Akşener'den sert sözler

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis'teki grup toplantısında konuştu.

30 Haziran 2021 Çarşamba, 10:45
Akşener'den sert sözler
Abone Ol google-news

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis'teki grup toplantısında konuştu.

Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Meral Akşener, Elmalı'daki iki çocuğa cinsel istismar davasıyla ilgili "Bu korkunç suçun faillerinin aramızda geziyor olması kabul edilemez" dedi.

İki çocuğa cinsel istismar suçundan yargılananların adli kontrolle serbest bırakılmasına tepki gösteren Akşener, "Tanıklar adli tıp raporların rağmen aylar önce tahliye edilmişler. Tutuklu yargılamayı olağanlaştıranlar konu iki küçük çocuğumuza vicdansızca yapılan cinsel istismar oluna tutuksuz yargılamayı tercih etmişler. Bu insanlıktan yoksun kararda pay sahibi olan herkesi Allah'a havale ediyorum" diye konuştu.

İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılma kararını eleştiren Akşener, "Danıştay göz göre göre Sayın Erdoğan'ın tek başına ortadan kaldırmasına cevaz vermiş oldu. Millet iradesinin tek temsilcisi olan TBMM'yi, yani milletimizi devre dışı bıraktı. Bu yargı üzerindeki vesayetin apaçık ispatıdır" ifadelerini kullandı.

Meral Akşener'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Elmalı davası denilen hukuk rezaletinden bahsetmek istiyorum. 6 ve 9 yaşlarında iki küçük yavrumuzun yaşadığı korkunç olayları biliyorsunuz. Tanıklar adli tıp raporların rağmen aylar önce tahliye edilmişler. Tutuklu yargılamayı olağanlaştıranlar konu iki küçük çocuğumuza vicdansızca yapılan cinsel istismar oluna tutuksuz yargılamayı tercih etmişler. Şaşırdık mı? Hayır!

Tecavüze uğrayan çocuklarımızın, kadınlarının faillerinin ha bire serbest bırakıldığı hukuk sisteminde  buna karşılık öldüresiye dayak yiyen milletvekilleri, gazetecilerin serbest dolaştığı bir hukuk sistemiyle yönetilen böyle bir adaletsizlikle yürütülen bir Türkiye! Elbette şaşırmadık. Bu insanlıktan yoksun kararda pay sahibi olan herkesi Allah'a havale ediyorum, milletime şikâyet ediyorum. Hukuka ve adalet sistemine güvenimizin pamuk ipliği hale getirildiği bu dönemde bu korkunç suçun faillerinin aramızda geziyor olması kabul edilemez. Çocuklarımız çizerek anlatmışlar anlaması gereken vicdansızlar anlayamamış. Buradan başta Adalet Bakanı olmak üzere iktidarı uyarıyorum milletin adalet duygusu ve vicdanıyla sakın oynamayın."

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÇIKIŞI

"Bozdun adalet kantarını ve adalete, hukuka bu ülkede yaşayan tek bir ferdin inancı kalmadı. Buradan kadınlara seslenmek istiyorum ne hukuk taklaları ne de oldu bittiler bizi yıldıramaz. Kadınların mücadelesi benim mücadelemdir., İyi Parti'nin mücadelesidir. Bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Sonuna kadar İstanbul Sözleşmesi yaşatır demeye devam edeceğiz. Sonunda bu çirkin zihniyet değil biz kazanacağız. Kimsenin şüphesi olmasın."

MİLLİ EĞİTİM BAKANINA SESLENDİ

"Milli Eğitim Bakanı'na sormak istiyorum; siz bu öğrencilere neden böyle gıcık oluyorsunuz? 1.5 yıldır zorluklarla eğitimlerine devam etmeye çalışan gencimizin önüne getirilen sınavın bu kadar zor soru formlarının da bu kadar farklı olmasının sebebi nedir? Bu çocuklar size ne kötülük yaptı kardeşim? Ne yaptılar ize. Milletçe türlü zorluklarla mücadele ettiğimiz şu pandemi döneminde doğal olarak çocuklarımız da hem eğitimsel hem de psikolojik olarak derinden etkilendiler. Böyle durumlarda devletten beklenen bu durumu tersine çevirecek düzenlemeler yapmasıdır. Ama  siz ne yaptınız? Bu olağanüstü sürecin  olumsuz etkilerini en aza indirecek tedbirler almak yerine soruların formatlarını değiştirmeyi, sınavı iyice zorlaştırarak öğrencilerimizi şaşkına çevirmeyi, adeta onları cezalandırmayı tercih ettiniz. Böyle vicdansızlık olur mu! Yazıklar olsun size!"

ERDOĞAN'A SERT SÖZLER

"Devlet geleneğimizden bir türlü feyizlenemeyen Sayın Erdoğan Kanal İstanbul'a karşı durduğumuz için, bu yanlışa ortak olmayı düşünenleri uyardığımız için çok sinirlendi ve dedi ki 'O parayı sizden söke söke alırlar.' Bunu söyleyen bu ülkenin cumhurbaşkanı. Milletin adamı meğersem tahkimin avukatıymış. Ya arkadaş bugüne kadar ha bire kandırıldın bu defa sen milleti kandırdın ne yapacağız şimdi! Şuursuzluğa bakar mısınız. Beşli çetenin ve  yabancı şirketlerin avukatlığına soyunun şu sorumsuzluğa bakar mısınız! Sizden dediği kim, milletin ta kendisi. İbretlik gerçekten. Ama parantez içi sandık ne gelirse gelsin seçimden yenilerek çıkacağını anlamış diyor ki sizden."

"KANAL İSTANBUL" TEPKİSİ

"Küçük ortak hiç durur mu, elbette durmaz. Dünkü grup Konuşmasında hiç utanmadan Türk milletin parasına çökecek firmaları hukuki güvence altına alalım dedi. Bu nasıl bir utanmazlık vicdansızlıktır. Bu nasıl bir işbirlikçiliktir. Sayın Erdoğan tarafını seç. Milletinin yanında mısın yoka beşli çetenin arkasında mı duracaksın? Bu ülkenin cumhurbaşkanı mısın yoksa yabancı şirketlerin avukatı mı olacaksın? Milletin adamı mısın yoksa lobilerin adamı mı olacaksın karar ver. Senin görevin bu milletin olanı söke söke almaya kalkacakların yanından saf tutmak değil bu milletin hakkını hukukunu söke söke almaktır. Aklını başına al kendine gel."

"TİKSİNDİRİCİ BORÇ"

"Uluslararası hukukta, tiksindirici borç diye bir kavram var. Bu kavram dış borç alan ve bunu milletinin menfaatine harcamak yerine kendi kişisel ikbali için harcayan liderler için kullanılır. Bu liderler iktidardan düştükten sonra o borcun ülkedeki vatandaşlardan değil borcu alan liderin kişisel harcaması olarak kabul edilerek o kişinin bizzat kendisinden tahsil edilmesini söyler. Hem de uluslararası hukukta budur. Danışmanlar ne yapacak acaba? Tiksindirici borç olarak kabul edilmesi için üç şart var; bir borcu veren kişinin bilgilendirilmesi. Bu yapılmış mı? Evet biz, Millet İttifakı olarak bu görevi yerine getirdik. Her fırsatta yerli yabancı tüm kurumları uyardık.

İki; borcun halkın rızası dahilinde alınmamış olunması. Kamuoyu araştırmaları milletimizin büyük çoğunluğunun bu projeye karşı olduklarını gösteriyor. Ayrıca Kanal İstanbul için ayrı bir referandum yapılmamış. Ey tahkimcilerin yanından saf tutan Sayın Erdoğan sen milletin adamı değil miydin? Haydi getir referandumda Kanal İstanbul'u.

Üç; borcun halkın menfaati için kullanılamaması. Kanal İstanbul projesi hali hazırda çalışan ve değer üreten firmaları ayakta tutmayı ve milletimizin refah seviyesini yükseltmeyi amaçlıyor mu? Hayır. İşsiz gence istihdam yaratmayı amaçlıyor mu? Hayır. Projenin bölgede arsa kapatanlar ile malum müteahhitler dışında milletimizin gelişmişlik düzeyine yapacağı bir katkı var mı? Hayır. Ez cümle Sayın Erdoğan hiç heveslenme bu parayı milletimiz ödemeyecek. Tiksindirici borç doktirine göre milletimize inat olarak yaptığını  bizzat kendin itiraf ettiğin bu projeden doğan şahsi borcunu eğer varsa paran bizzat sen ödeyeceksin. Şayet  birisi bir parayı söke söke alacaksa hiç kusura bakma senden alacak. Şimdiye kadar söke söke verdiğin kapitülasyon tadındaki nice tavize bakınca şimdiden para biriktirmeye başlarsan iyi edersin. Benden söylemesi."