Adaletin iki yüzü: IŞİD'lilere hoşgörü ve tahliye, muhaliflere tutuklama

Kırmızı bültenle aranan Ankara Gar katliamı sanığı IŞİD emiri Nusret Yılmaz, iki kez yasal yollardan Gürcistan’a geçti. Gürcistan, Yılmaz’ı “aranıyor” diye iki defa Türkiye’ye iade etti. İkisinde de gözaltına dahi alınmadı. Başına 1 milyon TL ödül konulan Yılmaz’ın şimdi nerede olduğu bilinmiyor. Diyarbakır’da 22 Aralık’ta yakalanan, IŞİD’in bombacısı olduğu iddiasıyla hakkında dava açılan Suriyeli Afra Şaar, ilk duruşmada tahliye edildi. İstanbul’da belediye otobüsünde cep telefonundan haber okuyan Deniz Aktaş, “muhbir vatandaş” ihbarıyla tutuklandı.

20 Şubat 2018 Salı, 23:05
Abone Ol google-news

Adalet Bakanlığı’nın “gizli” bir yazısıyla, 100 kişinin öldüğü Ankara Tren Garı katliamının kırmızı bültenle aranan sanığı IŞİD emirlerinden Nusret Yılmaz’ın “yasal yollardan”, elini kolunu sallayarak Türkiye’den Gürcistan’a geçtiği ortaya çıktı. Sarp Sınır Kapısı’ndan geçen Nusret Yılmaz’ın arandığını gören Gürcü makamları, Yılmaz’ı Türkiye’ye sınır dışı etti. Buna karşılık sanık Yılmaz, gözaltına alınmadı. Adalet Bakanlığı’nın Ankara ve Gaziantep Başsavcılıklarına gönderdiği yazıda, Nusret Yılmaz’ın sınır dışı edilmesinden iki gün sonra yeniden Sarp Sınır Kapısı’ndan geçmeye çalıştığı, ancak Gürcü makamlarının buna izin vermediği ifade edildi. Gürcistan’a geçemeyen ve Türkiye’de kalan Yılmaz’ın neden gözaltına alınmadığı, soru işaretine neden oldu.

Dışişleri Bakanlığı’nın notu üzerine Adalet Bakanlığı, 1 Şubat 2018’de Ankara ve Gaziantep Cumhuriyet başsavcılıkları ile İçişleri Bakanlığı’na “gizli” ibareli bir yazı gönderdi. Yazının konusunu, İçişleri Bakanlığı’nın aranan teröristler listesinde “yeşil” kategoride bulunan ve başına 1 milyon TL ödül konulan IŞİD üyesi Nusret Yılmaz oluşturuyordu. Suçluların İadesi ve Hükümlü Nakil Bürosu Daire Başkanı hâkim Mustafa Dündar tarafından gönderilen yazıda, “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi ile Gaziantep 2. ve 8. Ağır Ceza Mmahkemeleri tarafından çıkarılan yakalama emirlerine istinaden, Nusret Yılmaz’ın A-9752/10- 2017 kontrol numarası ile uluslararası platformda kırmızı bültenle arandığına dikkat çekildi.

Yakalama kaydı var

Türkiye’nin Tiflis Büyükelçiliği’nden alınan yazıya atıf yapılan bakanlık yazısında, Nusret Yılmaz’ın 2017 yılı ortalarında yasal yollardan Sarp Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a giriş yapmak isterken Gürcü sınır polisinin, şüpheli hakkında hem Türkiye hem de ABD tarafından alınan arama kararı bulunduğunu tespit ettiği, bunun üzerine Gürcistan İçişleri ve Adalet bakanlıklarının ortak kararı uyarınca Yılmaz’ın Türkiye’ye sınır dışı edildiği kaydedildi. Ancak bu hadiseden iki gün sonra Nusret Yılmaz’ın yeniden yasal yollardan Sarp Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a giriş yapmak üzere geldiği belirtilen yazıda, buna karşılık sanığın Gürcü makamları tarafından Gürcistan’a alınmadığını ifade edildi.

Yazıda, adı geçen hakkında konsolosluk. net sisteminden yapılan incelemede, 10 Temmuz 2017 tarihinde “yasadışı örgüt faaliyetleri” sebebiyle “H” tahdidi ve Interpol tarafından yakalama kaydı konulduğunun görüldüğü belirtilirken yurda giriş çıkış kaydına erişilmek istendiğinde ise müteaddit kereler “EGM Servis Hatası; Veri Arama Kısmında Hata Oluştu” uyarısı alındığı aktarıldı.

Adalet Bakanlığı yazısının sonunda; Ankara ve Gaziantep başsavcılıkları ile İçişleri Bakanlığı’na “Bu itibarla, adı geçenin sınır dışı edilmesi sonrası, hakkında söz konusu yakalama kararlarına istinaden herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı, yapılmış olması halinde işlem sonucundan tarafımıza bilgi verilmesi” isteğinde bulundu.

YANIT BEKLEYEN SORULAR

Adalet Bakanlığı’nın bu yazısı; firari sanık Nusret Yılmaz’ın Sarp Sınır Kapısı’ndan rahatça geçtiği, Gürcistan’tan sınır dışı edilmesinden sonra ise gözaltına alınmadığını gösterdi. Bu yazışmalardan sonra şu sorular yanıt bekliyor:

* Kırmızı bültenle aranan bir IŞİD üyesi, nasıl yasal yollardan Sarp Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a geçmeyi başardı?

* Sarp Sınır Kapısı’ndaki görevliler sistemde “yasa dışı örgüt faaliyetleri” sebebiyle tahdit konulan Nusret Yılmaz’a neden geçiş izni verdi?

* Gürcistan’ın sınır dışı ettiği Yılmaz, Türkiye’de neden gözaltına alınmadı? Alındıysa neden serbest bırakıldı?

* Gürcistan makamlarının ikinci girişine izin vermediği Nusret Yılmaz şu an nerede?

 

IŞİD ’in bombacısı ilk duruşmada tahliye edildi

Diyarbakır’da geçen 22 Aralık’ta yakalanan, 6 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanan ve IŞİD terör örgütünün bombacısı olduğu iddiasıyla hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan Suriyeli İngilizce öğretmeni Afra Şaar (28) delillerin önemli ölçüde toplanmış olması, tutuklu kaldığı süre, kaçma, gizlenme ya da delilleri karartması konusunda somut olguların bulunmayışı gerekçesiyle tahliye edildi. Şaar 18 Ocak’ta cezaevinden salıverildi.

Diyarbakır’da, 22 Aralık 2017’de ihbar üzerine harekete geçen Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Suriye’de öldüğü iddia edilen terör örgütü IŞİD üyesi Faysal Selimoğlu’nun ailesinin evine operasyon düzenledi. İhbarda, IŞİD’in canlı bombası olduğu iddia edilen Suriyeli İngilizce öğretmeni Afra Şaar yakalanırken, evde kapsamlı araştırma yapıldı. Aramada, 3 cep telefonu, 2 sim kart, 2 tablet, dizüstü bilgisayar, “Vasiyet” başlıklı bir evrak ve bilgisayar ele geçirildi.

Ele geçirilen dijital materyallerin içinde, gözaltına alınan Afra Şaar ve dini nikâhlı eşi Faysal Selimoğlu’nun Suriye’deki çatışma bölgelerinde çekildiği tahmin edilen ve ellerinde uzun namlulu silahlar bulunan fotoğrafları tespit edildi.

15 yıl hapis istemi

İfadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilen Afra Şaar hakkında, “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

İddianamenin kabul edilmesinin ardından, tutuklu sanık Afra Şaar’ın yargılanmasına Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Davanın geçen günlerde görülen ilk celsesinei SEGBİS ile katılan Halep doğumlu Şaar, “Suriye vatandaşıyım. Aynı zamanda Türkiye’de geçici kalma iznim var. Ben IŞİD üyesi değilim. Faysal Selimoğlu benim eşimdir. Kendisi Suriye’de vefat etti. Eşim IŞİD üyesiydi. Eşimle Suriye’de tanıştım ve orada evlendik. Evlendikten 2 ay sonra Diyarbakır’a geldik. 6-7 ay kaldıktan sonra tekrar Suriye’ye döndük. Cep telefonunda fotoğraflar vardır, o fotoğraflar eşimin fotoğrafıdır” dedi.

Serbest bırakıldı

Daha sonra görüşünü açıklayan savcı, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, toplanacak delil bulunmayışı, suç vasfının sanık lehine değişme ihtimali nazara alınarak Şaar’ın tahliyesine karar verilmesini istedi. Ardından söz alan sanık avukatı Barış Yiğit de müvekkilinin örgüt üyesi olduğunu gösterir tek bir delil bulunmadığını belirterek, Şaar’ın tahliye edilmesini istedi. Şaar 18 Ocak’ta cezaevinden salıverildi. Duruşma ertelendi. Savcılık ifadesinde Halep’teki bir üniversitede İngilizce öğretmenliği bölümünden mezun olduğunu belirten Afra Şaar, şunları kaydetmişti “Halep’te öğretmen olarak çalışmaya başladım. Suriye’de savaş başladıktan sonra iş hayatım sona erdi. 2014 yılında Suriye’de Arap bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştığım “Ebu Habiba” kod adlı Faysal Selimoğlu ile evlendim. Eşim, IŞİD terör örgütü saflarında savaşırken vefat etti. Eşim, IŞİD terör örgütü mensubuydu. Kendisi örgütün bomba, silah imalatını yapıyordu” demişti.

 

 

Sudan bahanelerle muhaliflere tutuklama... Tutuklanmak değil muhbirler can sıkıcı

İstanbul’da belediyeye ait otobüste önceki gün seyahat eden Deniz Aktaş başka bir yolcunun ihbarı sonrası gözaltına alınarak tutuklandı. Aktaş’ın avukat Gülhan Kaya, “Tutuklama tedbiri onun canını sıkacak bir durum değil. Bu memlekette muhalifseniz sıkça karşılaştığınız bir durum. Ama en can sıkıcı ve endişe verici olan bu muhbirlik ve ihbarcılık olayıdır” dedi.

Bir yolcunun ihbarı sonucu tutuklanarak Bakırköy Cezaevi’ne gönderilen Deniz Aktaş’ın avukatı Gülhan Kaya, olayın sabah 06.30’da gerçekleştiğini belirterek iddia edildiği gibi bir yazışma olmadığını, Aktaş’ın bir haber sitesinden haber okuduğunu söyledi. İhbar eden eden kişi, Aktaş’ın Devrim-Der adlı bir grupta yazışmalar yaptığını ve telefonunda Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının olduğunu iddia etmişti. Kaya, müvekkilinin Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Kadın Meclisleri üyesi olduğunu belirterek, “Yani bir siyasetçi... Artık muhalif haberlere bakmaya bile tahammül edemiyorlar. Muhalif haber okumak suç. Bu tarz ihbarlar yaygınlaştı. İnsanlar artık düşüncesi hoşuna gitmeyen ve muhalif haber okuyan insanları ihbar edecek ve bu gözaltı gerekçesi sayılacak ve sayılıyor da. Bizi en çok bu durum korkutuyor” diye konuştu.

İhbarcının yaptığı suç

Savcıdan Aktaş’ın telefonunu açıp bakmasını istediklerini anlatan Kaya, esas ihbarcı yolcunun yaptığının suç olduğunu vurgulayarak “Karşısındaki kişinin özel hayatını ihlal ediyor. Bunu çok büyük bir gurur kaynağı olarak görüyor. Ne yazık ki bu memlekette bir de bunlar ödüllendiriliyor. Amaç insanların fikrini ortaya koymasını engellemek. Sokak ortalarında kadınlar dövülüyor. İnsanlar yan tarafına geçip izliyorlar. Ama mesele siyasetle ilgili olduğunda, en ufak bir farklı görüş olduğunda ‘örgüt üyeliğinden’ tutuklamalarla karşılaşılıyor. En vahim olanı insanların konuşamayacak hale getirilmesidir” dedi.

Futbol takımlarıyla görüşmesi de suç sayılan Cellalettin Can'a ve 15 kişi tutuklandı