Arif Kızılyalın: "Süleyman Soylu dua etsin, seyirci yasağı var"

Cumhuriyet.com.tr spor servisinden Arif Kızılyalın, tam kapanma uygulamasına rağmen karşılaşmalara seyirci alınmasını eleştirdi.

03 Mayıs 2021 Pazartesi, 23:59
Arif Kızılyalın:
Abone Ol google-news

Cumhuriyet.com.tr spor servisinden Arif Kızılyalın, TFF 1. Lig'in 33. haftasında oynanan maçlarda yaşanan ve kamuoyunda tartışmalara sebep olan olaylarla ilgili Cumhuriyet TV'ye konuştu. Arda Özarda'nın sorularını yanıtlayan Kızılyalın, kapanmaya rağmen tribünlerde binlerce kişinin yer almasını "samimiyetsizlik" olarak niteledi:

"Bir ülkede ya tam kapanma uygulanıyordur, ya da uygulanmıyordur. Gerçi 'tam kapanma' dedik ama, biliyorsunuz 16,5 milyon kişi muaf. İnşaat sektörü, üretim sektörü vesaire. Demek ki tam kapanma değil, ülkenin aşağı yukarı altıda biri zaten çalışıyor. Üç milyon kişi de 'muaf' belgesi almış, onları da çıktık, tatil bölgelerine gidenleri çıktık, spor dolayısıyla muafiyetten yararlandığı iddia edilen kesimi de koyduk, neredeyse ülkenin yarısı... Tam kapanma değil, bilakis tam açılma."

"BU, SAMİMİYETSİZLİKTİR"

Kızılyalın, Giresunspor kaptanının açıklamalarına vurgu yaparak, akıllara zarar görüntülerin olduğunu söyledi:

"Halbuki ifade ettiğimiz gibi, Giresun'daki maç, Adana'daki maç akıllara zarar görüntülere sahne oldu. Özellikle Giresun - Akhisar maçında, şöyle mantıksızlık yapmışlar, 'sağlık çalışanları' adı altında dört beş bin kişi tribüne alınmış ve sadece küçük bir tribün açılmış, insanlar yan yana... Madem seyirci alıyorsunuz, bütün tribünleri açın, insanlar aralıklarla otursunlar. Bakın, ona vallahi lafım olmaz. Sadece İçişleri Bakanı'nın tam kapanma kurallarını uygulayıp uygulamaması meselesine dayanır ama insanları hastalıkla burun buruna getiriyorsunuz. Hatta Giresunspor'un takım kaptanı Eren Tozlu, sevgili bir kardeşimdir, maç sonrası yaptığı açıklamada 'Kısıtlamalara karşın bizi destekleyen taraftarımıza teşekkür ederim' derken uyandı, 'Sağlık çalışanı taraftarlarımıza' dedi. Oradaki beş bin kişinin sağlık çalışanı olmadığını siz de biliyorsunuz, ben de biliyorum, Giresun'un takım kaptanı Eren Tozlu da biliyor. Bu, samimiyetsizliktir."

"AKIL SIR ERMİYOR"

Kızılyalın, sözlerine şöyle devam etti:

"İstanbul'daki derbi maçlarda da benzerini gördük, Türkiye'nin çeşitli vilayetlerindeki maçlarda bu tip görüntülere tanık olduk, o zaman kurala uyan diğer takımların suçu ne? Süper Lig'de bu hafta Galatasaray - Beşiktaş maçı var. Gönül ister ki o maça sıfır seyirci gelsin. Ama Galatasaray da muhtemelen sisteme ayak uydurur ve muhtemelen üç dört bin kişiyi 'sağlık çalışanı' adı altında tribüne alır. Bu, samimiyetsizliktir. Açıkçası burada TFF, kuralları işletmiyor. İçişleri Bakanlığı kuralları hiç işletmiyor. Herkes kafasına göre, işine geldiği gibi ceza kesiyor veya kesmiyor. Emsale dayanıyor, sadece TFF 1. Lig'de şampiyonluk mücadelesi yok, Süper Lig'de kümede kalma mücadelesi var, 2. Lig'de, 3. Lig'de çatır çatır maçlar oynanıyor, o zaman onların günahı ne? 'Onların günahı ne?' derken, İstanbul'da bir maç vardı, Diyarbekirspor şampiyon oldu ve 2. Lig'e çıktı, buradan kutlarım. Ama şampiyonluk kupasını aldıkları görüntüyü gördüm, sahanın içinde yüzlerce kişi... Akıl sır ermiyor. Bunu ben sorumlu bir gazeteci olarak gündeme getiriyorum."

"KURALA UYMUYORSUN, GÜNDEME GETİRENİ CEZALANDIRIYORSUN"

Hükümete seslenen Kızılyalın, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına değindi:

"Sayın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sayın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Türkiye'de her konu hakkında görüş belirten Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Fahrettin Altun, bu konuda da Allah rızası için tek bir cümle etsinler. Tek bir cümle, ben razıyım. 'Yanlıştır' desinler, kimse demiyor. 'Lebaleb'e AKP kongrelerinden alıştık. Ülkeyi yönetenler, laf ettikleri zaman 'Siz kongre yaparken iyi miydi?' denileceğini bildikleri için ne yazık ki yanıt veremiyorlar. Ve bu konuya yasak gelmiş, RTÜK 'Bu görüntüleri verirseniz ceza veririz' demeye getirmiş. 'İstibdat, sansür' dediğimiz zaman belki bizim kanalımız da riske girecek. Ama hem kurala uymuyorsun, hem de gündeme getirene ceza veriyorsun. Böyle de garip bir yerdeyiz."

"TÜRKİYE'DE 'BAŞKANLIK' HEGEMONYASI VAR"

Arif Kızılyalın, Yılport Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım'ın 'Süleyman Soylu'nun oğlunun ismini vererek içeri girdiler' açıklamaları ve daha sonra yanlış anlaşıldığını belirtmesi ile ilgili soruyu şöyle yanıtladı: 

"O konu beni çok üzdü. Ama bu, garipsediğimiz bir durum değil. Türkiye'de bırakın Sayın Süleyman Soylu'nun akrabalarını, kulüp başkanıyla beraber içeri bir grup insan girerken ne güvenlik araması yapılıyor, ne GBT araması yapılıyor, ne TC kimlik numarası soruluyor. Türkiye'de kulüp başkanı da olsanız, bir 'başkanlık' hegemonyası var. Bu, herkes için geçerli. Yönetimler için de geçerli, siyaset için de geçerli, kulüpler için de geçerli. O yüzden 'Sayın Süleyman Soylu'nun akrabasıyım' deyip, yanındaki adamlarla girmiş olabilir. Ben de Samsunspor Başkanı Sayın Yıldırım'ın yalancısıyım, onun ifadesi üzerinden gidiyorum."

"FUTBOL ÇOK TEHLİKELİ BİR OYUNDUR"

Kızılyalın, taraftarların olası tepkisine de değindi:

"Ama tabii, iş biraz boyut değiştirdi. Süleyman Soylu hemen harekete geçip 'Şahsım, ailem ve Türk Polis Teşkilatı'na hakaret eden Samsunspor Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunuyorum' dedi, savcıları harekete geçirdi. Buradan Sayın Süleyman Soylu'ya naçizane önerim, futbol çok tehlikeli bir oyundur. Samsunspor da bu ülkenin güzide kulüplerinden biridir. Avrupa kupalarında mücadele etmiş, ay-yıldızı göğsüne takmış, göğsünde de ulu önder Atatürk'ün Samsun'a çıkışının sembolizasyonunu taşıyan bir camiadır. Sayın Süleyman Soylu dua etsin, seyirci yasağı var. Eğer tribünlerde seyirci yasağı olmasa, normal günlerde olsaydık, ister İçişleri Bakanı olun, ister Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olun, siz taraftarın ayağına bastığınız zaman lafı yersiniz. Tribünlerde binlerce kişi, Sayın Soylu'yu bir şekilde anıyor olacaklardı. 'Bir şekilde' diyeyim, hakarete girmesin. O zaman Sayın Süleyman Soylu kameralar eşliğinde binlerce Samsunspor taraftarını da mı mahkemeye şikayet edecekti? Biraz gerçekçi olalım, Türkiye gerçeklerini bilelim. Ve Sayın Soylu'ya futbolun Türkiye'de bir inanç olarak kabul edildiği gerçeği doğrultusunda hareket edip camialar konusunda açıklama yaparken biraz dikkatli olalım diyorum."