Çığlık çığlığa bir haykırış

Dersimliler artık, ağıt yakacakları, acılarını akıtacakları bir yere kavuşuyor. Seyit Rıza'nın ölüm yıldönümünde açılışı yapılacak, devlet erkânının da davetli olduğu anıtın açılışı, devletin özrüyle yetinilmeyeceğinin de göstergesi.

28 Ekim 2012 Pazar, 07:28
Abone Ol google-news

Tunceli’nin Mazgirt ilçesinde Kert adıyla bilinen bölge, iki katliam alanının ortası. İrili ufaklı, farklı boyutlarda, kimi üst üste yığılmış beton kübik prizmalardan oluşan 500 metrekarelik bir acı kütlesi yayılıyor Kırklar Dağı eteklerine bugünlerde... Patikalarda ölülerin arasında yürüyormuş gibi bir his...

Şimdilik 38 katliamının yaşandığı yerlerden sadece birinde yükselen Dersim Anıtı, sessizce 17 Kasım’daki açılışa hazırlanıyor.

Seyit Rıza’nın ölüm yıldönümünde, Başbakan Erdoğan’dan, ana muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu’na, Avrupa Parlamentosu delegelerinden yazar çizerlere pek çok insan davetli açılışa ama anıt öncelikle devletin özrüyle yetinilmeyeceğinin de göstergesi. En önemlisi ise Dersimlilerin artık ziyaret edecekleri, ağıt yakacakları, acılarını akıtacakları bir yere kavuşmaları. Zaten anıtmezar, halktan gelen talepler doğrultusunda Mazgirt Belediye Başkanı Tekin Türkel’in önerisi üzerine hayata geçirildi.

İşadamı Özer Özgen’in tüm finansmanını karşıladığı anıt, dünya üzerindeki acıların eşitliğini de sergiliyor bir yandan. Özgen’in ailesi mübadelede İstanbul’a gelmiş Arnavut kökenli bir aile. Özgen’in eşi Kadriye Hanım ise Dersimli. “Benzer bir katliam Kosova’da da yaşandı. Biz de yaşlılardan dinlemiştik aynı hikâyeleri. Bir simge elbette Dersim Anıtı, yıllarca görmezden gelinen bir acının, vahşetin sessiz simgesi” diyor.

Projenin yürütücülerinden Dilaver Eren’in çocukluğu da 38 hikâyelerini dinlemekle geçmiş. “Madem devlet geçmişiyle yüzleşiyor, bu travma ölümlere ağıt yakılacak bir somutluk kazansın. Kabul etmek önemli ama hayatın gerçekliğinde bunu çözmek gerekiyor, yaralar ancak böyle sarılır. İnsanların mezarları bile yokken neyin üstüne barışı kuracaksınız ki” diyor, “En çok da Dersimlilerin acılarını, yaslarını yaşayabilecekleri bir alan. Matem günlerini dünyaya duyurmak, acılarını paylaşmak anlamına da geliyor.”

Dersimli Dara Kırmızıtoprak mimarlık kariyerinde pek çok farklı projeye imza atmış ama Mehmet Uzun’un anıtmezarından sonra bu anıt da ayrı bir önem taşıyor onun için. “Anıtmezar sözünü kullanmak istemiyorum” diyor, “kaybedilmiş insanların kaybolmuş mezarlarında Dersimlilerin bir araya gelmesi, kendi meşreplerince dua etmeleri, içlerinde birikmiş öfkeyi toprağa akıtmaları için burası.”

Amacı duyuları, hisleri harekete geçirmek özetle. “Buradaki insanlar ne yazık ki hesapsız ve hayasızca katledildi. Üst üste düşen insanların kolları bacakları hayvan cesetleri birbirine karışmış. Buradaki düzensizlik de bunu simgeliyor. Amacımız gezenlere bu travmayı hissettirmek” diyor.

Dersim 38 Anıtmezarı’nın, 2. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden Yahudilerin anısına yapılmış Berlin’deki “Holocaust Anıtı”na benzerliğine dikkat çekilmişti. Bu konuyu mimari olarak değerlendirmeyi yanlış buluyor Kırmızıtoprak, “Biri şehrin ortasında biri katliam bölgelerinde yer alıyor. Malzemenin beton olması benzerlik yaratıyor olabilir ama Holocaust anıtı sessiz bir senfoni ise Dersim Anıtı çığlık çığlığa bir haykırış” diyor.


Kırklar Dağı sessiz

Kırklar Dağı eteklerinde yer alan anıtın inşaatı, Hazine arazisinde olduğu gerekçesiyle valilik talimatı ile kaymakamlık tarafından bir haftadır durdurulmuş durumda. Anıtın yapımına başlanmadan mevzuat gereği her şeyi yaptıklarını söyleyen Mazgirt Belediye Başkanı Tekin Türkil geçen haftaya kadar bir engel ile karşılaşmadıklarını ancak anıtın bitme aşamasına yakın, anıt yapımının durdurulmak istendiğini belirtmişti. Mazgirt Belediyesi gerekli işlemlerin ardından yapımın bayram sonrasında süreceğini ve anıtın 17 Kasım’a yetişeceğini umuyor.