Bitcoin madenciliğinde çarpıcı gerçek

Bitcoin madenciliğinin yıllık enerji tüketiminin 61,76 TW (Terrawatt) olduğunu belirten Huobi Global’in Bölge Genel Müdürü Alphan Göğüş, “Yıllık enerji tüketimi 61,76 TW olan Bitcoin bir ülke olsaydı, İsviçre (58.46 TW) ve Çekya (62,34 TW) arasında yer alırdı” dedi.

29 Haziran 2021 Salı, 12:51
Bitcoin madenciliğinde çarpıcı gerçek
Abone Ol google-news

Bitcoin Madenciliği ve enerji tüketimi ile ilgili açıklamalarda bulunan Huobi Bölge Genel Müdürü Alphan Göğüş, “Blockchain teknolojisi ve kripto paralar geleceğin finansal sisteminde önemli bir yere sahip olacaklarını düşünüyorum. Özellikle son dönemde basında sıkça yer alan Bitcoin madenciliği ve enerji tüketimi ile ilgili haberleri göz önünde bulundurunca, yenilenebilir enerji destekli madenciliğin önemli bir kıstas olarak öne çıkacağını düşünüyorum. Geleceği inşa ederken sistemi sürdürülebilir şekilde kurmamız gerekiyor” diye konuştu.

'DEZAVANTAJLA KARŞIMIZA ÇIKIYOR'

Alphan Göğüş, bitcoin madenciliğinde enerji tüketimini yüksek olmasını şu sözlerle ifade etti:

“Blockchain ağlarındaki işlemlerin güvenilir ve güvenli bir şekilde kaydedilmesi için ağ üzerindeki, birbiriyle hiçbir ilgisi olmayan partiler arasında ‘mutabakat algoritmaları’ çalışır. Bitcoin ağında kullanılan ‘İş Kanıtı’ (Proof-of-Work) mutabakat algoritması bu alandaki ilk uygulama olarak yüksek enerji tüketimi gibi önemli bir dezavantajla karşımıza çıkıyor. Bitcoin ağında yapılan işlemlerin geçerlilik kazanması için bu işlemlerin madenciler tarafından bloklar içerisine eklenmesi ve tüm ağa doğrulanmış halinin yayınlanması gerekir. Tüm Bitcoin ağında yapılan çok sayıdaki işlem bir havuzda toplanır. Ortalama 10 dakikada bir bloğun üretilmesi için gereken kriptografik problem çözülür ve tüm ağa bu problemin çözüldüğüne dair bir kanıt paylaşılarak bloğun tüm paydaşlarla paylaşılması ve zincire eklenmesi gerçekleşir. Madenciler ise oluşturdukları bloklar karşılığında Bitcoin kazanırlar.”

“Bu süreci bir piyango gibi düşünebilirsiniz” diyen Göğüş, “Bir işlemin doğrulanması için sistem madencilere rastgele atama yapar. Yani, bir blok üretimi için sadece bir madenci çalışacak olmasına rağmen işlemi yapma amacıyla hazır bekleyen bütün madencilerin bilgisayarları elektrik enerjisi harcar” ifadelerini kullandı.

'DÜNYA TÜKETİMİNİN YÜZDE 0,28’İNİ OLUŞTURUYOR'

Bitcoin madenciliği ile yıllık elektrik enerji tüketimi olan 61,76 TW ile dünya tüketiminin %0.28’ini oluşturduğunu söyleyen Göğüş, “Ancak bu bilgiyi değerlendirirken, şu gerçeğin de altını çizmek gerekir. Geleneksel finans sektöründe tüm dünyadaki sunucular, şubeler ve ATM’ler için bir yılda yaklaşık 140 TW enerji harcanıyor. Bu değer Bitcoin’in yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık 4 katıdır. Dolayısıyla değerlendirmemizi bu çerçevede yapmalıyız” diye konuştu.

'BİRÇOK ÜLKE EV SAHİPLİĞİ YAPMAK İSTİYOR'

Bitcoin madenciliği ile ilgili ülkelerin uyguladığı yasaklara da değinen Göğüş, “Yakın zamana kadar, dünyadaki Bitcoin madencilerinin büyük bir bölümü Çin sınırları içindeydi. Ancak Çin hükümeti aldığı kararla ülkede madencilik faaliyetlerini yasaklayarak sıkı bir denetim sürecine girdi. Bu gelişmeyi takiben, birçok ülke Bitcoin madencilik faaliyetlerine ev sahipliği yapmak istediğini duyurdu. Bu ülkelerin arasında başta ABD olmak üzere Çin’in komşusu Kazakistan ve Orta Asya ile Doğu Avrupa ülkeleri yer alıyor. İran da yakın dönemde ise Bitcoin madencilik faaliyetlerini kaçak elektrik kullanımı ve elektrik kesintileri gibi nedenlerle kısa periyotlarla yasaklamış olsa da Bitcoin’i dış ticaret kanallarına entegre etmek istiyor” ifadelerini kullandı.

'ÇÖZÜM YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINDA'

Sektörün geleceği için neler yapılması ve madenciliğin nasıl devam etmesi gerektiği ile ilgili görüşlerini de paylaşan Göğüş şöyle devam etti:

“Aslında, Bitcoin için harcanan enerji arttıkça sistemin güvenliği de bir o kadar artıyor çünkü Bitcoin ağını hacklemek için ağın kullandığı enerji seviyesinden daha fazla miktarda enerji harcanması gerekir. Dolayısıyla, Bitcoin ağı büyüyüp sistemin kullandığı elektrik enerjisi arttıkça hacklenmesi daha da zorlaşıyor. Bitcoin madenciliğinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artması, yüksek enerji kullanımını bir sorun olmaktan çıkaracaktır. Bu noktada Bitcoin madenciliğinin Çin’den uzaklaşarak ABD’ye doğru kayması ve çevreci santrallere erişimin artması sektör için önemli bir gelişme. Geçtiğimiz dönemde kripto para sektörüne olan ilgisiyle öne çıkan Elon Musk, madencilikte kullanılan enerjinin yenilenebilirlik seviyesinin yüzde 50’ye ulaşması durumunda, Bitcoin ile Tesla satışlarının tekrar başlayacağını açıkladı. Bu örnek bize gösteriyor ki, yenilenebilir enerji kullanımı sadece çevresel olarak değil, yatırımcıların Bitcoin’e ilgisi anlamında da olumlu etki yaratacaktır. Bunun yanında, blockchain teknolojisinin de gelişmeye devam etmekte olduğunu unutmamak gerekir. Yeni nesil blockchain ağları enerji ve performans olarak daha verimli olan Hisse Kanıtı (Proof-of-Stake) gibi mutabakat mekanizmalarını tercih ediyorlar. Önümüzdeki dönemde karşılaşacağımız çözümlerde enerji verimliliği de önemli bir kriter olarak karşımıza çıkacaktır.”