Sera Kadıgil'den Elmalı davası eleştirisi: 'AKP'nin gündeminde ne kadın var ne de çocuk!'

Artan istismar suçları ile ilgili iktidarın izlediği politikaları Sera Kadıgil ile ele aldık.

29 Haziran 2021 Salı, 18:26
Sera Kadıgil'den Elmalı davası eleştirisi: 'AKP'nin gündeminde ne kadın var ne de çocuk!'
Abone Ol google-news

Son zamanlarda çocuklara yönelik istismar suçlarında büyük bir artış mevcut. Sera Kadıgil Türkiye'de çocuklara, kadınlara ve hayvanlara yönelik işlenen bu istismar suçlarının nedenlerini ve sonuçlarını Cumhuriyet.com.tr'den Sinem Nazlı Demir'e aktardı.

'BU ÜLKEDE EŞİTLİK OLMADIĞI İÇİN BİZ BUNCA SAÇMALIĞA MARUZ KALIYORUZ'

AKP'nin İstanbul Sözleşmesi'ni, kendilerinin yürürlüğe almasına rağmen şu an kaldırma konusundaki bu ısrarını neye bağlıyorsunuz?

'Açıkçası toplumsal cinsiyet eşitliğini istememelerinde görüyorum. Birçok sebebi elbette var fakat ana nedeni eşitliktir. İstanbul Sözleşmesi eşitliği esas alır ve işin özü de budur zaten. Bu ülkede eşitlik olmadığı için biz bunca saçmalığa ve rezilliğe maruz kalıyoruz. Sözleşme de tam da bu sorunu tespit eder ve çözüm üretir ancak AKP'nin istediği şey bu değil. 'Toplumda birtakım roller var, bu fıtrattan bu şekilde geliyor' düşünceleri mevcut. Temel nedeni buradan geliyor.'

Bugün de Elmalı Davası'nda tahliyeler meydana geldi. Bu davada somut ve adli tıp tarafından kanıtlanmış deliller vardı. Bu gibi istismar davalarında verilen cezaların caydırıcı olduğunu düşünüyor musunuz? Neden bir politika geliştirilmiyor?

'Türk Ceza Kanunu'nda yıl bazında düzenlenen raporlara baktığımızda verilen cezalar aslında hafif değil. Aslında sorun cezaların kaç yıl olduğunda değil; bunu uygulayan insanlarda ve infaz yasalarında. AKP bu sorunu çözmek için bir adım bile yol ilerletmiyor bize. Çünkü gündeminde öncelikli sıralarda değil. AKP iktidarında neye zaman bulmuş? 200 kez kamu ihale kanununu değiştirmeye zaman bulmuş. 200 kez bu yasayı değiştirmeye üşenmeyen iktidar, ne yazık ki yıllardır bu alanda bir adım atmıyor. Bunu sağlayabilecek tek metinden çıkıp 'Çocuklar hepimizin çocukları' diyorlar. Geçiniz buradan diyoruz biz de, geçiniz! AKP'nin gündeminde ne kadın var ne de çocuk. Varsa yoksa paraları ve yandaşları.'

'SADECE 2019 YILINDA İSTİSMARLA İLGİLİ AÇILAN 50.000'E YAKIN DAVA VAR VE YARISININ MAĞDURU ÇOCUKLAR'

İktidara yönelik birçok eleştiri var fakat aynı zamanda muhalefete karşı da var. Muhalefetin bu konuda yaptığı çalışmaları yeterli buluyor musunuz?

'Mecliste yer alan tüm muhalefet partileri bu alanla gerçekten ilgileniyorlar. İstanbul Sözleşmesi'nin bu kadar gündemde tutulmasının altındaki temel sebep budur. Bir çaba olduğunu düşünüyorum ama o kadar berbat bir sistem içerisindeyiz ki. 2+2 toplam 4 eder teklifi verin, bunu AKP vermediği için geçirmezler. Bütün sistemi tıkamış durumdalar. Tek kişi dememizin sebebi de buydu. Her şeyi götürdüler ve tek bir kişiye bağladılar. Şimdi de sistemin tıkanıklığını konuşmak zorunda bırakılıyoruz. Bu alanda yapılan çok fazla çalışma ve rapor var fakat ne yazık ki gündemine almak isteyen bir iktidar yok.'

Bu erkek egemen iktidarın ve siyasi dilin, toplumda var olan istismarları artırdığını düşünüyor musunuz? İyi hal ve haksız tahrik indirimlerinin bir ilgisi olduğunu, cesaret alındığını düşünüyor musunuz?

'Düşünmüyorum. Bu bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor. O kadar eril ve ataerkiller ki! Ve bunun doğru olduğundan o kadar eminler ki. Mesela iç işleri bakanı bir söylemde bulunuyor, aynı gün 3 ayrı yerde vatandaşlar polis şiddetine maruz kalıyor. Bu durumun benzerinin bu davalarda da görüyoruz. Sosyal medyadan adalet arıyoruz, sonuçlara varabiliyoruz. Ama gözümüzden kaçan kim bilir neler var? Sadece 2019 yılında istismarla ilgili açılan elli bine yakın dava var ve yarısının mağduru çocuklar. Son 18 yılda 542.000 çocuk doğum yapmış bu ülkede. Erken evliliklerde Meksika ve Kolombiya'dan sonra dünya üçüncüsüyüz. Hakimlerin kafasında da 'Kim bilir ne yaptı da delirtti adamı?' gibi bir düşünce var. Bu öyle uygun bir cümle ki bu iktidar için. Biz bu toplumun içine doğuyoruz ve bu kodlar sanki çok doğrularmış gibi bize pazarlanıyor. Onların dışında konuşanlar kötü ilan ediliyor. Böyle bir ülke yarattılar bize. 18 yıllık bu siyasal islamcı ve baskıcı yapıdan dolayı iyice gerilemiş durumdayız.'