Beyoğlu’nda bir dönem daha kapandı

Artık çoğunun yerinde yeller esse de Beyoğlu’nu, Beyoğlu yapan mekânlar vardır. Şu an henüz yıkılmamış ve kapatılmamış olanlardan aklıma gelen Muhammer Karaca Tiyatrosu, Lebon Pastanesi ve Lale Plak gibi...

03 Ocak 2020 Cuma, 02:00
Beyoğlu’nda bir  dönem daha kapandı
Abone Ol google-news

Tünel’e doğru giderken vitrinini, tabelasını gördüğümüzde gülümsediğimiz, simge haline gelen Lale Plak da artık Beyoğlu’nda olmayacak. Dün uğradığım plakçı mağazayı boşaltmak üzere toparlanıyor. Plak satan bir mağaza deyip geçmeyin; burası 1954 yılında kırtasiye dükkânı olarak açılmış. 6- 7 Eylül olayları gibi çok üzücü olaylara da tanık olmuş; mutlu günlere de. 

Yabancı mecmualar, sözlükler, kartpostallar, fotoğraf albümlerinin satıldığı bir mağaza olan dükkânı Lale Plak yapan, Hakan Atala. Dükkân bugün artık plak satılmıyor diye kapanmıyor. Asine plak satışları çok iyi gidiyor. Ailevi bir durum olduğu ama özel kalmasını istedikleri için konuyu kapalı geçiyor, biz de ısrar etmiyoruz. Babasının bir Yahudi tüccardan satın aldığı dükkâna çocuk yaşta yardım için ara sıra gelen Atala, 1980’lerin sonlarında her gün gelmeye başlamış. Atala, “İhale bana kaldı aslında” diyor ve ekliyor “Bizim yanımızda Rum asıllı Anna çalıyordu o zamanlar. Emekli olduktan kısa bir süre sonra da yaşamını yitirdi. Bu dükkânda çok fazla alın teri var. Anna’nın emeklerini unutmamız imkânsız. Son 15 yıldır benimle çalışan, finali kendisiyle yaptığım Erdal Akkaş’ın emeklerini hep hatırlayacağım, dükkânın müdavimlerini de asla unutamam.”  

İlk 1980’lerde, kırtasiye eşyalarının yanında plağın da satılmaya başlandığı dükkânda, 45’lik ve 33’lük plaklar da raflarda yerini almış. Taş plak dışında dijitale kadar her dönemi yansıtmış Lale Plak...

Babasının rahatsızlığı sebebiyle dükkânı işletmeye başlayan Atala, “Babamı ikna ettim ve burayı müzik market haline getirdim. Önce dekorasyonu biraz değiştirdim. Kendi ilgi alanımı klasik, dünya ve Türk müziğini dostlarımla paylaştım” diyor.

Dükkâna gelen müşterilerine “Dostum” diye hitap eden Atala’nın konuşurken sesi titriyor. Sohbetin sonuna doğru gözleri dolan Atala, “Buraya gelenlerin burada sadece müziği konuşmadığını, siyaseti, sporu da konuştuklarını, dostlarının buraya akademi dediklerinin altını çiziyor. Atala, “Benim için çok dramatik günler, ama görüyorum ki istediğimi başarmışım. Herkes burada bilgi birikimini birbiriyle paylaşsın istedim. Burada çok fazla kişinin hikâyesi olmuş. Bunu 15 gün önce anladım” diyor. 

Dükkânın kapıları kapalı ama çalınca açıyorlar. Son kez içeriye bir göz atmak isteyenler, “sizi özleyeceğiz” diye geliyor dükkâna.

Kısacası bir tarih daha kapanıyor Beyoğlu’nda...