AKP’li vekil, şeyhin mektubuna tepki gösterip, İstanbul Sözleşmesi'ni savundu

AKP içerisinde İstanbul Sözleşmesi'ni savunan açıklamalarıyla dikkat çeken İstanbul Milletvekili Canan Kalsın, çocuk istismarı faili şeyh Fatih Nurullah'ın sözleşmeye saldırmasına yanıt verdi.

29 Eylül 2020 Salı, 14:15
AKP’li vekil, şeyhin mektubuna tepki gösterip, İstanbul Sözleşmesi'ni savundu
Abone Ol google-news

12 yaşındaki kız çocuğunu istismar ettiği gerekçesiyle tutuklanan Şeyh Fatih Nurullah tutuklanmasına ilişkin, "İstanbul Sözleşmesi'ndeki beyan esas alınarak, bu durum zuhur etmiştir" dedi.

İstismarı reddetmeyen Şeyh'in sözleşmeye saldırması kadınların İstanbul Sözleşmesi'ni neden savunduklarını bir kez daha gösterirken, şeyhe bir itiraz da AKP İstanbul Milletvekili Canan Kalsın'dan geldi. 

Parti içerisinde çatlak yaratan İstanbul Sözleşmesi'ni sıklıkla savunan açıklamalarıyla gündeme gelen Kalsın, "12 yaşındaki çocuğu taciz eden istismarcı şey(h) “istanbul Sözleşmesi” yüzünden 12 yaşındaki çocukla evlenemediğini savunmuş! Hah şimdi gayya kuyulu amcaların meramı ortaya çıkıyor. Tam da sözleşme bunun için var. Size sözümüzse şu Yuh olsun sizlere binlerce kez!" paylaşımında bulundu.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NE SALDIRDI

 Şeyh Fatih Nurullah  müritlerine gönderdiği mektubunda şunları demişti:

“Aklıma Ahmet Yesevi Hazretleri geldi. 63 yaşından sonra yer altına inmiş ve bir daha ışığı görmemiş. Kendimi şartladım. Çıkarsam hizmetinize devam edeceğim. Sizi üzecek bir şey yapmadım. Komployla karşı karşıyayız. Uyuşturucu bağımlısı birinin bozuk aile yapısının korunması için yaptığımız merhameten yardımlar ihanet ve komplo olarak geri dönmüştür. Kızlarını bize teklif etmişler. Bizim de “Yaşı 18'e geldiğinde belki olur” demekliğimiz olmuştur. Telefondaki konuşmalarda, yapmadığımız fiileri bize zorla teyit ettirmek istemişler ve ayrı ayrı para talep etmişlerdir. (70.000 TL) Telefondaki “yapmayın – etmeyin” ricaları böyle bir sonucun doğmaması içindir. Ne yazık ki İstanbul Sözleşmesi'ndeki beyan esas alınarak, bu durum zuhur etmiştir.”

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR?

Tam adı “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”dir. 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılmış, 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. İstanbul’da imzaya açılması sebebiyle bu şekilde isimlendirilmiştir.

İstanbul Sözleşmesi, kadınlara yönelik her tür şiddete karşı hukuki çerçevede detaylı bir koruma sağlayan ilk uluslararası belgedir.

Özel olarak kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti hedef alan ilk Avrupa Sözleşmesi olma niteliğini taşıyan Sözleşme, bugüne kadar Türkiye dâhil 34 ülke tarafından onaylanmıştır. Türkiye, Sözleşme’yi imzaya açıldığı 11 Mayıs 2011 tarihinde imzalamış, 14 Mart 2012 tarihinde ise onaylamıştır. Böylece Türkiye sözleşmeyi onaylayan ilk ülke olmuştur.

İstanbul Sözleşmesi’nde, sözleşmeyi parlamentolarından geçirmiş hükümetlerin kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin her türüyle mücadele etmek için bir dizi kapsamlı tedbir alması istenmektedir. Sözleşmenin her bir maddesinde şiddet eylemlerinin meydana gelmesinin önlenmesi, mağdurlara yardım edilmesi ve faillerin adalet önüne çıkartılması amaçlanmaktadır. Sözleşme, örneğin aile içi şiddet, ısrarlı takip, cinsel taciz ve psikolojik şiddet gibi, kadına yönelik farklı şiddet türlerinin suç olarak kabul edilmesini ve bunlara karşı yasal yaptırımlar getirilmesini gerekli kılmaktadır.