CHP’den Basın Özgürlüğü Raporu: ‘35 günde 30 gazeteciye saldırı’

Basın özgürlüğüne yönelik hak ihlalleri yeni yılın 2021'in ilk ayında da kaldığı yerden devam etti. Yeni yılın ilk 35 gününde gazetecilere yönelik saldırılar, yargılamalar, haberlere getirilen erişim engelleri ile RTÜK ve BİK'in yağdırdığı cezalar, konuya ilişkin CHP'li Utku Çakırözer tarafından hazırlanan Basın Özgürlüğü Raporu'nda ortaya konuldu.

08 Şubat 2021 Pazartesi, 11:40
CHP’den Basın Özgürlüğü Raporu: ‘35 günde 30 gazeteciye saldırı’
Abone Ol google-news

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in 2021’in ilk 35 gününe ilişkin hazırladığı Basın Özgürlüğü Raporu’na göre, ilk 35 günde toplam 30 gazeteci fiili saldırıya uğradı.

Boğaziçi gösterilerinde haber takibi yapan gazeteciler polisin plastik mermilerinin hedefi olurken, 29 gazeteci ise hakim karşısına çıktı. 5 gazeteci gözaltına alınırken, bir gazeteci tutuklandı. Çakırözer, “Cezasızlık saldırıları daha da artırıyor” tepkisini gösterdi.

SALDIRILAR, CEZALAR, ERİŞİM ENGELLERİ...

CHP’li Çakırözer’in 2021’in ilk 35 gününe ilişkin hazırladığı Basın Özgürlüğü Raporu’nda öne çıkan başlıklar şöyle:

Saldırıya maruz kaldılar: KRT TV programcıları Afşin Hatipoğlu ve Osman Güdü, Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu, sokak ortasında saldırıya uğradı. Aksaray’da Anadolu’nun Sesi Gazetesi Haber Koordinatörü İzzet Tınmaz, Aydın’da gazeteciler Murat Uçkaç ve Kıymet Sarıyıldız, Uşak’ta Egem TV kameramanı Feyzi Tokat ile muhabir Umuhan Şahin, Rize Nabız Gazetesi Fındıklı muhabiri Ali Osman Ertaş, Ankara’da Mezopotamya Ajansı muhabiri Mehmet Günhan haber takibi sırasında darp edildi. 

Plastik mermi hedefi oldular: Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan rektöre yönelik protestoları takip eden gazetemiz muhabiri Nagihan Yılkın, Halk TV’den Erdinç Yılmaz, Murat Erkmen, Artı TV’den Bilal Meyveci, Sendika.org’dan Murat Bay, Dokuz8’den Fatoş Erdoğan ile gazeteciler Elif Akgül ve Kazım Kızıl’ın da aralarında bulunduğu 20’ye yakın gazeteci polisin plastik mermilerinin hedefi oldu, tartaklandı.

Hakim karşısına çıktılar: 5 gazeteci gözaltına alınırken, biri tutuklandı. Başta gazetemiz muhabiri Hazal Ocak olmak üzere gazeteciler Müyesser Yıldız, İsmail Dükel ile birlikte 29 gazeteci hakim karşısına çıktı. 4 gazeteci 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. 4 gazeteci hakkında yeni davalar açıldı. 2 gazeteci hakkında soruşturma açıldı. Siyasetçiler, gazetecileri hedef göstermeyi sürdürdü.

BİK ve RTÜK ceza yağdırdı: Basın İlan Kurumu (BİK) ve RTÜK’ün basın kuruluşlarına yönelik baskı ve sansür uygulamaları devam etti. BİK toplam 500 gündür zaten ilan vermediği Evrensel gazetesine ocak ayında da ilan cezası kesti. Gerekçesi ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un kaçak inşaat haberi nedeniyle gazetemiz muhabirlerinin ifadeye çağrılmasını haberleştirmek. TELE 1’de yayınlanan reklamı nedeniyle de Evrensel’e Ticaret Bakanlığı’nca 20 bin 953 TL idari para cezası verildi. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ile ilgili haberler nedeniyle de BİK, Birgün gazetesine toplam 5 gün ilan kesme cezası verdi. Sözcü gazetesinin bir manşeti hakkında adli soruşturma başlatıldı. 2020’de en çok ceza alan Halk TV ve TELE 1’e ocak ayında da idari para cezaları kesildi. 

11 habere erişim engeli: “Engelli web” verilerine göre, ocak ayında ağırlıklı olarak yolsuzluk, rüşvet ve taciz konulu 11 habere erişim engellendi. Cumhurbaşkanı’nın avukatı hakkındaki rüşvet iddiaları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AKP dönemine ilişkin suç duyurusu haberlerine erişim engeli gelirken, bunların engellendiğini duyuran haberler de erişime engellendi.  

CEZASIZLIK VAHİM

Çakırözer, gazetecilerin sokak ortasında darp edildiğini, plastik mermilerin hedefi olduğunu, gözaltına alındığını vurgulayarak, “Halkın haber alma hakkı için mücadele veren gazetecilerin can güvenliğinden devlet kurumları sorumludur. Gazetecileri hedef alan bu saldırıların faillerinin cezasız kalması vahimdir. Cezasızlık saldırıları daha da artırıyor” dedi. RTÜK ve BİK’in cezalarına da tepki gösteren Çakırözer, “BİK’in, hiçbir mahkeme kararı olmadan gazetelere resmi ilan vermeme cezası keyfidir, kabul edilemez. RTÜK ve BİK’in görevi özgür basını susturmak, cezalandırmak değildir. İlan ambargolarından, cezalardan vazgeçmeli, basın ve ifade özgürlüğüne saygılı olmalıdır” ifadelerini kullandı.