CHP'de eski de var çok yeni de...

CHP PM üyesi Fikri Sağlar’ın SHPCHP çizgisindeki siyasal yaşamı iniş çıkışlarla dolu.

16 Mart 2015 Pazartesi, 23:00
Abone Ol google-news

CHP’den ihraç edildi, “dönüşü” zor oldu, sonra listeleri “dele dele” PM’ye girdi. Mersin’de “Kalan Sağlar bizimdir” sloganıyla girdiği eğilim yoklamasında da 2. sırada çıkarak milletvekilliğini garantiledi.

yaşta genel sekreterlik ve Kültür Bakanlığı gibi parlak bir kariyerin ardından, CHP’de dönemin genel başkanı Deniz Baykal’la karşı karşıya geldi ve 2001’de partiden ihraç edildi. CHP’de yönetim değişince yeni Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu kendisini partiye davet etti. Ancak, PM, 2011’de partiye dönmesine “hayır” dedi. CHP’li olamadı, dolayısıyla 2011 seçimlerinde milletvekili adayı da olamadı. Ancak, seçimlerden sonra CHP rozetini takabildi. Sağlar, 2012 kurultayında Kılıçdaroğlu’nun listesini delerek PM’ye girdi. 2014 kurultayında da “gelenek” değişmedi, yine listeyi delerek yönetime girdi. Sağlar son olarak da, hazırlanan anahtar listeleri “delerek” eğilim yoklamasından ikinci çıktı. Şimdi, seçimler öncesinde fazla konuşmak istemiyor. “30 yıldır yaptığım siyaset bellidir. Hep sol ve sosyaldemokrasiden yana oldum” diyor.

Gülseren Onanç, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) kurucularından, kadın ve insan hakları aktivisti. Kendi ifadesiyle “Yeni CHP’li”. “Kılıçdaroğlu’nun değişim rüzgarı ile CHP’de aktif siyaset yaşamına atıldığını” vurguluyor. 4 yıldır PM üyesi, genel başkan yardımcılığı ise sadece 8 ay sürdü. Kürt sorunu konusundaki görüşleri ve “CHP tabanının yüzde 65’i barış sürecini destekliyor” benzeri açıklamaları parti içindeki ulusalcı kesimlerin tepkisine yolaçınca bu görevden istifa etmek zorunda kaldı. İstanbul 2. bölgeden kontenjan adaylığı başvurusunda bulundu. “Neden önseçime girmediniz, kontenjan için başvurdunuz?” sorusuna şu yanıtı veriyor: “Aslında gönlümde yatan önseçimdi. CHP örgütünün sosyal demokrat, özgürlükçü olduğuna ve kadın temsiline inandığını da biliyorum. Ama İstanbul 2. bölgede tabiri caizse ‘eski kurtlar’ ve yıllardır örgütte ilçe ve il yöneticiliği yapmış örgüt üyelerimiz ve milletvekillerimiz ile bir yarışa girmek gerekiyordu. Siyaset erkek alanı. Benim önerim; kadınların aldığı oy 1.5 ile çarpılsın ve bu adaletsizlik ortadan kaldırılmaya çalışılsın. Örgütümüz milletvekili adaylarında üç özelliği çok önemsiyor; iyi eğitimli olmak, genç olmak ve sol ve sosyal demokrat değerlere sahip olmak. Bu özelliklere uygun olduğum için kontenjan adaylığına layık olduğumu düşünüyorum”

Efkan Bolaç, toplumsal hak mücadelelerinde öne çıkan isimlerden. “Çarşı”, Gezi direnişi ve Soma işçilerinin avukatlarından. İstanbul 3. bölgeden önseçime giriyor. Adaylık tanıtım konuşmalarına takım elbisesiz, kravatsız, gömlekle çıkıyor ve “SYRİZA rüzgarını estireceğiz” diyor. Bolaç, henüz 6 aylık CHP’li. “Neden milletvekili adayı oldunuz” sorusuna şu yanıtı veriyor:

“Ben zaten sokakta mücadele eden, hak mücadelesi veren biriyim. Mecliste sokakların sesi olmak niyetim. Sokağın sesiyle, kiriyle, tozuyla geleceğim meclise. Ama Meclisteki o kirli siyaseti sokağa götürmeyeceğim. Milletvekili adaylığının paralı insanların harcı olmadığını da göstermeye çalışıyoruz, bütçemiz 10- 15 bin lira. Şöyle bir yol izliyorum. Fotoğrafçı arkadaşım Muhsin Akgün fotoğraflarımı çekti, bir arkadaşım afişlerimi bastı. Dayanışmayla gidiyoruz.”