1793 ve 1802 yıllarında İstanbul Kıyıları

Araştırmacı ve yazar Ahmet Can Uysal, “1793 ve 1802 yıllarında İstanbul Kıyıları adlı kitabıyla Boğaziçi’nin imar tarihinin izini süren önemli bir çalışmaya imza atıyor.

28 Temmuz 2021 Çarşamba, 00:02
Abone Ol google-news

BOSTANCIBAŞI DEFTERLERİNDEKİ İSTANBUL

Bostancı Ocağı, Saray’ın muhafızları olup asayiş ve güvenliği sağlarlar. Padişah Haliç’te ya da Boğaz’da sandalla gezintiye çıktığında ona eşlik ederler.

18. yüzyılın sonu 19. yüzyılın başına doğru Boğaziçi’nde yerleşim o derece artıyor ki o dönemde padişah olan III. Selim ve II. Mahmud’un dikkatini bu gezintiler sırasında Boğaziçi’ndeki yapılar çekiyor. Ve Bostancı Ağa’ya: “Şu kimin hânesidir?..” gibi sorular soruyor. Bostancıbaşı da: “Falan kullarının hânesi” diyerek padişahı bilgilendiriyor.

YALI, HANE, CAMİ, ÇEŞME VE BOŞ ARSALAR…

İşte bu soruları yanlış cevaplamamak için Bostancıbaşı bir defter düzenler. Böylelikle Tophane’den başlayan yolculukta Rumeli Kavağına, Üsküdar’dan başlayan yolculukta Anadolu Kavağına kadar süren yolculuk sırasında görülen yalı, hane, cami, çeşme ve boş arsaların kaydı tutulur.

Bu çalışma, o dönemde İstanbul ve çevresindeki maddi kültür verilerinin saptaması için yapılmış biricik çalışmadır. Yazar, Boğaziçi yalılarını Bostancıbaşı defterlerinden hareketle saptamaya çalışmış.

Kitapta dokuz yalının hikâyesi ayrıntılı olarak işlenmiştir. Bunlar arasında Esma Sultan, Hidiv İsmail Paşa, Sadullah Paşa yalılarını, Mediha Sultan Sahil Sarayını, Kıbrıslı Yalısı’nı sayabiliriz.

İLK DEFTER KAYDININ TARİHİ 1793

İlk defter kaydının tarihi 1793’tür. Defterlerin çevirisini ilk olarak 1952’de Reşat Ekrem Koçu yapmıştır. İkinci yayın Cahit Kayra ve Erol Üyepazarcıklı’nın 1992’de çıkardıkları “II. Mahmut’un İstanbul’u” adlı kitaptır. 2013’te Keçecizade ailesine ait nüshayı Murat Bardakçı “III. Selim Dönemine Ait Bir Bostancıbaşı Defteri” adıyla kitaplaştırmıştır.

Ahmet Can Uysal’ın çevirmiş olduğu defter, bu alandaki son çeviridir. Uysal’ın yaptığı çalışma bu defterlerin günümüz Türkçesine çevrilmesi ile birlikte Boğaziçi’nin her semtinin kısa bir tarihsel anlatısıdır.

Yazar, her Boğaziçi semti için defterlere bakarak Müslümanlara ve Gayrimüslimlere ait yapıları sayısal karşılıkları ile anlatmıştır.

Boğaziçi semtlerini “Haliç Semtleri, Rumeli Yakası, Anadolu Yakası” adlı üç bölüme tayıran Uysal; Eminönü’nden, Eyüp’e, Kasımpaşa’ya, Tophane ve Beşiktaş’tan Sarıyer’e; Anadolu yakasında Üsküdar’dan Beykoz’a kadar bütün Boğaziçi semtlerini ayrı başlıklar halinde mimari yapılar bakımından değerlendirmiştir.

Kitabın sonuna eklenen harita ve görsel malzeme ise kitabı ayrıca zenginleştirmiştir. Uysal, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde ve Millet Yazma Eserler Kütüphanesi’nde bulunan nüshaları yayınlamış.

Sonuç kısmında yine konuyu özetleyip İstanbul Boğaziçi’ndeki yerleşim haritalarını ve tıpkıbasımlarını veriyor. Böylelikle İstanbul’un bir dönemine ışık tutan önemli bir çalışmaya imza atmış oluyor.

1793 ve 1802 yıllarında İstanbul Kıyıları / Ahmet Can Uysal / Hoşgörü Yayınları / 300 s.