Çelik anlattı: Devir mi değişti, biz mi değiştik

Yakınlarda çıkan 12 şarkılık “Devir Değişti” albümünde, Çelik’in geçmişten günümüze sevilen parçalarından bazıları sanatçı dostları tarafından yeniden yorumlandı. Çelik ile şarkılar ve albüm üzerine sohbet ettik.

06 Haziran 2021 Pazar, 02:00
Çelik anlattı: Devir mi değişti, biz mi değiştik
Abone Ol google-news

Yıl 1990’lar... Yeni yeni büyüyoruz. Şarkılar söylüyoruz, söylerken dans ediyoruz... Hayaller var, umutlarımız taze, en mavisinden. Kimse gitmemişken dönülmeze. Dertler var tabii ama öyle yaşamak için nefes almaya korkmuyoruz o zaman, daha temiz her şey. İnsanlığın son kullanma tarihi geçmemiş en azından... Sanatçılar yaşamak istiyoruz diye haykırmıyor. Deniz de mavi mesela... 

Ben İzel, Çelik, Ercan üçlüsüyle tanıdım Çelik’i. Sonra “Hercai” şarkısıyla daha bir sevdim. 1990’larda dilimizden düşmeyen Çelik şarkılarından “Devir Değişti” albümü yeni çıktı; 12 şarkılık “Devir Değişti” albümünde, Çelik’in sevilen parçalarından bazıları yeniden yorumlandı.

Müzik direktörlüğünü İskender Paydaş, süpervizörlüğünü Umut Kuzey’in yaptığı albümde Fatih Erkoç, “Afedersin” şarkısını caz öğeler kullanarak yorumlarken Cem Adrian da “Kim Daha Çok Seviyor”u kendi üslubuyla seslendirdi. “Hercai” ise Emre Aydın tarafından yorumlanırken “Benimle Kal”ı Pamela, “Bu Şehirde”yi Halil Sezai, “Kızımız Olacaktı”yı Umut Kuzey, “Veda Etmem Ben Bu Aşka”yı İskender Paydaş ve Orkestrası, “Ateşteyim”i Oğuzhan Uğur, “Yaman Sevda”yı Gülçin Ergül, “İçim Sızlıyor”u Can Gox, “Dilberim”i Rubato seslendirdi. Çelik, “Nazına Ölüyorum” şarkısını da bu albüm için yeniden yorumladı. Bize ise Çelik ile merak ettiklerimizi konuşmak kaldı.

-Bu albümün çıkış hikâyesi nedir?

2015 yılında Arpej Müzik Yapım ile sözleşme imzaladım. O anlaşmanın kayda geçmeyen sözü şu idi: “Biz yapım firması olarak üç aşamalı bir plan yaptık, eğer bunu uygularsak çok başarılı olacağız.” Şu anda yayımlanan “Devir Değişti” isimli albüm bizim ikinci adımımız... Bu albümün hikâyesi, plana sadık kalmamız...

-Fikir nasıl oluştu?

Fikir, doksanlı yıllarda yaptığımız şarkıların çok güçlü olması düşüncesinden hareketle oluştu. Yani şarkılar o kadar iyiydi ki bizim yapmamız gereken sadece bu şarkıların hangi fikirle sunulacağı konusunda düşünmekti. Bu noktada yapımcım Umut Kuzey’in dehasına güveniyorum. Zamanlama, şarkı seçimi, albümün müzik yönetmeni ve bunları seslendirecek olan sanatçılar konusunda iki yıl emek harcanarak titizlikle düşünüldü ve sonuç ortada...

-Albümün adı neden “Devir Değişti”?

“Devir” sadece zaman kavramını bildirmiyor, aynı zamanda bir hareket ve hız kavramı. Biz herkesin yaptığını değil, kendi doğrularımızı harekete geçirmeye karar verdik. Bu da yönünüzü değiştirmeyi gerektirir. Ve bu tip hareketlerin özünde hız, belirleyici bir rol oynar... Kısacası “önce davranan kazanır.” Bugün sektörün içinde bulunduğu şu şartlarda biz üç proje bitirdik. Devir değiştirdik...

4 YILLIK ÇALIŞMA...

-Sanatçı arkadaşlarınız nasıl bir araya geldi?

Bu konuda çok net bir ana fikir vardı: Her sanatçının bir duruşu, hayata bakışı, müzikal birikimi ve kariyer başarısı olması idi. Her biri birbirinden farklı, yetenekli, kendine özel ve müthiş yorumları olan sanatçıların bir araya geldiğini görebilirsiniz. Bu çalışmamız dört yılımızı aldı. Bu albümün arka planında, çok büyük bir emek var...

-Repertuvarı ve sanatçıları siz mi belirlediniz?

Repertuvar belirleme konusunda yetersizim. Çok iyi şarkı yaparım, Hercai gibi, Meyhaneci gibi ama “hangisi daha iyi” diye sorsanız bilemem. Bu konuda üstat Umut Kuzey. Bu albümden ikincisini de planladığını söyleyerek repertuvar oluşturdu. Sanatçılar konusunda ise ben sadece olumlu fikirlerimi bildirdim. Kim Fatih Erkoç gibi bir isim konusunda fikir bildirsin ki? Büyük onur benim için.

-Çelik Erişçi’yi Çelik yapan neydi?

Bu zor bir soru. Desem ki beni toplum böyle yaptı, kendime haksızlık ve saygısızlık etmiş olurum. Desem ki ben bunu tek başıma başardım, o zamanda topluma saygısızlık. Ben toplumun beni biçimlendirdiğini ve bana güzel bir duruş verdiğini, benim de buna uyum gösterdiğimi düşünüyorum. Şu anda şarkıların herkes tarafından benimsenmesinin altında yatan gerçeklik budur. Toplum kendi biçimlendirdiği sanatçının emeğinin ürününü, alın terini kabul ediyor. Bu büyük bir lütuf.

-90’lardan bugüne müzik dünyasında neler değişti?

Yeni neslin ne izlediğini benden daha iyi bilirsiniz ama neslin doğası ile izlediği uyuşamıyor. Bu da huzursuzluk yarattı. Anadolu ruhu, bu ortamda kendini ararken işe sanat ya da müzikten başladı ve doksanlara tutundu. Şu anda müzikteki arayışların tamamında bu etkenleri görüyoruz. Erkin Koray, Fikret Kızılok, Moğollar, Barış Manço, Cem Karaca arayışlarını güzel sonuçlandırmış müzisyenler. Hepimiz müzik yolunda evrensel ilkeleri ve onu hayata geçirme yollarını arıyoruz ve güzel sonlandırma niyeti taşıyoruz. Müzik dünyasındaki değişimleri böyle okusak nasıl olur?