Clara Schumann yaşamı ve müziğiyle sahnedeydi

Leipzig’de 1819'da dünyaya gelen piyanist ve besteci Clara Josephine Wieck Schumann’ın 200. doğum yıldönümü Türk ve yabancı sanatçıların birlikte yer aldığı iki ayrı programla Cemal Reşit Rey’de kutlandı.

24 Aralık 2019 Salı, 11:39
Abone Ol google-news

Leipzig’de 1819'da dünyaya gelen piyanist ve besteci Clara Josephine Wieck Schumann’ın 200. doğum yıldönümü Türk ve yabancı sanatçıların birlikte yer aldığı iki ayrı programla Cemal Reşit Rey’de kutlandı.

İlk program Clara19 Festivali kapsamındaki etkinliklerden biri olan “Dikiz Aynasında Clara” nın 19 Aralık'taki Türkiye prömiyeriydi. Seyirci ve sanatçının bir arada oturduğu, sadece sanatçıların aydınlatıldığı sahne üzerinde gerçekleşen bu enstalasyona ekranlardan üç farklı nesilden üç kadın besteci: Violeta Dinescu, Annette Schlünz, Beste Özçelebi katıldı. Sahnede ise, soprano Lisa Fornhammar, piyanist Mediha Khan ile viyola sanatçısı Cenk Erbiner yaşamı ve müziğiyle köprüler kurarak Clara bağlamında besteciliğin bugünkü durumunu ifade ettiler.

Tilbe Saran’ın seslendirdiği Clara

Clara Schumann, 22 Aralık Pazar akşamı da “I, Clara - Müzik ile Bir Yaşam” isimli ikinci programla anıldı. İngiliz piyanist Lucy Parham’ın günlükler ve mektuplara dayanarak kaleme aldığı Clara’nın öyküsünü tiyatro sanatçısı Tilbe Saran, müziğini Parham seslendirdi. İki büyük sanatçı yüksek bir uyum içinde, 72 yaşında son konserini veren ve öldüğü 26 Mart 1896'ya dek ders vermeye devam eden, kızının ifadesiyle “Kadınlığın, anneliğin ve insanlığın mükemmel örneği”, müzik tarihinin olağanüstü yıldızı Clara Schumann’ı yaşamı ve müziğiyle sahneye taşıdılar. Tabii, 36 yaşında dul kaldığı, ömrü boyunca yüreğinde taşıyıp, eserleriyle yaşattığı eşi besteci piyanist Robert Schumann ile kapılarının hep açık olduğu besteci dostları Chopin, Brahms, Liszt ve Mendelssohn’u da…  

Sekiz çocuk doğuran, besteciliğin, hocalığın yanında 1500'ün üzerinde konser veren Clara Schumann, "Ben her şeyin ötesinde büyük eserlere hizmet etmekle görevlendirildiğimi hissettim" diyor. Parham'da onun bu duygusundan yola çıkarak sadece onun bestelerini çalmadı. Öyküyle paralel ilerleyen müzik Robert Schumann "Fa diyez Romans" ile başladı ve dostlarının eserlerine de yer vererek Schumann /Lizst - "Widmung" ile bitti.