Çevremizdeki ateş çemberi ısınıyor

Fırat’ın doğusu, İdlib ve D. Akdeniz’de alarm zillerini duymuyoruz.

02 Eylül 2019 Pazartesi, 23:32
Abone Ol google-news

Üç sorun: Fırat’ın Doğusu, İdlib, Doğu Akdeniz.
Üçü de dış güvenlik sorunu. Fırat’ın doğusundan başlayalım. ABD ile pazarlıklar, bu sefer askerler üzerinden yürüyor. MSB’de Amerikalılarla yapılan son toplantıya Dışişleri’nden yetkili alınmamış. ABD tarafından James Jeffrey de ikinci plana düşmüş durumda. Türkiye YPG’yi dağıtmak istiyor. ABD ise YPG’yi Türkiye’den korumak...

Müşterek Harekât Merkezi (MHM) kuruldu, İHA’lar ve helikopterler bölge üzerinde uçtu. Peki; devlet başkanları, bakanlar düzeyinde çözüm bulunamayan soruna, karşılıklı iki ülkeden birer generalin komutasındaki harekât merkezi mi çözüm bulacak? Bölgenin coğrafik yapısı düz. 20 bin fit düzeyine yükselen İHA’larınız varken sınır ötesindeki uçuşlar size, ulaşamadığınız hangi keşif gözetleme faaliyetini sağlayacak?

İdlib sorunu
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan iki ülke politikaları için “makas maalesef açık” dedi ve “iki üç hafta” bekleyeceklerini söyledi. YPG, Türkiye’nin bekası için en yakın tehdit olarak görülüyor. Yani bir dış güvenlik sorunu. Her kesimden uyarı ve öneri geliyor. Ancak Türkiye, bir dış güvenlik sorununu uzun süredir dünyanın süper gücü ABD ile müzakere ediyor. Daha ne kadar sürecek belirsiz...
Bir dış güvenlik sorunu da İdlib. Türkiye bu sorunu da yine uzun süredir Rusya ile müzakere ediyor. Fırat’ın doğusuna yönelemeyen Esad yönetimi, İdlib’i kontrol altına almak istiyor. Rusya ve İran ile ortaklaşa yürütülen Astana Süreci, İdlib’de de tıkanmış durumda. Han Şeyhun’da Suriye ordusunun kontrolü sağlamasıyla İdlib’in en güneyindeki gözlem noktasında bulunan askerlerimizin ikmal yolu kapanmış durumda. Bu gözlem noktasındaki askerlerimizin statüsünü nasıl adlandıracağız?
Askerlerimizin ikmal yolunun kapanmasına göz yuman Rusya ile savaş uçağı alımı konusunda kamuoyuna sıcak temaslar yansıtılması biraz garip oldu. Rusya ile savunma işbirliğini geliştirme mesajları İdlib’deki gelişmelerle çelişki oluşturmuyor mu? Esad güçlerinin kovalaması nedeniyle Türk sınırına gelen Suriyelilerin, Erdoğan’ın fotoğrafını yakmasıysa daha farklı kışkırtmaları akla getiriyor. Ardından ABD’nin İdlib’i vurması, çevremizdeki ateş çemberini biraz daha ısıtıyor.

Enerji kaynakları
Dikkat çekeceğimiz son konu Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları nedeniyle oluşan Türkiye karşıtı cephe. Kıbrıs Rum Kesimi, Mısır, İsrail, Yunanistan, ABD, Fransa gibi ülkelerin oluşturduğu koalisyona karşın Türkiye tek başına... Konuya ilişkin uluslararası gelişmeleri yakından izleyen avukat Önder Ege’nin dikkat çektiği gibi, “Uluslararası hukuk açısından Türkiye haklı. Ancak Akdeniz’e kıyısı olmayan Ürdün bile koalisyona dahil olmuş durumda.”
Hükümeti uyaran CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı iktidar sözcüleri, “Araştırma yapan gemilerimizi Yunan gemisi olarak mı görüyorsun” diye karşılık verdi. İç politikaya yönelik süslü tümcelerin tadını çıkarmak, yalnız kalmış ülke sorununu çözer mi bilinmez. Ancak durumun Türkiye lehine olmadığı net.

Türkiye’nin dış güvenlik çıkarlarını Fırat’ın doğusunda ABD, İdlib’de Rusya ile müzakere etmek, sıkışmışlığın göstergesi. Bağımsız refleks göstermeye kırılgan Türk ekonomisi pek uygun değil. Doğu Akdeniz’deki yalnızlığı, darmadağın haldeki bir Libya ile beraber olarak çözmek gerçekçi değil.

ABD’nin politikası
ABD’nin Irak ile başlayıp diğer komşumuz Suriye ile doruk noktasına taşıdığı ülke yönetimlerini değiştirme politikası kendi hedefleri açısından da pek başarılı görünmüyor. İran önce Irak’ta, günümüzde ise Suriye’de eskiye oranla ciddi şekilde pozisyon almış durumda. ABD ayrıca Suriye konusunda Rusya ile Fırat’ın doğusu ve batısı şeklinde adı konmamış bir “egemenlik alanı paylaşımına” gitmişti. Ancak ABD’nin İdlib’e, kimseye haber vermeden yaptığı son operasyon dengeleri yeniden sarstı. ABD, zamanlaması, vurulan örgütle birden çok aktöre mesaj verdi. Bir mesajın da Rusya ve bölgede askeri birlikleri olan Türkiye’ye olduğu çok açık.
Ülkemiz iki güney komşumuzdaki gelişmeler nedeniyle ağır bedel ödedi, ödüyor. Artık öngörülü önlemler alma zamanı...