Alamos tazminat alıp gitti

Tarım Orman-İş Sendikası Başkanı Şükrü Durmuş, Kaz Dağları’nda maden arayan Alamos Gold’un önceki gün itibarıyla devletten tazminat alarak sahadan çekildiğini açıkladı.

29 Ekim 2020 Perşembe, 05:30
Alamos tazminat alıp gitti
Abone Ol google-news

Sendika heyetiyle bölgede incelemelerde bulunan Durmuş, “Ruhsat süresi bir yıl uzatılan ve ruhsatı yenilenmeyen şirket, sahayı teslim alırken taahhüt ettiği koşulları yerine getirmeden sahayı teslim etti. Maden sahasının eski halini alması yıllar sürecek. Alamos Gold uluslararası tahkim yasası gereği tazminat alarak sahayı terk ediyor. Yani kendi masraflarını da devlete ödetiyor, sıyırdığı canlı toprağı dahi yerine dökmeden gidiyor. Verdiği zarar yetmezmiş gibi, tazminat alması kabul edilemez” dedi.

CENGİZ GELECEK İDDİASI

Maden sahasındaki şantiye binaları ve iş makinelerinin tamamının saha içindeki şekliyle teslimatının yapıldığına dikkat çeken Durmuş, “Alamos’un böyle bırakıp gitmesi düşündürücü. Bu sahaya yakın yerlerde Halilağa Bakır Madeni projesi için Koza Madencilik ve Cengiz İnşaat’ın ruhsat alanı olması, Alamos’un çekildiği sahanın Cengiz veya Koza’ya devredileceği söylentilerini artırdı. Kaygımız, millete küfreden adamın, burayı alarak mahvetmesi” diye konuştu.

ALAMOS GOLD AÇIKLAMA YAPTI

Durmuş’un iddialarına ilişkin, Alamos Gold’un yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik A.Ş. yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şirketin Türkiye Cumhuriyeti kanun ve mevzuatlarına uygun şekilde kurulmuş yerli bir şirket olduğu vurgulanırken, “Maden kanunu tarafından düzenlenmiş olan ruhsat hakları ile ilgili şirketimizin bütün hakları devam etmektedir. Şirketimizin bulup geliştirdiği bu yer altı kaynağı ile ilgili amacında ve hedefinde hiçbir değişiklik söz konusu değildir. Şirketimiz ne tahkim süreci içerisine girmiş ne de başka bir hukuki yola başvurmuştur. Faaliyetlerini devam ettirmekle ilgili olarak birinci otorite kurum olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile MAPEG’in temdit işlemlerini tamamlamasını beklemektedir” denildi. Şirket, devletten tahkim tazminatı almayacağını da iddia etti. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Habere konu hadise; tamamen Maden Mevzuatı ve ona bağlı olarak Orman Mevzuatındaki düzenlemelere ilişkin Orman Bakanlığının bir tasarrufuna dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve ilgili mevzuatına sonuna kadar bağlı olan şirketimiz, Orman Bakanlığı tarafından yürütülen bu işlemlere, kanun ve yönetmeliklerin öngördüğü şekilde harfiyen uymaktadır. Bu işlemlerden kaynaklı hiç bir tazminat ödenmesi söz konusu değildir. İlgili mevzuat gereği işlemler neyi gerektiriyorsa o yapılmaktadır. Bir kez daha vurgulamak isteriz ki; bizim sahadaki varlığımız tamamen maden kanunu sayesinde, şirketimizin uhdesindeki maden ruhsatına dayanmaktadır. Bu maden ruhsatı ile ilgili haklarımız çerçevesinde hiç bir değişiklik söz konusu değildir. Ruhsatın temdit edilmemesi diye bir şey söz konusu değildir. Ruhsatla ilgili rutin temdit işlemleri devam etmektedir. Şirketimizin yatırımcısı ve hisselerinin yüzde 100’üne sahip olan Alamos Gold. Inc şirketi, Kanada merkezli ve halka açık bir şirkettir. Bu şirket 2010 yılında pekçok değişik ülkede yürüttüğü faaliyetlerle sağlamış olduğu tasarrufu Türkiye’de değerlendirme kararı almış bir yabancı yatırımcıdır. Türkiye’yi güvenilir bir yatırım ülkesi olarak görmüş, 2010 yılından bu yana ülkemizdeki yatırımlarına devam etmiştir. Alamos Gold Inc. Şirketinin Türkiye’ye olan güveninde hiçbir değişiklik söz konusu değildir.  Alamos Gold Inc. Şirketi, halka açık bir şirket olmasından dolayı tüm hissedarlarına karşı sorumludur. Sadece Doğu Biga Madencilik üzerindeki değil tüm dünyadaki varlıklarının üzerinde herhangi bir ticari tasarrufta bulunması halinde, bunları şeffaf ve açık bir şekilde kamuoyunu aydınlatma açıklamaları ile tüm kamuoyu ve özellikle hissedarlarıyla paylaşma yükümlülüğü altında olan bir şirkettir. Bu vesile ile haberde yer alan, şirketimizin maden ruhsatlarının satışına dönük olarak yapılan haber asılsızdır, gerçek dışıdır. Bu ve benzer asılsız haberlerin neden olacağı bizim ve hissedarlarımızın uğrayacağı zararlara ilişkin tüm yasal haklarımızı saklı tuttuğumuzu beyan ederiz. Projemizde, aynı zamanda çevresel, sosyal ve görsel etkiler de olabilecek en iyi şekilde değerlendirilmiş ve bu etkilere karşı alınan tedbirler yer almıştır. Bu tedbirler, Çevre Bakanlığımızın ÇED mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmiş ve onaylanmıştır. Buna bağlı olarak alınan izinlerin bir sonucu olan madenin keşfedilmiş olduğu orman sahası ile ilgili ‘orman izni’ 2016 yılında alınmış o tarihten itibaren şirketimiz tüm yükümlülüklerini harfiyen yerine getirmiştir. Bu durum Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile Orman Bakanlığı tarafından yapılan inceleme ve denetim raporlarıyla sabittir. İlgili orman arazisinin maden kanunumuzda da açıkça belirtilen yer altı kaynaklarının toplum refahına sunulması ile ilgili kamu yararına faaliyet olmasından kaynaklanan geçici kullanım hakkı şirketimize verilmiştir. Burada geçici ifadesini özellikle vurguluyoruz. Bu alan şirketimiz tarafından maden üretiminin gerçekleştirilip bitirilmesini müteakip yine şirketimizin resmen taahhüdü şeklinde ilgili resmi makamlara verilmiş raporlarında belirttiği üzere yeniden doğaya kazandırılarak orman için iade edileceği de açıktır. Bu iade biyoçeşitlilik yönetim ve aksiyon planları doğrultusunda gerçekleştirilecektir. Tarım ve Orman Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının sahanın geçici olarak madencilik faaliyetleri için tahsis edilmesi ile ilgili toplumun ortak faydasına dayanan kararında hiç bir değişiklik söz konusu değildir. Bu yer altı kaynağı ülkemizin toplam yer altı kaynakları envanterine girmiştir. Kamuoyunun hiç bir şüphesi olmasın ki; bu yer altı kaynağı mutlaka çevreye, insana biyoçeşitlilik ve ekosisteme duyarlılık önkoşulu ile işletilecek ve toplumun refahına sunulacaktır. Bu kapsamda her iki Bakanlık arasında şirketimizin projesine dayalı olarak sahanın madencilik faaliyetleri için kullanılmasına dönük irade hala devam etmektedir. Habere konu mevzu ise tamamen mevzuattan kaynaklanan geçici bir uygulamadır. Enerji ve Tabi kaynaklar Bakanlığında madenin temdit edilmesi ile ilgili sürecin uzamasından dolayı, bir anlamda Orman ve Maden mevzuatının arasında uyuşmazlıktan dolayı, süre aşımından kaynaklı Orman Bakanlığının bir tasarrufu söz konusudur. Şirket olarak bu uyumsuzlukla ilgili görüşlerimizi ilgili makamlarla paylaşmakla birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti kanunlarına ve ilgili mevzuatına saygımız gereği geçmişte nasıl tüm kanun ve mevzuatların gereğini yerine getirdiysek şimdi de aynı şekilde bunu yerine getireceğiz. Bu vesile ile uygulamanın hak kayıplarına yol açtığını tüm kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Ancak bu ülkemize olan sadakatimiz, yasa ve yönetmeliklerin gerekliliklerine uygunluk taahhüdümüz ve devletimize olan saygımız gereği bu durumun da gereğini yerine getirmekten imtina etmedik, etmeyeceğiz.”