'Bazı şeyleri değiştirmek kolay değil'

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun partisinin temel politikalarıyla ilgili ne değişiklikler yapacağını görmek gerektiğini belirterek, ''Eğer eski politikalar aynen devam edecekse tabii fazla bir şey beklememek lazım'' dedi.

25 Mayıs 2010 Salı, 08:52
Abone Ol google-news

TÜSİAD-Koç Üniversitesi Ekonomik Araştırma Forumu (EAF) tarafından düzenlenen ''İktisadi Dalgalanmalar ve Küresel Kriz'' konulu konferans sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun işsizlikle ilgili görüşlerine dair soruyu şöyle yanıtladı: ''Sayın Kılıçdaroğlu'nun Cumhuriyet Halk Partisinin temel politikalarıyla ilgili ne değişiklikler yapacağını görmemiz gerecek. Eğer eski politikalar aynen devam edecekse tabii fazla bir şey beklememek lazım. Ama gerçekten sosyal demokratlığın evrensel tanımlarına uygun yeni politikalar görebilirsek, bu Türkiye açısından herhalde iyi bir gelişme olur. Tabii çok eski bir parti. Bazı şeyleri değiştirmek kolay değil. Göreceğiz, izleyeceğiz.'' Ali Babacan, bir gazetecinin ''önerilerini gerçekçi buluyor musunuz?'' sorusuna ise ''Şu ana kadar somut fazla bir öneri duymadım. Onu zaman gösterecek'' karşılığını verdi.

İşsizlik oranları...

İşsizlik konusuyla ilgili sorular üzerine de Babacan, Türkiye'de işsizlik oranının mevsimsellik içerdiğini, dolayısıyla şubat ayının geleneksel olarak işsizliğin en yüksek seyrettiği ay olduğunu, şubattan sonra her ay yaza doğru kademe kademe işsizlik oranlarının düşeceğini söyledi. Yaz aylarında temmuz-ağustos aylarında işsizliğin en düşük oranlarına ulaştığını, daha önceki senelerle mukayeseyi kolaylaştırmak için TÜİK'e talimat verdiklerini hatırlatan Babacan, şöyle devam etti: ''Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik rakamlarını da TÜİK açıklıyor. Bundan sonra mevsimsellikten arındırılmış işsizlik rakamlarına bakmak lazım ki daha sıhhatli bir değerlendirme yapılabilsin. İstihdamla ilgili gelişmeler Türkiye'de herkesin beklediğinden çok daha hızlı gelişiyor, çok daha olumlu gelişiyor. Bu da genel güven ortamıyla çok ilgili. Türkiye'de güven ortamı iyileştikçe, halkımız, iş dünyamız geleceğe daha güvenle baktıkça bu işler olacak. Sanayicimiz geleceğe çok güvenle bakıyor, iş dünyamız geleceğe güvenle bakıyor. Bu bizim geleceğe yönelik en önemli dayanak noktamız.''

Ali Babacan, ulusal istihdam stratejisine ilişkin soru üzerine de bunun üzerinde iyice çalıştıktan sonra açıklama yapabileceklerini, ham çalışmalarla ilgili bilgi vermenin doğru olmadığını, kararları aldıktan sonra genel bir açıklama yapacaklarını kaydederek, ''Bu daha orta uzun vadeli bir bakış açısı olacak. Kısa vadede de kuşkusuz atılacak adımlar olabilir'' dedi.

 

'Son yaşanan krizde sadece para politikalarıyla bu iş yürümez'

Babacan, son yaşanan krizde sadece para politikalarıyla bu işin yürüyemeyeceğinin, tek bir para politikası ve diğer tarafta neredeyse ülkelerin tek başına yürüttüğü maliye politikalarıyla bunun sürdürülemeyeceğinin anlaşıldığını söyledi. Bu dönemde Maastrcih kriterlerini bazı ülkelerin ''deldiği, hatta tırtıkladığı'', kuralların adeta altüst edildiğinin görüldüğünü ifade eden Babacan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Biz geçen sene Türkiye'de ocak, şubat, mart, nisan aylarında ekonomiyi canlandırmayla ilgili adımlarımız olmuştu. Krizin o en derin noktasında gerçekten bir canlılık getirdi. Ama mayıs-haziran aylarına baktığımızda o politikaları uzun süre devam ettirirsek Türkiye'nin borç stokuyla ilgili risklerin artacağını gördük. Dolayısıyla haziran ayından itibaren hemen tedbirler almaya başladık. Teşvik tedbirlerimizin yarısını geri çektik, eylül sonu itibariyle bitirdik. Ocak 2010 yılında vergi gelirlerimizi önemli ölçüde artırdık. Orta vadeli programla da Türkiye'nin bir borç sürdürülebilirlik sorunun olmayacağını kağıt üzerinde ortaya koyduk. Bugün itibariyle orta vadeli programımızda herhangi bir problem yok. Şu anda pek çok gösterge programın da ötesinde. Program daha iyi bir büyüme, daha iyi bütçe rakamları için geçerli, istihdam için geçerli. Şu anda Türkiye ekonomisi, eylülde ortaya koyduğumuz programdan çok daha iyi performans gösteriyor.''

Krizde dünyanın artık G-7'den ibaret olmadığının görüldüğünü anlatan Babacan, ''Çin, Hindistan, Türkiye, Rusya, Brezilya'yı göz ardı edemeyiz. Bugün E-7 dediğimiz ülkeleri ele aldığımızda bu ülkelerin toplam milli geliri bugünkü G-7'nin çok daha üzerine çıkacak. E-7 mi, G-7 mi? E-7 daha ağırlıklı bir ekonomi olacak'' diye konuştu.
 

'Türkiye, yürümeye devam edecek'

G-20 ülkeleri arasında krizden çıkışa ilişkin henüz somut bir adım atılamadığına dikkati çeken Babacan, şöyle devam etti: ''Şu anda G-20, finansal düzenlemeler konusunda tam ortadan ikiye ayrılmış durumda. Her ülke kendi işine geleni yapmak istiyor. Ortak payda, ortak zemin yakalayalım dediğimizde, somut adımlarda maalesef sonuç alamıyoruz. Bu bizi daha da kaygılandırıyor. Türkiye ne yapacak? Türkiye kendisi için doğru politikaları seçip yürümeye devam edecek. Biz çıkış stratejisini en erken açıklayan ülkelerden bir tanesiyiz. Mali kuralla bunun çok daha ötesine geçtik. Türkiye için bunun doğru bir kural olduğu, hem içerde hem uluslararası çevrelerde teyit edildi. Türkiye'de bir bakıma öngörülebilirliği, güveni daha sağlam bir zemine oturtmak için önemli bir adım. Biz uyguladığımız politikalarla ve sonuçlarla önemli ölçüde ayrıştık, ayrışmaya da devam etmek istiyoruz. Çok daha farklı, emniyetli, güvenli bir çizgi izleyen bir ülke...''

'İstihdam meselesine ilk defa bu kadar uzun vadeli bakılıyor'

Türkiye'de istihdamda neredeyse her ay sürekli bir düzelme görülmesinin önemli gelişme olduğunu vurgulayan Babacan, şöyle konuştu: ''Bizim yatırım teşvik programımız devam edecek. Ancak hizmetler sektörü ve istihdam odaklı da meseleye ayrıca bakmamız gerekecek. Ulusal istihdam stratejisi belgesi üzerinde çalışıyoruz. 200 kişilik ekip, iş dünyası ve akademisyenlerle birlikte çalışıyor. Haziran ayındaki Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında bu belgenin son taslağını ele alacağız. Toplantıya TÜSİAD, TOBB gibi iş dünyası temsilcileri de katılacak. Haziran sonu, en geç temmuz ayı gibi bu belgeyi açıklamak, bitirmek istiyoruz. Bu bir ilk. İstihdam meselesine ilk defa bu kadar uzun vadeli bakılıyor.''

Yapısal reformlara da değinen Babacan, ''Türkiye olarak başımızı kaldırıp daha uzun vadeye baktığımızda yapısal reformlar en önemli gündem maddemiz. Uzun vadede Türkiye'nin daha yüksek katma değer oluşturmasını sağlayacak, ekonomik yapıyı daha sıhhatli bir şekle getirecek, verimliliği artıracak reformlar... Bu konuda eğitim, yargı reformu, Ar-Ge ve yenilikçilik reformu son derece önemli'' dedi.