Bekir Bozdağ'dan 'yeni cumhuriyet' eleştirilerine: O zaman 1921 Anayasası'na da 'birinci cumhuriyet' dememiz mi gerekiyor?

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AKP Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, 'yeni anayasa' tartışmalarına ilişkin konuştu. Sıfırdan bir anayasanın "yeni bir cumhuriyet kurmak" anlamına geleceği eleştirilerine yanıt veren Bozdağ, "Türkiye'de 1921 Anayasası var, o zaman buna 'birinci cumhuriyet' dememiz mi gerekiyor? Yok öyle bir şey. Sıfırdan yeni bir anayasa yapmak, yeni bir cumhuriyet kurmak değil" dedi.

05 Şubat 2021 Cuma, 17:59
Bekir Bozdağ'dan 'yeni cumhuriyet' eleştirilerine: O zaman 1921 Anayasası'na da 'birinci cumhuriyet' dememiz mi gerekiyor?
Abone Ol google-news

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AKP Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gündeme getirdiği yeni anayasa tartışmalarına ilişkin konuştu.

Sıfırdan bir anayasanın "yeni bir cumhuriyet kurmak" anlamına geleceği eleştirilerinin doğru olmadığını ifade eden Bozdağ, "Türkiye'de 1921 Anayasası var, o zaman buna 'birinci cumhuriyet' dememiz mi gerekiyor? 1924 Anayasası sıfırdan yapıldı, buna da ikinci cumhuriyet; 1961 Anayasası sıfırdan yapıldı, buna da üçüncü cumhuriyet, 1982 Anayasası sıfırdan yapıldı, buna da dördüncü cumhuriyet mi diyeceğiz? Yok öyle bir şey. Sıfırdan yeni bir anayasa yapmak, yeni bir cumhuriyet kurmak değil. Anayasa, toplumsal bir sözleşmedir. 'Bundan sonra bir anayasa yapmayız' demek, toplumun geleceğine ipotek kurmaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRKİYE BU ELBİSEYLE YÖNETİLEMİYOR"

Türkiye'nin yeni bir anayasa yapmaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Bozdağ, "Yeni bir anayasa yapmak, Türkiye'nin darbe anlayışıyla yönetilme utancından kurtulması demektir. Yeni bir anayasa yapmak, 'Anayasayı sadece darbeciler yapar.' gibi absürt bir düşünceyi savunan kimi çevrelere karşı, sivil insanların da demokratik ve hür ortamda anayasa yapabileceğini göstermek demektir." dedi.

Mevcut anayasada şimdiye kadar 19 kez ve 200 maddede değişikliğe gidildiğini anımsatan Bozdağ, 1982 Anayasasını "40 yıl önce dikilen elbise"ye benzeterek "Türkiye bu elbiseyle yönetilemiyor. Bu anayasanın her madde, kelime ve harfinde darbenin ruhu var. Değiştirerek bu ruhu yok edemedik ve özgürlükçü bir anayasa haline getiremedik, getiremeyeceğiz de. Bunun için yeni bir ruhla sivil ve demokratik bir anayasayı milletimizin taleplerini dikkate alarak hayata geçirmemiz lazım." ifadelerini kullandı.

"MİLLET ANAYASA YAPMA ÇOĞUNLUĞU AK PARTİ'YE VERMEDİ"

Bozdağ, "1982 darbe anayasasının yasama, yürütme, yargı ve Türk milletine güvenmediğini, bu anayasanın güvensizlik üzerine kurulduğunu, milletin de bu nedenle anayasayı içselleştiremediğini" dile getirdi.

Türkiye'nin yeni anayasa konusunda yeterli birikime sahip olduğunu belirten Bozdağ, daha önce Meclis çatısı altında yapılan çalışmalar ile farklı siyasi partilerin çalışmalarının önemli bir arşiv niteliğinde olduğunu vurguladı.

Bozdağ, Erdoğan'ın çağrısının, anayasa çalışmalarının gizli ve kapalı kapılar arkasında değil, şeffaf ve açık bir şekilde yapılması anlamına geldiğini belirterek "AK Parti'nin bu konuda donanım ve hazırlığı üst seviyede ancak Türk milleti tek başına anayasa yapma çoğunluğunu AK Parti'ye vermedi. Bu nedenle de diğer partilerle ortak hareket edilmesi gerekir" diye konuştu.

'HDP İLE GÖRÜŞME' AÇIKLAMASI

Bekir Bozdağ, HDP ile görüşülüp görüşülmeyeceğine ilişkin ise "Uzlaşma olacaksa Meclis çatısı altında olacaktır. Bu konuda Meclis Başkanlığı inisiyatif alabilir veya başka çalışmalar yapılabilir. Bunların hepsi müzakere edilecek konular. Yeni anayasanın muhtevası veya tarafları üzerine detaylı değerlendirme yapmak süreci zehirler. Bu yüzden önce bu konudaki niyetleri görmek gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Devlet Bahçeli niyetlerini açıkladı. Diğer partiler önümüzdeki günlerde daha net açıklamalar yaptıktan sonra belki Meclis Başkanlığımız harekete geçer."diye konuştu.

"Oturup konuşmaktan kimsenin bir şey kaybetmeyeceğini" dile getiren Bozdağ, "Hepimiz bu milletin evlatlarıyız. Hepimizin hedefi bu milletin yararını en üst düzeyde gerçekleştirmektir. Yeni anayasa konusunda 'Oturmayız, konuşmayız.' demek doğru bir yaklaşım değil. Madem 'Uzlaşma.' diyoruz, herkese düşen 'Ben de varım.' demektir. Birtakım ön yargılar ileri sürerek 'Yokum.' demek bence doğru bir şey değil." dedi.