Böbrek çıkışında oluşan doğumsal darlık olarak bilinen 'UPJ darlığının' bin 500 çocukta bir görülen nadir olmayan bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar aileleri uyardı. Prof. Dr. Mahmut Çivilibal, koruyucu hekimliğin önemine dikkat çekerek, "Bu hastalık erken dönemde farkına varılmadığında sinsi şekilde ilerleyerek kronik böbrek yetmezliği ve son dönem böbrek yetmezliği gidebilir. Gebelikte bebeğinin böbreğinde en ufak bir problem olan aileler doğum sonrası mutlaka çocuk nefroloğu ya da üroloğuna gitmelidir" dedi.

Her bin 500 çocukta bir görülen UPJ darlığı tanısı anne karnında konuluyor. Tedavi edilmediği takdirde başta böbrek yetmezliği olmak üzere birçok rahatsızlığı beraberinde getiren hastalıkta erken tanı ve tedavinin önemi Memorial Bahçelievler Hastanesi’nde, 1. Pediatrik Nefro-üroloji Günleri kapsamında düzenlenen "UPJ Darlığına Multidisipliner Yaklaşım" adlı sempozyumda konuşuldu. Kadın Doğum, Perinatoloji, Pediatri, Çocuk Nefrolojisi, Çocuk Cerrahisi, Çocuk Ürolojisi, Radyoloji Ve Nükleer Tıp uzmanlarından oluşan 8 branşı bir araya getiren etkinliğe Türkiye'nin 20'den fazla şehrinden katılım oldu. Sunumların ardından gerçekleştirilen robotik UPJ cerrahi ise katılımcılar tarafından canlı izlendi. Ayrıca katılımcılara simülasyon yardımıyla robotik cerrahi eğitimi verildi.
1
Böbrek çıkışında oluşan doğumsal darlık olarak bilinen 'UPJ darlığının' bin 500 çocukta bir görülen nadir olmayan bir hastalık olduğunu belirten uzmanlar aileleri uyardı. Prof. Dr. Mahmut Çivilibal, koruyucu hekimliğin önemine dikkat çekerek, "Bu hastalık erken dönemde farkına varılmadığında sinsi şekilde ilerleyerek kronik böbrek yetmezliği ve son dönem böbrek yetmezliği gidebilir. Gebelikte bebeğinin böbreğinde en ufak bir problem olan aileler doğum sonrası mutlaka çocuk nefroloğu ya da üroloğuna gitmelidir" dedi. Her bin 500 çocukta bir görülen UPJ darlığı tanısı anne karnında konuluyor. Tedavi edilmediği takdirde başta böbrek yetmezliği olmak üzere birçok rahatsızlığı beraberinde getiren hastalıkta erken tanı ve tedavinin önemi Memorial Bahçelievler Hastanesi’nde, 1. Pediatrik Nefro-üroloji Günleri kapsamında düzenlenen "UPJ Darlığına Multidisipliner Yaklaşım" adlı sempozyumda konuşuldu. Kadın Doğum, Perinatoloji, Pediatri, Çocuk Nefrolojisi, Çocuk Cerrahisi, Çocuk Ürolojisi, Radyoloji Ve Nükleer Tıp uzmanlarından oluşan 8 branşı bir araya getiren etkinliğe Türkiye'nin 20'den fazla şehrinden katılım oldu. Sunumların ardından gerçekleştirilen robotik UPJ cerrahi ise katılımcılar tarafından canlı izlendi. Ayrıca katılımcılara simülasyon yardımıyla robotik cerrahi eğitimi verildi.
“ANNENİN BESLENMESİ BİLE NEDEN OLABİLİR”

Hastalığın bebek, anne karnındayken böbreklerde görülen daralmayla ortaya çıktığını söyleyen Memorial Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Çivilibal, “Hafif şiddette olanların bir kısmı gebelikte bir kısmı ise doğum sonrası gerileyebilirken büyük bir bölümü doğum sonrası takiplerde, ultrasonografi ve sintigrafi (ilaçlı böbrek filmi) yöntemleriyle tespit edilir. Hastalığın oluşmasında en önemli faktör genetik bozukluklardır. Bu genetik bozulmaya annenin yanlış beslenme alışkanlıklarının yanı sıra, gebelikte maruz kaldığı kimyasal maddeler, radyasyon ve bazı ilaçlar neden olabilir” diye konuştu.

“TEDAVİ BAŞARISINDA KORUYUCU HEKİMLİK ÖNEMLİ”

Tanı sonrası düzenli takibin önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Çivilibal, “Gebelik döneminde tanı konulamamış, tanı konulduğu halde aile tarafından düzenli takibe getirilememiş ve bunun üzerine tekrarlayan enfeksiyon geçirmiş çocuklarda ne yazık ki böbrek kaybedilebiliyor. Hiç farkına varılmaksızın sinsi bir şekilde önce kronik böbrek yetmezliği ve son dönem böbrek yetmezliğine gidebilmekte. Bu noktada koruyucu hekimlik çok önemli. Anne ve baba adaylarına en önemli tavsiyem, gebelik dönemi takiplerini çok düzenli olarak yaptırsınlar. Gebelik döneminde böbreğinde en ufak bir problemi olan çocukların mutlaka doğum sonrası çocuk nefroloğu ya da üroloğuna götürülerek düzenli takiplerinin yaptırılması önemli” ifadelerini kullandı.
2
“ANNENİN BESLENMESİ BİLE NEDEN OLABİLİR” Hastalığın bebek, anne karnındayken böbreklerde görülen daralmayla ortaya çıktığını söyleyen Memorial Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Çivilibal, “Hafif şiddette olanların bir kısmı gebelikte bir kısmı ise doğum sonrası gerileyebilirken büyük bir bölümü doğum sonrası takiplerde, ultrasonografi ve sintigrafi (ilaçlı böbrek filmi) yöntemleriyle tespit edilir. Hastalığın oluşmasında en önemli faktör genetik bozukluklardır. Bu genetik bozulmaya annenin yanlış beslenme alışkanlıklarının yanı sıra, gebelikte maruz kaldığı kimyasal maddeler, radyasyon ve bazı ilaçlar neden olabilir” diye konuştu. “TEDAVİ BAŞARISINDA KORUYUCU HEKİMLİK ÖNEMLİ” Tanı sonrası düzenli takibin önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Çivilibal, “Gebelik döneminde tanı konulamamış, tanı konulduğu halde aile tarafından düzenli takibe getirilememiş ve bunun üzerine tekrarlayan enfeksiyon geçirmiş çocuklarda ne yazık ki böbrek kaybedilebiliyor. Hiç farkına varılmaksızın sinsi bir şekilde önce kronik böbrek yetmezliği ve son dönem böbrek yetmezliğine gidebilmekte. Bu noktada koruyucu hekimlik çok önemli. Anne ve baba adaylarına en önemli tavsiyem, gebelik dönemi takiplerini çok düzenli olarak yaptırsınlar. Gebelik döneminde böbreğinde en ufak bir problemi olan çocukların mutlaka doğum sonrası çocuk nefroloğu ya da üroloğuna götürülerek düzenli takiplerinin yaptırılması önemli” ifadelerini kullandı.
TEDAVİDE LAPAROSKOPİ VE ROBOTİK CERRAHİ DAHA AVANTAJLI

Memorial Bahçelievler Hastanesi Çocuk Ürolojisi Uzmanı Doç. Dr. Selçuk Sılay ise hastalık tanısının genellikle anne karnında konulduğunu belirterek, “Fakat bu hastalık her yaşta görülebiliyor. Bu hastaları tedavi etmediğimiz takdirde çocuklarda idrar yolu enfeksiyonuna, hipertansiyona, böbrek taşı gelişimine ve böbrek yetmezliğine yol açabilir. Bu nedenle biz bu çocuklara cerrahi tedavi uyguluyoruz. Tedavilerde mevcut yöntemler açık cerrahi, laparoskopi ve robotik cerrahidir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu alanda robotik cerrahiyi tercih etmeye başladık” dedi.

Açık ve kapalı cerrahinin detayları hakkında bilgi veren Doç. Dr. Selçuk Sılay şunları söyledi:

“Açık cerrahi uzun yıllardır başarıyla uygulanan geleneksel bir yöntem. Bunun dezavantajı 8 santimetrelik bir kesi yapılması. Ağrıya neden olarak hastanede yatış süresini uzatabiliyor. Ayrıca ciltte iz kaldığı için kozmetik olarak da iyi bir görünüm elde edilemeyebiliyor. Robotik cerrahinin avantajı ise çocuğun karnına milimetrik deliklerden girebilmemizi sağlıyor. Herhangi bir kas kesisi olmadığından çocuklar çok daha az hastanede yatıyorlar. Ağrı daha az oluyor, iyileşme süreci hızlı oluyor. Kozmetik anlamda da büyük avantaj sağlıyor.”
3
TEDAVİDE LAPAROSKOPİ VE ROBOTİK CERRAHİ DAHA AVANTAJLI Memorial Bahçelievler Hastanesi Çocuk Ürolojisi Uzmanı Doç. Dr. Selçuk Sılay ise hastalık tanısının genellikle anne karnında konulduğunu belirterek, “Fakat bu hastalık her yaşta görülebiliyor. Bu hastaları tedavi etmediğimiz takdirde çocuklarda idrar yolu enfeksiyonuna, hipertansiyona, böbrek taşı gelişimine ve böbrek yetmezliğine yol açabilir. Bu nedenle biz bu çocuklara cerrahi tedavi uyguluyoruz. Tedavilerde mevcut yöntemler açık cerrahi, laparoskopi ve robotik cerrahidir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu alanda robotik cerrahiyi tercih etmeye başladık” dedi. Açık ve kapalı cerrahinin detayları hakkında bilgi veren Doç. Dr. Selçuk Sılay şunları söyledi: “Açık cerrahi uzun yıllardır başarıyla uygulanan geleneksel bir yöntem. Bunun dezavantajı 8 santimetrelik bir kesi yapılması. Ağrıya neden olarak hastanede yatış süresini uzatabiliyor. Ayrıca ciltte iz kaldığı için kozmetik olarak da iyi bir görünüm elde edilemeyebiliyor. Robotik cerrahinin avantajı ise çocuğun karnına milimetrik deliklerden girebilmemizi sağlıyor. Herhangi bir kas kesisi olmadığından çocuklar çok daha az hastanede yatıyorlar. Ağrı daha az oluyor, iyileşme süreci hızlı oluyor. Kozmetik anlamda da büyük avantaj sağlıyor.”
8 AYLIK BEBEĞE ROBOTİK CERRAHİ

8 aylık bir erkek bebeğin robotik cerrahi ile ameliyatını gerçekleştiren Doç. Dr. Sılay, “Böbrek çıkışındaki darlık nedeniyle robotik cerrahiyle bu işlemi gerçekleştirdik. 2 saatlik bir operasyon ve planımız 24 saat içinde çocuğumuzu taburcu edebilmekti. Ameliyatın başarısı ise yüzde 95. Şimdiye kadar 100'e yakın robotik cerrahi ameliyatı yaptık. En küçük hastamız 2.5 aylık bir bebekti, Avrupa’da robotik cerrahi ile tedavi edilen en küçük bebekti. Bu anlamda ameliyatın her yaşta uygulanabildiğini ifade edebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

Küçük bebeğe uygulanan robotik cerrahi ameliyatı başarıyla tamamlanırken, katılımcılar tarafından canlı bir şekilde izlendi.
4
8 AYLIK BEBEĞE ROBOTİK CERRAHİ 8 aylık bir erkek bebeğin robotik cerrahi ile ameliyatını gerçekleştiren Doç. Dr. Sılay, “Böbrek çıkışındaki darlık nedeniyle robotik cerrahiyle bu işlemi gerçekleştirdik. 2 saatlik bir operasyon ve planımız 24 saat içinde çocuğumuzu taburcu edebilmekti. Ameliyatın başarısı ise yüzde 95. Şimdiye kadar 100'e yakın robotik cerrahi ameliyatı yaptık. En küçük hastamız 2.5 aylık bir bebekti, Avrupa’da robotik cerrahi ile tedavi edilen en küçük bebekti. Bu anlamda ameliyatın her yaşta uygulanabildiğini ifade edebiliriz” değerlendirmesinde bulundu. Küçük bebeğe uygulanan robotik cerrahi ameliyatı başarıyla tamamlanırken, katılımcılar tarafından canlı bir şekilde izlendi.