Ceren Damar davasında karar duruşması! Aile adalet bekliyor

Eğitimci Ceren Damar, kopya çekerken yakalayıp tutanak tuttuğu öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından katledilmişti. Katil zanlısı Hikmet hakkında mahkeme yarın karar verecek. Karar duruşması, Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek ve 09.30'da başlayacak.

23 Ocak 2020 Perşembe, 15:08
Ceren Damar davasında karar duruşması! Aile adalet bekliyor
Abone Ol google-news

Çankaya Üniversitesi’nde araştırma görevlisiyken kopya nedeniyle hakkında tutanak tuttuğu öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından vahşice katledilen Ceren Damar Şenel davasının karar duruşması, yarın Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. 09.30’daki duruşma öncesinde 09.00’da toplanma başlayacak.  

Geçmişte de kopya çekerken yakaladığı öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından önce silahla vurulan ardından 17 yerinden bıçaklanarak katledilen akademisyen Ceren Damar'ın ailesi adalet beklentisi içinde.

Katil zanlısı Hasan İsmail Hikmet'in avukatı Vahit Bıçak ise sosyal medya hesabından İyi Parti lideri Akşener'e seslenerek iki aile arasında arabuluculuk yapmasını teklif ettiği için gündeme oturmuştu.

Sosyal medyadan paylaşımlar yaparak Türkiye'nin gündemine oturan ve milyonları şoke eden bir cinayeti basite indirgeyen ifadeleriyle "pes" dedirten katil Hasan İsmail Hikmet'in avukatı Vahit Bıçak, Ceren Damar'ın babası Mustafa Damar'ın da büyük tepkisini çekmişti. Damar, eşiyle birlikte ziyaret ettiği İyi Parti lideri Meral Akşener'le görüşmesinin ardından bir açıklama yapmıştı.

Mustafa Damar, Vahit Bıçak hakkında şu ifadeleri kullanmıştı: 

"Katilin yaptığı yetmiyormuş gibi diğer avukatlara saygısızlık olmasın diye avukat diyemediğim akıl hocasının mahkemede sus pus olup, mahkeme dışında Twitter fenomeni kesildiğini, çığırtkanlık yaptığını ve kızıma iftira düzeyine çıkacak şekilde sosyal medyada paylaşımlarda bulunduğunu, asılsız, mesnetsiz, hukuk, ahlak mantık dışı bir şekilde etiketleme çabasında olduğunu belirttim. Ancak dosyada iğne ucu kadar açık bir hususun olmadığını ve katilin en üst seviyeden ceza alacağını belirttim. Ancak ağırlaştırılmış müebbetin karşılığının en fazla 30 yıl olduğunu, kızımın hayatına karşılık 30 yılın bir anlamının olmadığını ifade ettim. Yasalar kapsamında yargımıza güvendiğimizi ve bu davanın ibret olacak şekilde sonuçlanacağını söyledim. Kendisinin bir siyasetçi olmasıyla birlikte bir kadın olması ve bu konulardaki hassasiyetleri bizleri derinden etkiledi. Bir bilim kadınının, akademisyenin öğrencilerin gözü önünde, bir üniversitede katledilmesine hiçbir şekilde sessiz kalınmayacağını ve katile hak ettiği cezanın verilmesi için hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdürmemiz gerektiğini ve bu konuda siyasiler olarak her tür desteği vereceklerini ifade ederek bizlere sabır dilediler. Biz de kendilerine; olayın ilk gününden itibaren acımız büyüktür, hayatımız alt üst olmuştur ve acımız dinmemektedir. Ancak, biz ne olursa olsun hukuktan şaşmayıp, hukuk yolunda mücadelemizi vereceğimizi, bizim hukuktan başka çaremiz olmadığını, ama sonuna kadar bu iftiracı katil ve işbirlikçilerinin hak ettikleri cezayı almaları için elimizden geleni yapacağımızı ifade ettik. Ayrıca, kendilerine ilk günden itibaren desteklerini esirgemedikleri için teşekkür ettik.”