaşam hakkı ihlalleri
İş cinayetleri
Çocuğun yaşam hakkı ihlalleri
2002 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,671’dir.
2003 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,580’dir.
2004 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,562’dir.
2005 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,471’dir.
2006 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,415’dir.
2007 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 973’tür.
2008 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,007’dir.
2009 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,301’dir.
2010 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,126’dır.
2011 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,230’dur.
2012 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,199’dur.
2013 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,142’dir.
2014 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 454’dür.
2015 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 847’dir.
2016 yılında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 1,264’tür.
2017 yılının ilk on ayında gerçekleştiği tespit edilebilen yaşam hakkı ihlali sayısı -en az- 563’tür.
KADIN CİNAYETLERİ
2011-2017 yılları arasında Türkiye’de -en az- 14 bin 525 kadının yaşam hakkı ihlal edilmiştir.
ÇOCUK YAŞAM İHLALLERİ
2011-2017 yılları arasında Türkiye’de -en az- 3 bin 755 çocuğun yaşam hakkı ihlal edilmiştir.
NEFRET CİNAYETLERİ
2011-2017 yılları arasında Türkiye’de -en az- 53 kişi nefret cinayeti sonucu yaşamını kaybetmiştir.
İŞ CİNAYETLERİ
2002 yılının Kasım ayından 2017 yılının on birinci ayına kadar -en az- 20 bin 878 işçi “önlenebilir sebeplere rağmen” yaşamını kaybetmiştir.
ŞÜPHELİ ASKER ÖLÜMLERİ
2008 yılından 2017’nin ilk on ayına kadar -en az- 351 kişi zorunlu askerlik sırasında şüpheli biçimde hayatını kaybetmiştir.
5 Temmuz’da darbe girişimi ile doğrudan ve dolaylı biçimde bağlantılı olarak yaşamını kaybettiği tespit edilebilen toplam kişi sayısı -en az- 274’tür.
Yaşam hakkı ihlalleri
15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşanan olaylarda,
179 sivil, 62 polis, 29 asker olmak üzere 270 kişi yaşamını kaybetmiştir (2.195 kişi yaralanmıştır).
Kuşkulu ölümler
FETÖ/PDY soruşturması ile bağlantılı olarak 4 kişi kuşkulu biçimde yaşamını kaybetmiştir.
İntiharlar
FETÖ/PDY soruşturması ile bağlantılı olarak 15 kişi intihar ederek yaşamına son vermiştir.
Sonuç olarak, Türkiye’de 2002-2017 yılları arasında, AKP’nin iktidarda olduğu süre zarfında
-en az- 44 bin 17 kişinin yaşam hakkı ihlal edilmiştir.
Türkiye’nin Güneydoğu Bölgesi’nde ilan edilen olağanüstü hal sonrası Sokağa Çıkma Yasakları ve 2013 yılında başlayan ve ülke çapında kitlesel bir hal alan Gezi Parkı Protestoları sırasında yaşam hakkı ihlal edilen kişiler bu çalışma kapsamı dışında bırakılmıştır.
İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE
2002-2017 yılları arasında -en az- 18 bin 762 kişinin işkence ve kötü muameleye uğradığı tespit edilmiştir.
DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
Türkiye’de AKP iktidara geldiğinden bugüne binlerce kişinin düşünce ve ifade özgürlüğü müdahaleye uğramıştır. Somut sayılarla bu tahribatı açıklamak AKP’nin hali hazırda yarattığı «baskı» ve «korku» ortamını açıklamakta yetersiz kalacaktır.
Bilhassa son yıllarda yurttaşlar düşünce ve ifade özgürlüklerini hayata geçirmek konusunda «ciddi» baskılara maruz bırakılmaktadır.
Ne yazık ki, söz konusu hak, fiiliyatta değil; adeta sadece bir kavram olarak varlığını sürdürmektedir.
TUTUKLU GAZETECİLER
2002-2017 yılları arasında -en az- 482 gazeteci tutuklanmıştır.
AKADEMİYE YÖNELİK BASKI VE İHRAÇLAR
Baskılar
Araştırma Görevlilerinin Kadrolarının Değiştirildi: Devlet üniversitelerinde güvenceli kadro olarak adlandırılan 33/A kadrosuyla görev yapan ve Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında atanan tüm akademisyenler 50/D maddesine geçirildi. Bunun sonucunda, doktorasını tamamlamış olan araştırma görevlisinin okulda kalıp kalmayacağına ilişkin karar, üniversite görevlilerine devredildi.
Doçentlik İşlemlerinin Durduruldu: KHK ile açığa alınan ya da haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca ya da haklarındaki adli soruşturma/kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemleri durduruldu. İhraç edilenler ya da haklarında mahkûmiyet kararı verilenlerin ise doçentlik başvuruları ise iptal edilecek.
Yurtdışındaki Yükseköğrenim Kurumlarından Mezun Olanların Denkliğinin verilmemesi: Yurtdışında yüksek öğrenimini tamamlayanların diplomaları ve derecelerinin denklik işlemleri, “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu” Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen kişilerin eğitimlerine ilişkin olarak almış oldukları diploma ve derecelerin denklik işlemleri yapılmayacağı hükme bağlandı.
- İhraçlar
Olağanüstü Hal ilanından 2017’nin Ağustos ayına kadar geçen süreçte KHK’larla 5 bin 717 akademisyen görevinden ihraç edildi.
- Davalar
Barış akademisyenlerine imza kampanyası gerekçe gösterilerek ‘terör örgütü propagandası’ suçundan davalar açılmaya başlandı. Kasım 2017’ye kadar açılan davaların sayısı 150’yi geçmiş durumdadır.
İHRAÇLAR, İŞSİZLİK VE ATAMA YAPILMAMASI SONUCU İNTİHARLAR
Darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında hakkında işlem yapılan kişiler ya da yakınlarından en az 35 kişi intihar etti.
Barış imzacısı olduğu gerekçesiyle Çukurova Üniversitesi'ndeki görevinden ihraç edilen akademisyen Mehmet Fatih Tıraş hiçbir üniversitede iş bulamaması nedeniyle intihar etti.
Ordu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde görev yapan Yardımcı Doçent Mustafa Sadık Akdağ Ordu İl Emniyet Müdürlüğünce, FETÖ soruşturması kapsamında 24 saat gözaltında tutulduktan bir süre sonra intihar etti.
27 yaşındaki coğrafya öğretmeni İbrahim Yeşilbağ ataması yapılmadığı için intihar etti.
Sosyal Bilgiler Öğretmeni İsa Erdoğan ataması yapılmadığı için intihar etti.
İşsiz kalan jeofizik mühendisi 38 yaşındaki Ercan Özer intihar etti.
Ayrıca 2012 yılından 2017 Eylül ayına kadar, son beş yıl içinde 16 bin 28 kişi intihar ederek yaşamına son verdi.
HAK SAVUNUCULARINA VE SİVİL TOPLUMA YÖNELİK BASKILAR
Olağanüstü hal ilanından Ağustos 2017’ye kadar geçen süreç içinde 19 sendika, federasyon ve konfederasyon, 1412 dernek kapatılmıştır.
Kapatılan dernekler arasında İnsan Hakları Araştırmaları Derneği, Gündem Çocuk Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Mezopotamya Hukukçular Derneği, Van Kadın Derneği, Kürt Enstitüsü, Sarmaşık Derneği gibi dernekler bulunmaktadır.
Kapatılan derneklerin çoğunluğunu hak temelli çalışanların oluşturması AKP’nin insan haklarına ve hak savunucularına yönelik tutumunun bir göstergesidir.