AKP'yi karıştıracak iddia: Yeni anayasayı FETÖ yaptı

Çanakkale belediye başkanı Ülgür Gökhan yeni anayasanın bizzat FETÖ'cüler tarafından hazırlandığını iddia etti.

10 Şubat 2017 Cuma, 10:53
Abone Ol google-news
7 Haziran genel seçimleri sonrasında Çanakkale'de AKP'nin tek başına iktidar olamaması nedeniyle pilav dağıtan Gökhan havuz medyası tarafından "HDP barajı geçtiği için pilav dağıttı" haberleriyle eleştirilmişti. 

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, İşte Bozcaadahaber.net muhabiri Serkan İlik'e gündemi değerlendirdi. 
 
AKP’nin değiştirmek istediği anayasayı FETÖ’nün yaptığını iddia eden Başkan Gökhan, sandıktan evet çıkması durumunda Türkiye’nin Hitler, Musolini gibi dönemleri göreceğini iddia etti. 
 
"50 yıldır demokrasi nöbeti tutuyorum" 

Gökhan, "Demokrasi Nöbetlerine katılmadığım için AKP tarafından sıkça eleştirildim. Darbe gecesi herkes kaçışırken darbeye karşı ilk tweeti ben attım. 50 yıldır demokrasi nöbeti tutuyorum, 1 ay değil..."
 
"Çanakkale köprüsü olmalıydı ve oldu"

"Çanakkale köprüsü olmalıydı ve oldu. Daha önce yerine itirazımız vardı ama yeri değişti. Yeri Kilitbayır ve Çanakkale arasındaydı. Şehrin üstünden tabii olmaz. Nitekim kabul gördü şu anda uygun bir alana Gelibolu-Eceabat, Çanakkale- Lapseki arasındaki bir mevkiiye yapılabiliyor. Tabii bu bir ülkenin ulaşım konusunda bir rahatlamasını sağlıyor. Özellikle Avrupa’dan Anadolu’ya giden trafiğin buradan geçerek Bursa-İzmir Karayolu’na bağlanması oradan da Ege ve Anadolu’ya gitmesi önemli. Çanakkale’nin konutsal anlamda kalabalıklaşmasının, aşırı nüfuslaşması açısından ben bir sıkıntı görmüyorum. Böyle bir patlama beklemiyorum. Ancak şu şartla; Mevcut 1/100 bin planı bozmamak kaydı ile. O plan bozulmazsa her şey sağlıklı bir şekilde ilerler."
 
 
"Hayır çıkması ülkeyi rahatlatır"

"Hayır çıkacağı kesin. Ben yüzde 60 Hayır bekliyorum Çanakkale’de. AKP’nin birinci parti çıkması ile refarandumun bir alakası yok. Şu anda seçimde değiliz. Bu ülkenin yönetim sistemi ile ve genel rejimle ilgili bir konu. Şimdi yine önümüze geldiler, bize Evet deyin. Niye Evet diyeceğiz? Bu duruma mı Evet diyeceğiz? Bakın bir şey dikkatimi çekiyor, Evet ile ilgili bir savunma yok. Sadece suçlama var. Bir de saçma bir suçlama var. PKK, HDP, EMEP, DHKPC, vs falan tamam ben de şimdi devam ediyorum, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi, Vatan Partisi’de Hayır diyor. Vay FETÖ'cüler vay. Şunu da söylemek lazım Cumhuriyet Halk Partisi, hiçbir zaman PKK ile bir araya gelmedi. Ama sen geldin. Oslo’da görüştün, İmralı’da da görüştün, haburdan geçirdin hepsini yaptın." 
 
"FETÖ darbe yapabilseydi o da bunu yapacaktı"

"Şimdi KESK’leri, solcuları içeriye atıyorlar. FETÖ darbe yapabilseydi o da bunu yapacaktı. Çünkü aynı kafa yapısı. Ve ben başka bir şey iddia ediyorum. Bu anayasayı FÖTÖ yapmıştır. Bu kadar kısa zamanda böyle bir metin olamaz bu hazırlanmış. Paket de duruyordu. Kim hazırlamış bu anayasayı? Mesela 80 anayasasını Aldıkaçtı diye bir adam hazırladı. Hangi akla göre yazılmış? Hangi heyet? Oradaki milletvekillerinin yazacağı iş mi bu? Bu daha önce rafta duran bir taslak, olay böyle olunca çıkardılar. Bu anayasaya evet çıkarsa ne olacağı belli. Söylememe gerek yok. Açın tarih kitaplarını okuyun. 1939’ları 38’leri okuyun. Hitler’imi istersin, Musolini’yi mi istersin?"
 
İşte Bozcaadahaber.net Muhabiri Serkan İlik'in Ülgür Gökhan ile yaptığı röportajın tamamı;

AKP’nin Sur belediyesi ile kardeş olmasına verdiği tepkiye “Kayyumla değil Sur halkıyla kardeşiz” cevabı veren ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı ile hakkında soruşturma başlatılan Çanakkale’de 4 dönemdir Belediye Başkanlığı yapan CHP’li Ülgür Gökhan.

Kendisi 15 yıldır Çanakkale’de altın madenlerine karşı verdiği mücadele ile tanınıyor. Ancak 7 Haziran seçimlerinden bu yana yaptığı ve söylediği cesur sözler AKP tarafından manipüle edilerek hedef tahtasına konulmaya çalışıldı.

KEDİSİNİN ADI BİLE BARIŞ

7 Haziran seçimlerinde AKP’nin tek başına iktidar olamaması için dağıttığı hayır pilavı, Sur Belediyesi ile olan kardeşlik protokolü, Troya Festivali’ne konuk olarak Can Dündar’ın davet edilmesi. Çanakkale’de yetişmiş, Galatasaray Üniversitesi mezunu, profosyonel voleybolcu HDP İl Başkanı’nın kızını belediyeye alması, demokrasi nöbetlerine katılmaması gibi birçok konuda AKP’nin hedef tahtasına oturmuştu. Hatta o zor süreçte katıldığı bir şehit cenazesinde birkaç kişi kendisine planlı bir şekilde yapıldığı belli olan bir linç girişiminde bulunuldu. 18 Mart töreninde otobüs otobüs getirilen kişilerle kendi memleketinde yuhalatılmıştı.

Ancak barışa olan inancı onu hiç yıldırmadı ve söyleyeceği hiçbir şeyden çekinmedi. Çanakkale’de her yerde halkın arasında görülebilen, sosyal belediyecilikte çok başarılı sevgi dolu,  dolu bir belediye başkanı. Hatta makamında beslediği ve özel odası bulunan kedisinin adı bile “Barış”.

Başkan Gökhan ile yaşadıklarını ve Türkiye’nin durumunu konuştuk. Gerçekleştirdiğimiz samimi röportajda Başkan Gökhan, yine çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. AKP’nin değiştirmek istediği anayasayı FETÖ’nün yaptığını iddia eden Başkan Gökhan, sandıktan evet çıkması durumunda Türkiye’nin Hitler, Musolini gibi dönemleri göreceğini düşünüyor.

Demokrasi Nöbetlerine katılmadığı için AKP tarafından sıkça eleştirilen başkan Gökhan, darbe gecesi herkes pusarken darbeye karşı ilk twiti kendisinin attığını ifade etti ve “Ben 50 yıldır demokrasi nöbeti tutuyorum, 1 ay değil.” Diyor.

Türkiye’de 4 dönemdir başkanlık yapan ender CHP’li başkanlarındansınız. Bu başarınızı neye borçlusunuz.

Bir öncelikle şehrimi seviyorum. Hemşirelerime hizmet etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Burada geçmiş yıllardan gelen siyasi tecrübem var. Sivil toplum kuruluşları ile ilgili tecrübem var. Ticaret odası olsun, Dardanelspor olsun çeşitli kurum ve derneklerde çalışmalarım var. Bu kentte ticaret yaptım ve hala yapıyorum. Geçmişte daha yoğun ticari faaliyeti içerisindeydim. Dolayısıyla tüm bunları üst üste koyduğumuzda belediye başkanı seçildikten sonra zevk ve başarı ile bu görevi götürüyorum.

Çanakkale’de yapmak istediğiniz ama yapamadığınız projeler oldu mu?

Şu anda en çok üstünde durduğum ve olmasını istediğim bir proje var. Şu anda ilerlemesi yavaş giden bir türlü 3 yıldır ilerlemeyen bir “Barış Kordonu” projesi var. Bir de sosyal konutların kentsel dönüşüm projesi var. Çok yavaş ilerliyor. Sanki bu döneme yetişemeyecek diye endişem var. Onun dışında yapmak isteyip de yapamadığım bir proje yok.

Sizin yıllarca altın madenlerine ve termik santraller gibi projelere karşı verdiğiniz mücadele biliniyor. Son zamanlarda bu tür projeler tekrardan gündemde. Bu konuda neler yapılıyor.

Mücadeleye devam ediyoruz. Geri adım yok. Çünkü Çanakkale gerçekten çevre özürlüsü hale gelmemesi gereken dünyanın ve Türkiye’nin en önemli ve en kıymetli alanı.

Çanakkale Köprüsü Çanakkale’ye ne getirir ne götürür.

Şimdi bu Çanakkale köprüsü olmalıydı ve oldu. Daha önce yerine itirazımız vardı ama yeri değişti. Yeri Kilitbayır ve Çanakkale arasındaydı. Şehrin üstünden tabii olmaz. Nitekim kabul gördü şu anda uygun bir alana Gelibolu-Eceabat, Çanakkale- Lapseki arasındaki bir mevkiiye yapılabiliyor. Tabii bu bir ülkenin ulaşım konusunda bir rahatlamasını sağlıyor. Özellikle Avrupa’dan Anadolu’ya giden trafiğin buradan geçerek Bursa-İzmir Karayolu’na bağlanması oradan da Ege ve Anadolu’ya gitmesi önemli.

İki Çanakkale’ye ulaşımı da rahatlatıyor. Yarım saatlik, 45 dakikalık hatta yazın 1-2 saatlik bir zaman kazanmış oluyoruz. Bu da önemli tabii. Bu aynı zamanda Çanakkale civarındaki turistlik alanları etkileyecektir, insanlar buraya rahat gelebilmenin avantajını kullanacaklardır. Neresinden bakarsanız bakın olumludur. Çanakkale’nin konutsal anlamda kalabalıklaşmasının, aşırı nüfuslaşması açısından ben bir sıkıntı görmüyorum. Böyle bir patlama beklemiyorum. Ancak şu şartla; Mevcut 1/100 bin planı bozmamak kaydı ile. O plan bozulmazsa her şey sağlıklı bir şekilde ilerler.

Köprü’nüjn evet e ya da hayır a etkisi olur mu?

Valla olmaması lazım. Köprü yaptık diye bu millet evet diyecekse mesele yok. Köprü işi ayrı bir iş demokrasi ayrı bir iş.

Referandum hakkındaki görüşleriniz nelerdir. Evet ya da hayır çıkarsa sizce ne değişir.

Hayır çıkması ülkeyi rahatlatır. Evet çıkarsa ülke iyice gerilir. Öyle yetkiler var ki bir kişiye verilemeyecek, devlet başkanına verilemeyecek. Demokrasi ile uyuşmayan, uzlaşmayan öyle yetkiler var ki, bunların ülkede bir gerginliğin nedeni olma ihtimali çok yüksek. Özellikle Cumhurbaşkanı’nın parti genel başkanı olması buna çok dikkat etmek lazım. Aynı Cumhurbaşkanı yargı üyelerini seçecek, meclisin seçtiği kısımlarda da meclisin oluşumu zaten Cumhurbaşkanı’nı inisiyatifinde olduğu için, partili genel başkanı olarak listesi Cumhurbaşkanı’na ne kadar karşı çıkabilir. Dolayısıyla Evet büyük sıkıntı yaratır. Olmaması gerekir. Hayır çıkmasında Hayır vardır.

Son genel seçimde il genelinde AKP önde çıkmıştı. Sizce referandumda bu tablo nasıl olur?

Hayır çıkacağı kesin. Ben yüzde 60 Hayır bekliyorum Çanakkale’de. AKP’nin birinci parti çıkması ile refarandumun bir alakası yok. Şu anda seçimde değiliz. Bu ülkenin yönetim sistemi ile ve genel rejimle ilgili bir konu. Burada daha önceki refarandumda da hayır çıkmıştı. Çanakkale ilinde, tamamında. Aslında biraz daha derine inersek, 2010 refarandumunda Türkiye’de Evet çıkmıştı. O refarandumda yetmez ama evetçiler vardı. “Ya bu iyi olacaktır, ileride biraz daha gelişir” vs diye iddia ediyorlardı. İşte göründü ki söylenen gibi olmadı. Evet çıkan anayasa değişikliğinin ardından hükümet o dediklerinin hiçbirini yapmadı. En önemlisi şunu yapmadı. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu çok tarafsız olacak, bağımsız olacak dendi FETÖCÜ oldu. Şimdi yine aynı kelimeler geçiyor. Pekii bu sefer kim yerleştirecek? Parti genel başkanı olan bir Cumhurbaşkanı’nın seçtiği kişiler olacak. “E canım bunun bir kısmını da meclis seçiyor” Hangi Meclis? Partili genel başkanı olan Cumhurbaşkanı listelediği meclis. Bütün denge mekanizmaları ortadan kaldırılmış durumda. Dolayısıyla 2010 refarandumunda siyasi partiler yasasını değiştireceğiz demişlerdi. Seçim yasasını değiştireceğiz, YÖK’ü kaldıracağız demişlerdi hatırlayınız. Hangisi oldu? Hiçbiri olmadı. Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu “FETÖ Yüksek Kurulu” oldu.

Şimdi yine önümüze geldiler, bize Evet deyin. Niye Evet diyeceğiz? Bu duruma mı Evet diyeceğiz? Bakın bir şey dikkatimi çekiyor, Evet ile ilgili bir savunma yok. Sadece suçlama var. Bir de saçma bir suçlama var. PKK,HDP,EMEP,DHKPC, vs falan tamam ben de şimdi devam ediyorum, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi, Vatan Partisi’de Hayır diyor. Vay fetöcüler vay.

Şunu da söylemek lazım Cumhuriyet Halk Partisi, hiçbir zaman PKK ile bir araya gelmedi. Ama sen geldin. Oslo’da görüştün, İmralı’da da görüştün, haburdan geçirdin hepsini yaptın.

Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere birçok siyasi isim bunun rejim değişikliği olduğunu düşünüyor siz buna katılıyor musunuz?

Evet düşünüyorum. Cumhuriyet tek başına bir anlam ifade etmiyor. Suriye’de Cumhuriyet, İran’da Cumhuriyet, Libya’da Cumhuriyet, hepsi Cumhuriyet. Cumhuriyet ne demek halkın yönetimi demek. Ama nasıl yönetildiği önemli halkın. Biz diyoruz ki demokratik parlamenter sistemle olan bir rejim. Sen bunun demokratik parlamenter kısmını atınca tehlikeli bir Cumhuriyet kalıyor, içinin ne olduğu belli olmayan. Bizim rejimimiz demokratik parlamenter Cumhuriyet rejimidir.

15 Temmuz sonrasında yurt genelinde yapılan demokrasi nöbetlerine katılmadığınız AKP ve MHP tarafından eleştirilmişti. Ama gelinen noktada sizin haklı çıktığınız gözüküyor. Hatta Yeni Kapı Ruhu’na ihanet edildiği ifade ediliyor. Bunun olacağını ön görmüş müydünüz?

Darbe gecesi ben İstanbul’daydım. Kızımın evinde tam adalara bakarken orada bir haraketlilik var ne oluyor derken televizyonu açtım darbe oluyor. Hemen bir twit attım “Ülkemizde yaşanan kalkışma girişimine karşı barışın kenti Çanakkale’den demokrasiye olan tüm inancımız ile birlik içinde dimdik olmalıyız” şeklinde. Çanakkale’de olsaydım onlardan önce çıkardım. Ancak onlar ilk önce bi pustular, gözlediler ondan sonra çıktılar. Bunların hepsini gördük. Hatta hanım dedi ki “Bunu yazıyorsun yarın başın belaya girer”. Dedim darbeye karşıysa,k darbeye karşıyız bitti. Bu arada Çanakkale İskele Meydanı’nda toplaşmışlar. İki gün sonra Çanakkale’ye döndüğümde meydana baktım meydanda AKP’liden başka kimse yok. Hatta AKP’li de yok AKP’nin etraftan topladığı adamlar var. Çanakkaleli kimse yok. Ne oluyor orada dedim “Dombra” çalıyor dediler. Vali mi yapıyor bunu? Hayır. AKP yapıyor Vali konuşma yapıyor. Dedim Vali beni çağırırsa giderim. Hemen il başkanını aradım, siyaseten il başkanına bağlıyım. Tabii idareten de valiye bağlıyım. Sonra il başkanıma sordum ne yapıyoruz gitmiyoruz. Niye, çünkü oranın manzarası belli. Sarıklı takkeli bir sürü adam. Fetöcülerin kökü orada.

Bu arada ben belediye meclisini olağanüstü topladım. Ve darbe karşıtlığına dair bir deklarasyon yaptık. İki genel başkanın mitinglerine katılım sağladık. İstanbul, İzmir mitinglerinde darbe karşıtı olarak yer aldık. En son Çanakkale’de Seldağ Bağcan konseri gerçekleştirdik. Onlar orada toplanırken 10 bine yakın insan Özgürlük Park’ında toplandı. Orada bir konuşma yaptım. “Biz 1 ay değil 50 yıldır demokrasi nöbeti tutuyoruz” dedim. Nereden beri, Uğur Mumcu’lardan, Bahriye Üçok’lardan, Muammer Aksoy’lardan beri demokrasi nöbetleri tutuyoruz.

Biz bunları söylüyorduk, fetöcuları anlatıyorduk. Siz yan yana kucak kucağa otururken biz ne olduklarını söylüyorduk size. O zaman bizi fişliyordunuz, ergenekoncu diyordunuz, darbeci diyordunuz. Dolayısıyla benim darbeye karşıtlığımı kimse sorgulayamaz. Ben gereken her şeyi yaptım.

PEKİİ BU YENİ KAPI RUHU DENİLEN SÜRECE İHANET EDİLECEĞİNİ BİLİYOR MUYDUNUZ?

Yahu o ruha zaten sahip olsalar sorun bitecek. Öyle bir ruha sahip olan böyle bir anaya getirebilir mi? Şimdi KESK’leri, solcuları içeriye atıyorlar. FETÖ darbe yapabilseydi o da bunu yapacaktı. Çünkü aynı kafa yapısı. Ve ben başka bir şey iddia ediyorum. Bu anayasayı FÖTÖ yapmıştır. Bu kadar kısa zamanda böyle bir metin olamaz bu hazırlanmış. Paket de duruyordu. Kim hazırlamış bu anayasayı? Mesela 80 anayasasını Aldıkaçtı diye bir adam hazırladı. Hangi akla göre yazılmış? Hangi heyet? Oradaki milletvekillerinin yazacağı iş mi bu? Bu daha önce rafta duran bir taslak, olay böyle olunca çıkardılar.

Sur halkı ile örnek dayanışma içerisinde olmuştunuz. Hatta kardeş belediye olmanıza karşı eleştiriler gelirken atanan kayyumların neticesinde söylediğiniz sözler AKP’yi çok rahatsız etmişti. Gelinen noktada atanan kayyumlar, tutuklanan gazeteciler, vekiller, öğretim üyeleri derken Türkiye sizce nereye doğru gidiyor?

Bu anayasaya evet çıkarsa ne olacağı belli. Söylememe gerek yok. Açın tarih kitaplarını okuyun. 1939’ları 38’leri okuyun. Hitler’imi istersin, Musolini’yi mi istersin?

Bir dahaki dönem için aday olmadığınız söyleniyor. Ancak gerek sosyal belediyecilik anlamındaki başarınız, gerekse barışa olan katkınız nedeniyle bu iddialara karşı çok üzülen kesim az değil. Bu iddialar doğru mu?

Ben hiçbir yerde ne varım dedim ne de yokum dedim. Neden? Benim siyasi terbiyem gereği kendi başıma karar veremem. Mutlaka siyasi partimin süzgecinden geçerek karar verilecektir. Bugün itibari ile herhangi bir imada bulunmam bile partime saygısızlıktır. Aday olmayacak mış yalan, olacak mış bu belli değil. Çünkü böyle bir karar yok ortada.

7 Haziran’ın ardından başta AKP’nin tek başına iktidar olamamasına karşı dağıttığınız pilav olmak üzere her açıklamanız bazı kesimler tarafından bilinçli olarak manipüle edildi ve hedef gösterildiniz. Neticesinde çok üzücü olaylar da yaşadınız. Ancak ülkenin en zor süreçten geçtiği zamanda tüm manipülelere rağmen tepkinizi çekinmeden dile getirebiliyorsunuz. Bu sizi çok yordu mu?

Hayır artık ben bunlara acıyorum. Çünkü yalan söylüyorlar iftira atıyorlar. Gerçekleri saptırıyorlar ve manipüle ediyorlar. Peki bu onlara ne kazandırdı? Hiçbir şey. Ben pilav ne zaman dağıttım? 10 Haziran’da. Sonrasında 1 Kasım’da seçim oldu. Bunlar ha bire veryansın, pilav, makarna hoşaf… Sonuç? Hem Çanakkale’de hem de il genelinde oyumuz arttı. Ha birinci parti olamadık MHP kaydı oyları. Ve 1’inciliği 600 oy ile kaybettik. Şimdi benim bunu HDP için yaptığıma kimse inanmaz.